30 Nisan 2010 Cuma

Kardemir Karabük Taksim'de

Kendilerinden pek haz etmesemde bu güzel haberi paylaşmak istedim.Helal olsun.



İşçi takımı' olarak bilinen Süper Lig'in yeni ekibi Karabükspor, takım halinde yarın Taksim Meydanı'nda kortej oluşturacak.

Bank Asya 1. Lig'de şampiyonluğu garantileyen Kardemir Karabükspor'un kulüp başkanı Hikmet Ferudun Tankut, ''Taksim'deki 1 Mayıs kutlamalarına Kardemir Karabüksporlu futbolcularla renk katacağız'' dedi.

Kulüp başkanlığının yanı sıra Çelik-İş Sendikası Genel Başkanlığı görevini yürüten Tankut, gazetecilere yaptığı açıklamada, 1 Mayıs'ın uzun yıllar verilen büyük mücadelelerle önce tatil, ardından bayram ilan edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Geçen yıl çok az sayıda katılımla kutlanan bayramın bu kez Taksim'de konfederasyonlara bağlı sendikaların katılımıyla görkemli olacağını anlatan Tankut, ''Sendikaların kutlamalarla ilgili ciddi çalışmaları var. Biz de bu kutlamalara katılacağız. İşçi bayramımıza renk katmak için başkanlığını yaptığım, bu yıl Süper Lig'e çıkmayı başaran Kardemir Karabüksporlu futbolcularla birlikte İskenderun Demir Çelikspor Kulübü futbolcularını da kortej alanına getireceğiz. Taksim'deki 1 Mayıs kutlamalarına Kardemir Karabüksporlu futbolcularla renk katacağız. Futbolcularımız, işçilerimizle yürüyerek onlara destek verecekler. Oyuncularımızın, işçilerimizin kullandıkları baretleri başlarına koyarak basında birçok fotoğrafları yayınlandı. O fotoğrafı, Taksim'de de vermek istiyoruz. Çünkü bu iki kulübümüz işçi takımıdır, işçilerin destekleriyle ayakta durmaktadırlar'' dedi.


Beşiktaş 1-1 Adana Demirpsor

Tarihten anlar bölümüne devam ediyoruz... Tarihler 25.11.1979 u göstermekte... Maçtan sonra Yılmaz ŞEN'in yazısından bir bölüm şöyle : "Beşiktaş yenik oynadığı maçta beraberliğe 76. dakikada penaltı golü ile ulaştı... Fotoğraf'ın analizini Yılmaz CANEL şöyle yapıyor : "Bora bu maçta kale sahası içinde sayısız pozisyonu değerlendiremedi. Hava toplarını rakip defansın ayağına indirdi. Fotoğrafta bir hava topunun Adana Demirspor kalecisi İzzet'in elllerinde kalışı görülüyor. Bora ise kalecinin elinden sekecek topu bekliyor...

29 Nisan 2010 Perşembe

İNANIN ÇOCUKLAR!!

Bu pazar Adıyamanla hayati önem taşıyan maçımız var. Bu maç 6 puanlık değil 9 puanlık bir maç. Yenersek son 2 maç playofflar için dinlenme maçları olacak. Yenersek herşey çok güzel olacak.

Yenilmek...Düşünmek bile istemiyorum. Aklıma hemen 2007 Kartal, Giresun; 2008 Turuncu, Mersin,Güngören; 2009 Tarsus maçları geliyor. Hep acılar aklıma geliyor.

Bu kez biz sevinelim. Çok şey mi istiyorum? Diğerleri yüzümüzü güldürmedi, sizler güldürün yüzümüzü.


ZAFERE DOĞRU YÜRÜYELİM İNANIN ÇOCUKLAR İNANIN ÇOCUKLAR!!!

video

Dünya Dilek Günü !

Akşam metro'da rastladım... Reklam boardında asılı duruyordu, düşüncelerimi ona yoğunlaştırdım...Düşler, hayaller, dilekler hep bize ait hisler...Hislerimizin gerçek olmasını isteyerek dilektebulundum o an...ŞAMPİYONLUK !

Sizlerde tutun dileğinizi... Hatta iki dilek tutun.

"2 SENE ÜST ÜSTE ŞAMPİYONLUK."


28 Nisan 2010 Çarşamba

MiTo1940 : "Sevindim..!"

"Morinho" deyip başlayalım yazı dizimize... O kadar da söyledik arkadaş "Kendinizi fazla kaptırmayın bu işlere" diye fakat bizleri dinleyen olmadı...

"Bu yazı taraflıdır." sözü sonuna kadar haklıdır. Yazı tamamı ile taraflıdır ve tarafı Real Madrid'e doğrudur... Barcelona'nın Madrid'e 40.000 kişi getirebileceği, Madrid'de gövde gösterisi yapacağı ütopyası malesef sınıfta kaldı. Gerçekten çok üzüldüm...

Messi maçta zannedersem oynamadı. Barcelona'ya sempatisi bulunan arkadaşların dediğine bakılırsa, normal şartlar altında Messi'nin oynadığı her maç Barcelona'nın zaferi ile bitmek zorundadır... Haftaya oynar artık ligde :)

Maç biter bitmez sahada bulunan su fıskiyelerinin çalıştırılması; Barcelona camiasının ne kadar profesyonel olduğunu gösteriyor, rakibe ne kadar saygısı olduğunu gösteriyor...

Son olarak La Liga'da Barcelona herhangi bir hüsran ile karşılaşırsa kimse gücenmesin, darılmasın... Farzedin ki Messi oynamadı canım...

Not: Yazının tamamı tarafıma aittir... İstanbul Tayfası ile alakası yoktur :)


İstanbul Tayfası'nın müdavimlerinden DAS nickli arkadaşımında düşünceleri şu yönde buyurun...

Taraflı spikere rağmen,taraflı medyaya rağmen sana kanım ısınmadı Barça! Belkide çok iyi olduğun içindir bu düşüncem.. Aldığın 6 kupa sana yıllarca yeter çekil köşene! İnter'i kutluyor ve final de yanlarında olduğumu belirtiyorum.. Barcelona'nın elenmesine Türkiye'de en çok üzülen kişi Rıdvan Dilmen'dir heralde, artık programında övenecek ve örnek verecek yeni takım aramalı bence keza her programında Türkiye takımlarının adından çok Barça'nın adını zikretmekte..

Bakarsınız bir gün Şampiyonlar Ligi Finali'nde Demirsporun da adı yazar neden olmasın..

27 Nisan 2010 Salı

Sarartmayın...

Hatırlanmak istenmeyen anlar vardır hayatta; hele ki eğer bir insan Demirspor'lu ise hatırlamak istemediği onlarca anısı vardır kafasının değişik yerlerinde ve gözlerinde hafif buğulanma oluşabilir çoğu kez, bir damla düşüp süzülürken yanağından ve o damla dudağının kenarına kadar gelip beklerken orada; anlaşılamama ile karşı karşıya kalabilinir zaman zaman. Gözyaşlarımızda esas definemizi yürüttüğümüz zamanlarda, ilk 11'de sahaya çıkan taraftara gösterilen sarı kartlar ve uzatmalarda çift sarı karttan kırmızı kart ile oyun dışı kalan taraftar, artık sarı kart görmek istemiyor...

Ya direk kırmızı verin, oyundan atın bizi... Ya da acı çektirip, yavaş yavaş eritmeyin bizi... Bize sarı kartları reva görmeyin, Maç sonunda galibiyet sevinci yaşamayı öngörün...

"VEFA" ile tanışmak !


"VEFA" adını önüne alan bir spor kulübüne karşı nasıl oluştuğunu bilemediğim bir iyi niyetim var geçmişten bugüne... Belki adından, belki armasından kaynaklanıyordur bu iyi niyet bilemiyorum. Şimdilerde daha çok duyuyorum adını, daha çok fısıldanıyor kulağıma adı... "Asbodan" sağolsun. Blog dünyasına hoşgeldin "VEFA". Eğer siz de "VEFA" yı duymak bilmek isterseniz.

Buyurun... www.buyukvefa.blogspot.com

26 Nisan 2010 Pazartesi

O köy onların köyü..!

Eskişehirspor'lu taraftarların kendi memleketlerine nasıl sahip çıktığı beni aşırı derecede mutlu etti... Konu'nun özeti şu şekilde...

10.01.2010 tarihinde oynanan Fenerbahçe maçı öncesi Fenerbahçe Kulübünün yönetim kurulu üyeleri, bazı spor yazarları ve Eskişehir Fenerbahçeliler Derneği temsilcilerinin katılımı ile Mahmudiye İlçemizde bulunan Mahmudiye İlköğretim Okulu’na Fenerbahçe ürünlerinin dağıtıldığının duyulması Eskişehirspor taraftarı arasında olumsuz karşılanmıştı.Fenerbahçe’nin yaptığı ‘’Müslüman mahallesinde salyangoz satmak’’a benzetildi.

Bu duruma tepkisiz kalınamayacağını ancak tepkinin de şiddetle verilemeyeceği, en güzel tepkinin bu okula ulaşıp öğrencilere Eskişehirspor sevgisini aşılamak olduğunu düşünerek harekete geçen ve eskisehirspor.com adlı sitede düşüncelerini paylaşan taraftarlar aynı okuldaki öğrencilere Eskişehirspor forması dağıtılması fikrini hayata geçirmeye karar verdiler.

Forma alımında kullanılmak üzere ; Avrupa,Hakkari,İzmir,Konya,Afyon,Yozgat,İstanbul,Kocaeli ve daha birçok ilde bulunan Eskişehirspor taraftarların katılımıyla para toplandı.Para toplanmasının yanı sıra Eskişehirspor'lu futbolcu Koray Arslan’ın Altay maçında giydiği ve tüm Eskişehirspor'lu futbolcular tarafından imzalanan forması aynı sitede açık artırmaya çıkarıldı. Forma 1.000 TL. karşılığında Faruk Işık ismindeki işadamı tarafından satın alındı. Toplanan ve açık artırmadan gelen paralar ile Mahmudiye İlköğretim Okulun’da okuyan 318 öğrencinin tamamına forma ve Eskişehirspor Dergisi’nin desteğiyle dergiler hediye edildi.

Alıntı : felsefesis.blogspot.com

25 Nisan 2010 Pazar

Diski:1-1:Adana Demirsporumuz

90+2 de attığımız gol ile maçtan bir puan almasını becerebildik.İkinci yarı biraz daha gayret etseydik bu kadar uğraşmadan üç puanı alabileceğimiz bir maçtı ama sağlık olsun.Elazığspor'un da 90.dakikada bir puanı almasıyla alt sıradaki takımlar ilebüyük sıkıntı yaşamak zorunda kalmadık.
Takımımızı Diski deplasmanından aldığı bir puandan ötürü tebrik edip bu sayfayı kapıyoruz.
Haftaya konsantre olup Adıyaman maçından 5 Ocak'ta üç puanı hanemize ekleyip rahatlamalıyız.

Elazığsporlu arkadaşlar kendi maçlarında bizim lehimize tezahüratta bulunmuşlar diye bir duyum aldık.
Teşekkürler Gakkoşlar...

23 Nisan 2010 Cuma

23 Nisan...

video
''Efendiler! Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Türkiye ve Türkiye halkının beka ve istiklalini temine çalışıyor. Çünkü Türkiye'nin asıl sahibi, meşru ve gerçek sahibi olan Türkiye halkının kati arzu ve iradesi bu yoldadır...''

Yanlışlık olmuştur değil mi?

Adana Demirspor teknik heyet ve futbolcularının sürekli hale getirdikleri bir olay "okullara ziyaret."
Resmi sitede gördüğüm bir haberin beynimden vurulmuşa dönmemde mutlak etkisinin olduğunu düşünüyorum. Yavaş yavaş kendime gelme çabası içerisinde zannedersem olayı gerçekleştiren turuncu giyimli arkadaşlar yanlışlıkla olaya müdahil olmuşlar yoksa aklen ve mantiken bu tip bir olayın bize karşı yapılmış olması düşünülemez. Sonrasında yaptıklarından eminim ki pişmanlar... Umarım bir daha bu tip hatalara kalkışmazlar, hatalara verilen cevapların ne olup ne olmayacağı konusunda hiçkimse fikir yürütemez... Bilgilerinize...

Bu şehrin bir takımı var ve o şehrin bir de Asi Çocukları... Asi damarımızı canlandırmayın. Biz böyle rahatız. Biz rahat isek sizde rahatsınızdır... Rahatınızı bozmayın... Saygılar !

Habere buradan ulaşabilirsiniz... Tıklayın.

21 Nisan 2010 Çarşamba

Atın bunu dışarı !

"Atın bunu dışarı."

Ne bir kral'a ait bu söz ne de bir fabrika sahibi'ne... Bu söz bir Kulüp Başkanı'nın takım'ı küme düşerken feryat eden taraftar için kullandığı bir söz...

Yer : Beykoz Kelle İbrahim Stadı

Küme düşüp-düşmemesi belli olacak bir maç oynuyor Beykoz1908. Sakaryaspor ile karşılaşıyor, maç öncesi konuşmalardan anladığım kadarı ile "Beykoz1908 başkan'ı taraftarlarca istenmiyor." Nedeni ise maçın öneminden anlaşılıyor galiba...

Futbol'un taraftarlar için varolduğu düşüncesini sürekli savunmaktayım ve taraftarsız futbol'un, sınıflarda öğrenci olmadığı halde sınıfa giren ve ders anlatan öğretmen gibi olacağını düşünmekteyim. Tabi ki stad gelirleri doğru kullanıldığı takdirde kulübün yükünü hafifletecektir ve bu yüzden taraftarların biletli olarak maça girmeleri kulübünün ne kadar sevildiğini gösterecektir. Ancak takım tarafının maddi, bulunduğu ortam, sosyolojik durumu göz önünde bulundurularak bilet fiyatları belirlenmelidir. Tribün'ün büyük bir çoğunluğunu oluşturan Lise çağındaki kardeşlerimizin "Cebinde bulunan 5 TL'ye, bu yetmez sevgini anlatmaya deyip, bilet fiyatlarını sadece rakip takım taraftarları geleceği için ve sadece bir maçlık hasılatı arttırabilmek için bilet fiyatları 10 TL yapılamaz. Peki ya sevgisinden uzaklaştırılan bu kardeşlerimiz bir gün olurda sizin karşınıza çıkarsa o zaman ne cevap vereceksiniz? çok iyi düşünün..."

Mağlubiyet aldığı anda artık tüm hayalleri son bulan bir takım taraftarının ruh halini içinizde yaşayın ki çoğumuz yaşamışızdır. O ruh halinde bulunan taraftar açık söylüyorum söverde, döverde... Fakat bunların herhangi birisini yapmayan, sözlü olarak protestosunu sürdüren taraftar profili sahip olduğu halde o maçta; sinir katsayısı son haddine gelmiş bir taraftarın sevgisini bağırdığı gibi öfkesinide bağırmak istemesi, saygıdeğer (!) kulüp başkanı tarafından kesiliyor ve taraftar'ın dışarı çıkarılmasını istiyor ve talimatı karşılıksız kalmıyor... Bu nasıl bir zihniyet, bu nasıl bir midedir anlayamadım. Oradaki bulunan taraftarların yerine kendisinin maça gelmemesi gerekirken, o kadar protesto işitip o deri koltuğundan kalkıp gitmesi gerekirken, bir taraftarı tribünden dışarı çıkartmak hazmedemediğim bir durum. İnadına başkan, inadına senin... BÜYÜK BEYKOZ...

20 Nisan 2010 Salı

PAPATYAM


Bilindiği üzere bu akşam 21.45'te Şampiyonlar Ligi yarıfinal ilk maçında İnter-Barcelona maçı var. Mourinho-Guardiola karşı karşıya. Kıran kırana geçmesi bekleniyor maçın. Ama yayın akışına bir baktım Barcelona- Arsenal maçında olduğu gibi STAR yine PAPATYAM'ı koymuş.
Messi, Eto,Milito, İbo'da kimmiş boşverin onları gelin hep beraber bu akşam PAPATYAM'ı izleyelim!!!

Bir adım daha...

Yazı'yı yazmak için geç kaldım. Demirspor yensinde ben yazı girmesem de olur...

Maçı bilerek takip etmedim, etmemeye devam edeceğim. Beykoz'lular bizi misafir etti sağolsunlar o saatlerde. ErnesTo1940 sayesinde maç hakkında bilgi aldım. "Golden daha çok pozisyon kaçırdık" sözü üzerine az çok tahmin edebildim maçın nasıl seyir ettiğini.

Bir adım daha attık ileriye, bir adım daha yaklaştık zafer'e... "Mücadeleye Devam" mantalitesini kavrayabilmiş herkese binlerce kez teşekkür ediyorum. Teşekkür'üm sadece sahada mücadele edenlere değil, tribünde, sokakta v.b kendine güvenen, üzerine mavi renkleri yakıştıran ve onu onurla taşıyan herkese binlerce kez Teşekkürler...

Onurunuzla, şerefinizle, dimdik duran başınızla MÜCADELEYE DEVAM...

1-) Bu arada pazar günü Beykoz tribün'üne misafir olarak gittiğim ve içimin içimi yediği bir konu'nun yazısını kısa bir süre sonra kaleme alacağım. Bakalım ne yorum yapacaksınız...

2-) Play-off ların İstanbul'da oynanma ihtimali'nin yüzdesi artmakta. Bilgilerinize

19 Nisan 2010 Pazartesi

Kebap ve Şalgam günü-İstanbul

Uzun zaman olmuştu kebap yemeyeli... Vesileleri takip ediyoruz kebap yiyebilmek için; bir Kebap Günü olsa da bizde kebap yesek demekle yetiniyoruz fakat "Adana Kebabı; Adana da yapılır" sözüne her geçen gün daha çok inanıyorum ve ben sadece Adana'da yapılan Adana Kebabı'nı seviyorum...

18 Nisan 2010 Pazar

Başın Sağolsun Denizlispor



Antalya deplasmanına gitmek üzere yola çıkan 57 Gençlik Taraftarlar Derneği'nden Oğuzhan Yılmaz HAK trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, sevenlerine sabır diliyoruz.

http://www.ads1940.com/ ?

Sevinmiştik. Demiştik ki kimseyi belli bir tarafa çekmeden tarafsız, doğru bir şekilde Adana Demirspor kulübünde ne olup ne bittiğini artık güvenli kaynaklardan takip edip, öğrenebileceğiz. Fakat siteye son günlerde her giriş yaptığımda ;

Site yayında değil

Kapalı...

yazısı ile karşılaşıyorum. Bunun bir server problemi olmadığını, sitenin açıldığı gibi kapandığını zorda olsa kendime inandırmış ve anlamış bulunmaktayım. Diğer bir ihtimal ise sitenin hala yayına hazırlanıyor olmasıdır, umarım da böyledir. Bu konuda bilgisi olan arkadaşların beni ve benim durumumda olan renkdaşlarımızı bilgilendirmesini rica ediyorum.


17 Nisan 2010 Cumartesi

17.04.2010

Adana Demirspor camiasının 2.Geleneksel Kebap ve Şalgam Günü sevenlerine kutlu olsun.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Adana Demirspor Kebap ve Şalgam Günü




Malum 17 Nisan cumartesi günü saat 13:30'da Geleneksel Kebap ve Şalgam günümüz var.Bugünün anlamı bazıları için her ne kadar pek bir şey ifade etmese de aslında büyük.Şöyle ki herkese birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu,sıkılmış bir yumruk gibi kenetlenmiş bir aile olduğumuzu gösterdiğimiz önemli bir gün.Geçen yıl birincisi düzenlenen kebap ve şalgam gününü geleneksel hale getirdik ve cumartesi günü ikincisi düzenlenecek.İnanıyorum ki şahıslar değişse bile baki olan camiamız için on yıl sonra on ikincisi düzenlenecek ve o gün geldiğinde kimse kimseyi bu güne davet etmeyecek.Çünkü bunu gelenek haline getiren bu şehirin mavi lacivert sevdalıları o günü iple çekiyor olacak ve oraya aileleri ile arkadaşları ile hevesle gidip kendi günlerinde eğlenecekler.Mevcut bulunacak her kötülüğe rağmen o gün orada yine bir aile olduğumuz,iyi kötü gününde sıkılmış bir yumruk gibi kenetlenmiş olduğumuz görülecek.
Tabiki bizlerde böyle bir günde Adana'da olmayı ve bugüne arkadaşlarımızla,ailemizle katılmayı dilerdik.Fakat değiliz,sevdamızdan uzaklardayız.Bundan ötürü üzülmek yerine yapacak farklı bir şey olduğunu düşünüyorum.
Eğer biz bu geleneği her yıl devam ettirecek dosta düşmana birlik ve beraberliğimizi yıllar sonra bile bu günde göstereceksek diyorum ki;Bizlerde gurbette renkdaşlarımızla aile kurduk.Adana Demirspor Kebap ve Şalgam Günü'nü örgütlendiğimiz her şehirde bizlerde düzenleyelim.Her yıl belirli bir tarihte kebabımızı yiyelim,şalgamımızı içelim. Var mısınız ?

Orada mısınız ?

13 Nisan 2010 Salı

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı : Mahmut Çelikcan


Aytaç Durak'ın Bakanlık tarafından görevinden uzaklaştırılması sonucu bugün belediye meclisinde,meclisin üyeleri tarafınca yeni Belediye Başkanı seçimleri yapıldı.İkinci tur sonucunda MHP ve AKP arasında geçen yarışta CHP üyelerinin bir kısmının da AKP adayını desteklemesi ile birlikte AKP adayı Mahmut Çelikcan Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili seçilmiştir.
Kendisinin kim olduğu ne olduğu hakkında bir fikrim olmadığı için yorumda bulunamayacağım. Kendisini bilen,duyan arkadaşlarımız varsa yorumlarını bekleriz.
Umarım kulübümüze şehirdeki dengelerin henüz sağlanamadığı bu dönemde katkıları dokunur, camiamıza hayırlı olsun.

Bayraklar hazır sizleri bekler !

Son "5" maç, son "5" umut, son "5" yumruk...

Teknik analiz olayına girmeyeceğim, girsem de çıkamam işin içinden... Sizler en iyisini bilirsiniz, en iyisini bilirsiniz ama ben sizden elinizden gelenin en iyisini yapmanızı istiyorum. Üzerinizde taşıdığınız hafif mavimsi renklere gönül verenler benimle aynı düşüncedeler.

Genç kardeşlerimizin daha çok çalışması lazım deniliyor, daha iyi hazırlanması gerekiyor deniliyor... O kadar çok vaktin olmadığı inancındayım, sadece "SAHADA MÜCADELE EDECEK KADAR VAKTİMİZ VAR."

Biz çoktan hazırlandık; sizleri bekliyoruz... Bayraklar da hazır... Sokağa çıkmayı bekliyor...

Altın Klavye !


Yarışmalara olan ilgin yok denecek kadar azdır. Ve yarışmalara karşı her zaman negatif yönde düşüncelerim oluşmuştur. Nasıl olduğunu hatırlamadığım bir anda Altın Klavye Blog Ödülleri yarışmasında bloğumuzu gördüm. Bakalım nasıl olacak, ben açıkcası bu tip platformlarda herhangi bir oy kullanmıyorum. Ben en iyisi oylama linkini vereyim isteyen kullansın oyunu, zaten çok fazla bir yüklenme olacağını tahmin etmiyorum. Hayırlısı...

12 Nisan 2010 Pazartesi

SÖZ ŞİMDİ BİZDE (KARŞIYAKA 35½)

Vakit epeyce geçti yapmak lazım dedik bir röportaj. Karşıyakalı bir kardeşimizi konuk ettik bloğumuza bu kez. Umarım hoşunuza gider sohbetimiz. "KALPAZAN" nick'ini kullanan arkadaşımız ile yaptığımız muhabbet buyurun...

Karşıyakalı arkadaşımızın bloğu da budur... Anlayamazsınız.

TV : Klasikleşmiş ama bir o kadar gerekli olan "Bize biraz kendinden bahsedermisin?" diye başlayalım...

KALPAZAN : İsmim Anıl. 17 yaşındayım. Doğum yerim Karşıyaka ve evet bende İzmirli değil Karşıyakalıyım :)

TV : Anlamakta zorluk çektiğim bir durum... Tamda denk geldi. Nedir bu Karşıyaka-İzmir mevzusu biraz açıklayabilir misin?

KALPAZAN : Bu bize biraz geçmişten kalan bir duruştur diyelim. Kendi adıma konuşayım bu İzmirli değil Karşıyakalı olayını ilk olarak dedemden öğrenmiştim. Bir gün Alsancağa gidecekti ve nereye gidiyorsun diye sorduğumda " İzmire gidiyorum " dedi. Daha sonra bu repliği bu yaşıma kadar sürekli büyüklerimizden duymaya başladım. İzmir'den kendini soyutlamış bir semtiz. " Kutsal Topraklar " olarak anılıyoruz. Bu duruş belki bize birçok destek kaybettirdi şu ana kadar fakat hiç elden bırakmadık bu desteği. 35½ olmak her zaman gururumuzu haykırmak oldu. Edirne'den Ağrı'ya kadar hangi insana Karşıyaka derseniz " 35½ diyorsun yani abi " cevabını alırsınız. Bizimle bütünleşmiş bir duruş ve taklidimiz malesef çok fazla.

TV : Peki İzmir'de karşıyakalı olmak nedir, nasıldır, sosyal ve tribünsel yönden artıları, eksileri nelerdir?

KALPAZAN : İzmir'de Karşıyakalı olmak hem zor hemde kolaydır aslında. Karşıyakalı profili genele baktığımızda çok az istisnalar dışında sosyaldir. Çok girişkendir, hertürlü iş elinden gelir. Tüm semtteki esnaflar ve buralı insanlar güleryüzlü çok rahat insanlardır. Hiçbir işlerini acele yapmazlar hep rahattırlar. Eksileri olarak az öncede dediğim gibi destek kaybımız oluyor. Birçok yardımı Karşıyakalı duruşumuz yüzünden kaybediyoruz. Tribünde bizim şu " mevzucu taraftar " profilimiz var. Bu etiket bize birçok şey kaybettiriyor. Sürekli kavga, gürültü ile tanınan bir taraftarız. Nerede Karşıyakalıyız desek bu etiket bir muhabbet arasında karşımıza çıkar elbet. Fakat tribünde büyük bir avantaj sağlayan olayımız içimize kapanık olmamız. Hangi takımla maç yaparsak yapalım hep aynı Karşıyakalı insanlar maçta. İzmirli değiliz ya İzmirli insanlar gelmez pek maçımıza..

TV : Konu bir anda Tribün'de şiddet konusuna geldi ! Neden şiddet yanlısı olarak tanınıyorsunuz? sizlerden kaynaklanan bir sorun mu bu?

KALPAZAN : Doğrusunu söylemek gerekirse evet bizlerden dolayı. 1980-1990'lı dönemler Türkiye'de holiganizm'in en moda olduğu dönemler. Bu dönemlerde tüm takımlarla edilen kavgalar sonrasında bu etiket bize yapıştı kaldı. Son 4-5 senedir pek gözükmüyor bu kavgalar bizim tribünümüzde. Tam bizim üzerimizden atıyorlar bu etiketi tekrar bir olayla gündeme geliyoruz. En yakın örneği geçen seneki Kasımpaşa Play-Off Final maçı. Sahaya girdik ve evet sahaya girilmesi gereken pozisyonlar vardı. Karşı takımın futbolcularından tahrik edilmemiz falan. Yapılması gereken şeyi yaptık ve hala bu yaptığımızın doğru olduğunu ve kendi taraftarımla gurur duyduğumu söylerim. Bu sahaya girme olayı ilede sanırım bir 3-4 sene yine şiddet yanlısı taraftar olarak anılacağız..

TV : "Özgür SOYLU" demeden geçemem... Başınız sağolsun. Deplasman otobüslerinin antipatik geldiği anlarda yaşanılan bir olay sonucunda kardeşimizi kaybediyoruz neler söylemek istersin?

KALPAZAN : Karşıyaka tribünlerinin en büyük kaybıdır diyebilirim. Özgür Soylu efendilikte, dürüstlükte, doğrulukta üzerine tanınmayan bir insandı. Tüm samimiyetimle söylüyorum hiçbir kötü alışkanlığı yoktu sporcuydu zaten. Bir cinayete kurban gitti. Onu hiçbir zaman unutmayacak kardeşleri ve arkadaşları var bu tribünde o sonsuza dek bizimle zaten. Yokluğunu çok arıyoruz, mekanı cennet olsun.

TV : Cenazesinde çok güzel görüntüler vardı. Farklı renkler bir araya gelmişti... Farklı renklerin bir araya gelme anları sadece cenaze törenlerinde mi olmalı sence?

KALPAZAN : Tabikide hayır. Böyle düşünen insanların olmasınıda doğru bulmuyorum. O cenaze gerçekten çok güzeldi ve büyük rakip Göztepe'nin bile yanımızda olduğunu gördük. Evet bu görüntüler sadece cenazede olmamalı fakat insanlar bazı şeylerin sınırlarını bilmeliler bence. Burada futboldan bahsediyoruz, tribüncülükten bahsediyoruz. Futbol rekabet olmadan hiçbirşeydir, temelinde rekabet vardır zaten. Farklı renklerin hiçbir zaman yanyana geleceğini düşünmüyorum. Gelmesini isterim belki fakat gelebileceğini hiç sanmıyorum. O gün o cenazede yanımızda bulunan herkese tekrar tekrar çok teşekkür ederim kendi adıma.

TV : Sınırları bilmek dedik, Göztepe dedik... "Herşey zıttı ile bilinir" sözünü hatırlatarak; Göztepe'nin tarifi nedir size göre, hayatınızdaki yeri nerdedir?

KALPAZAN : Göztepe bundan 3-4 sene öncesine kadar rakibimizdi. Ciddi anlamda büyük kavgalar çıkıyordu. Bir Göztepeyle Karşıyaka hiçbir zaman yanyana düşünülmemiştir zaten. Göztepeyle eski zamanlarımızı söyleyebilirim sadece çünkü son 2 senedir Göztepe diye bir takım ve tribün tanıyamadık biz. Artık aramız iyice açıldı zaten. Uzun süredir maç yapmıyoruz birlikte. Eskilerden kalan bir kan davası gibidir Göztepe. Karşıyaka - Göztepe maçlarının olduğu gün babanın oğluyla karşılıklı olarak kavga ettiğini falan duyarız bazen. Büyük bir rekabet gerçekten aramızdaki. Ve şu anda dünyanın en iyi derbileriyle bakılan bazı maçlardan çok daha büyük bir rekabet bizdeki. Fakat şöyle bir gerçek var. Karşıyakalı insanın Göztepeyi sevmediğinden çok, Göztepeliler bizi sevmez. Sürekli her maçlarında bizimle uğraşır dururlar hala. Dediğim gibi son iki senedir daha büyük rakiplerimiz var diyebilirim.

TV : Televizyon'da sıkça duyduğumuz bir cümle "Koskoca izmir'den bir takım yok süper lig'de" sence sebebi nedir bunun?

KALPAZAN : Tamamiyle birbirimizi yememiz diyebilirim. İzmirde sürekli adı duyulan 4 klüp var. Karşıyaka, Bucaspor, Altay, Göztepe. Bu 4 takım sürekli olarak birbiriyle kavga içinde olmaktan seyirci desteği azaldı. Seyirci desteği azaldığı gibi belediyelerin desteği falanda azalıyor gün geçtikçe. Bu duyduğunuz cümleyi söyleyenlerin hepsinin dediği şey " bir takımı desteklesin İzmir o takım çıksın süperlige ". Fakat İzmir'de böyle birşey imkansız. Kimse birbirini desteklemez İzmir'de. Çünkü herkes kendisi ne kadar güçlüyse karşıdaki takımında o kadar iyi futbol oynadığını bilir ve kendini altta bırakmak istemez. Bu cümleyi söyleyen İzmirlilerin ise tek bir derdi var. İzmir'den bir takım çıksın süperlige Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi istanbul takımları gelsin onları izleyelim. İşte farkına varamadıkları nokta bu. Bu insanlar İstanbul takımını desteklemek yerine İzmir takımını destekleselerdi şu anda 4 İzmir takımıda Süperligde boy gösteriyor olurdu.

TV : Düşüncelerini dile getirdiğin, yazdığın bir bloğun var. Takip etmeye çalışıyorum ve takip ederken zevk alıyorum. Takım'ını her platform'da desteklemek gerek düşüncesi ile mi açtın bloğu?

KALPAZAN : Kesinlikle. Bizim taraftarımız İnternete biraz uzak. Pek sevmiyor internetle ilgilenmeyi. Fakat Karşıyaka o kadar köklü ve heyecanlı bir klüp ki Türkiye'de ciddi anlamda bizim neler yaptığımızı, neler düşündüğümüzü merak eden insanlar var. Bende bu insanlara ulaşmaya, bu insanlara Karşıyaka aşkının ne olduğunu tarif etmeye çalışıyorum. Blog sadece benim değil 2 kişi daha var benimle birlikte yazan. Karşıyakayı biraz daha ileriye taşımak tek amacımız umarım bunuda başarabiliriz..

TV : Hayalinizde nasıl bir Karşıyaka Spor Kulübü var?

KALPAZAN : Kültürlü bir Karşıyaka Spor Kulübü. Karşıyakayı sadece futboldan ibaret sanan insanların olmadığı, basketbol, voleybol gibi branşlardada armasını takip eden insanların olmasını istiyorum. Karşıyaka Spor Kulübü gerçekten köklü bir kulüp. Armasında Türk bayrağı olan 3 kulüpten birisi biziz. Bu bile çok onur verici bir duygu. Tek hayalim dediğim gibi Basketbol ve Voleybola biraz daha ilginin artması.

TV : Son olarak söylemek istediğin bir konu var mı? Söz sende !

KALPAZAN : Futbolu sadece şiddet olarak gören insanlara ve yazarlara seslenmek istiyorum. Futbolda artık şiddet bitmiştir. Artık tribünler yaptıkları mevzularla değil, yaptıkları kareografilerle, pankartlarla anılıyorlar. İnsanların tribündeki şiddeti desteklemesini istemiyorum, o devir kapandı. Sanada teşekkür ederim senin gibi bir insanın benimle röportaj yapması çok gurur verici.

TV : Bizde sana teşekkür ediyoruz. Umutların bitmesin hep devam etsin. Saygılar...

10 Nisan 2010 Cumartesi

10 Nisan Polis Günü

Bir böylesi var...

Bir de böylesi...


İyisi de var kötüsü de,haklarını iyiye kullananı da var,kötüye kullananı da...
Teşkilatta azınlık olan iyi insanların bu özel gününü kutluyorum.

8 Nisan 2010 Perşembe

İstasyon'da inecek var !

Duymaya çok ihtiyacımız vardı bu haber'i. Aylardır linkine tıklamadığım ve sizinde ziyaret etmenizi tavsiye etmediğim bir sitede gördüm haber'i, şans eseri. Akabinde Kulübümüzün resmi sitesin'de de yayınlanınca haber doğruluğuna itimat ettim...

Tam da istediğimiz bu işte, tam da duymak istediğimiz, birileri elini taşın altına koymasa bile yolumuzdan çekildiği görmek tamda istediğimiz... Evet haber'i aynen aktarıyorum... www.adanademirspor.org.tr adresinden alıyorum...

"Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa TUNCEL uzun zamandır çalışmaları devam eden Adanademirspora kalıcı gelir getirecek benzin ve gaz istasyonu müjdesini açıkladı.Yönetimimizin kalıcı gelir anlamında yaptığı girişimlere olumlu yanıt veren 3 parti il başkanından büyük destek alan yönetim kurulumuz sonunda bombayı patlattı.Büyükşehir başkanvekili Tuncel bugün yaptığı açıklamada yönetim kurulumuz tarafından tüm projeleri çizdirilen tadilat değişiklik hazırlıkları tamamlanan tesislerimizin bir kısmına yapılacak akaryakıt istasyonunun bu hafta gündeme alınarak 12 nisandaki büyükşehir belediye meclisinde oylanacağını açıkladı.Kulübümüze büyük gelir getirecek bu projeye katkı koyan başta başkanvekilimiz Mustafa Tuncel ve tüm meclis üyelerimize şimdiden teşekkürü bir borç biliyor saygılarımızı sunuyoruz.."

Biz istedik... Oldu !

Mutlak destek veriyoruz, inanıyoruz, güveniyoruz...

Takım'dan ayrı düz koşu yapmıyoruz ve yapmak istemiyoruz... Bu işe başlarken hep beraber dedik, kurun kaleleri yeni baştan oynayacağız dedik ve de oynuyoruz... Sonuç değişebilir; gol yenilebilir, atılabilir, kaçırılabilir, kırmızı kart görülebilir... Fakat hiçbir zaman takım oyunu yarıda bırakılmaz, tamamlanır...

Adana Demirspor şu anda kadar mükemmel olmasa dahi; beklentilerimizi karşılayabilecek niteliğe sahip, istendiğinde mücadele eden, savaşan, oluk gibi ter akıtan bir takım şekline bürünebiliyor... Her an'ın bir olmadığı hayat'ta elbetteki Demirspor üzerinde abes isteklerimiz olamaz... 90 dakika durmadan koşun, durmadan saldırın, durmadan savaşın gibi akla ve mantığa aykırı düşüncelerimizi dile getirmemiz yersiz ve gereksizdir... Elbet'te sahada her taraftar mücadele eden bir takım görmek ister, şu anda Adana Demirspor ne birilerinin abarttığı gibi ligden düşecek pozisyondadır, ne de şampiyonluğu çoktan garantilemiş bir takım hüviyetindedir...

Her yerde dile getiriyorum... Böyle bir yönetimi, böyle bir takımı, böyle bir teknik heyeti, böyle bir taraftar kitlesini bulmuşken mücadeleden dönersem namerdim... Adana Demirspor isterse olur... Mavi formalı delikanlılar isterlerse olur... Ve isteklerimiz gerçekleştiğinde, zafere ulaşıldığında hep beraber çıkacağız meydana, alacağız spreyleri elimize bazılarının akıllarının yetmediği yere kadar yazacağımız tek bir cümle olacak...

BİZ İSTEDİK... OLDU !

6 Nisan 2010 Salı

Fanzin..! ÇIK...

Aman ne zor işmiş be kardeşim... Böyle olacağını bilsem hiç kalkışmazdım bu işe... Yok ya o kadar da değil şimdi olsa yine kalkışırım... Aslında bana kalsa 1 hafta'da çıkartırım fakat insan en güzeli olsun diyor. Sürekli değişiyor, bu olmadı daha iyisi olsun diye siliniyor, yerine başkası konuluyor... Neyse artık son demlerine geliyoruz Fanzin'in... Hatta geldik, gerekli merciilere de ilettik durumu... BEKLİYORUZ..!

5 Nisan 2010 Pazartesi

İyi ki doğdun, Tayfa'dan oldun..!

Bugün İstanbul Tayfası mensuplarından Mustafa kardeşimizin doğum günü...
Hayatı'nın her anında umut,mutluluk ve Demirspor bir arada olsun.
Kutlu olsun..!

Yığ üstüme acıları...

Hasret kalan yüreğim hep acıları tattı seninle... Bu sefer olacak dediğimiz anda çığ düştü üzerimize, lut gölü gibi kaldık be Adana Demir...

Hayatı seninle yaşarken, yaşamayı seninle öğrendik amma mutlu olmayı öğrenemedik be Adana Demir... Hüzün herhalde en çok bize yakışıyor, en çok bizi seviyor o demek ki, peşimizi bırakmıyor... Yenilirsin; biz severiz... Yenersin; biz severiz... Ağlarsın; biz severiz... Sevinirsin; biz severiz... Hayat'ın her noktasında sana olan bağlılığımız herhangi bir neden-sonuç ilişkisine bağlı olmaksızın artarak devam ediyor ya, işte en çok yüreğimizi o okşuyor...

Bedenimizin tek tek tüm hücrelerine işlenmiş sevgin, ruhumuzun derinliklerinde yaşayan metafizik aşkın ve devam eden süreçte MÜCADELEYE DEVAM dememiz senin için bir anlam ifade ediyorsa, bizleri üzmekten başka bir yol bul be Adana Demir... Bir yol bul ki; ciğeri beş para etmez insan silüetli varlıklara karşı bizleri zaferlere ulaştır...

Türkiye'nin bilmem kaçıncı liginde, bilmem kaçıncı grubunda üzerindeki rengin anlamını beyinlerine kazımış insanlar, onbinlerle beraber doldururken saha'nı; senin de o insanlara karşı bir mahçubiyetin olsun artık be Adana Demir...

Gazete sayfalarını özenle kare şeklinde kesip; her bir parçasına sevgisini işleyen, okul harçlıklarını biriktirip kombine alma'nın kendisinin namus borcu olduğunu ifade eden kardeşlerimiz için, senin için akan bir damla gözyaşı, alından süzülen bir damla ter için SALDIR BE ADANA DEMİR...

SALDIR... SALDIR... SALDIR... SALDIR BE..!