10 Nisan 2009 Cuma

TREN İLE DEPLASE OLMA…



2 Yada 3 gün öncesi İşten çıkıp eve doğru yola koyulmuşum… İstiklal Caddesini yürüyerek geçiyorum… Geçerken de ara sıra insanların boyunlarına attıkları atkılara gözüm çarpıyor… Anadolu kulüplerinin atkılarına pek rastlayamıyorum… Taksim meydandan metrobüs yapmak için merdivenlerden iniyorum önümde 3 genç hızlıca yürüyorlar… Maç diyorlar, deplasman diyorlar fazla bişe duyamıyorum uzaklaşıyorlar… 4.Levent metrosu geliyor biniyorum… Aynı bölümde denk geliyorum o gençlerle… Konuşmalarına kulak misafiri oluyorum… Şapkalarından Galatasaray’lı oldukları belli oluyor bu 20 li yaşlardaki gençlerin… Konuşmalarını geçiyorum alt yazı…

 Lan hiç trenle deplasman yapmadım?
 Ankara’ya gidelim mi trenle?
 Kaç saat buradan Ankara?
 Yarın toplantıya geliyorsunuz değil mi?
 Biz geliyoruz da Mehmet gelmiyor.
 Bana geleceğim demişti oğlum.
 Vallahi bilmiyorum bana gelemeyeceğim dedi.
 Neyse olsun sen ben bir de murti var işte 3 kişi yeteriz. (gülüşüyorlar)

Derken metro geliyor durağa iniyoruz metrodan… Buradan katılayım sohbetlerine…

Kardeşim Tren ile deplase yapmak bambaşkadır… O demiryolunun sesini duymak, atkını pencereden dışarı salmak, Tren hatlarının yanlarında bağıran çocuklarla göz göze gelmek, Trenin peşinden koşmalarını izlemek, Sigara içenler ile Kapı girişlerinde buluşmak, Muhabbet etmek, “Geçen sene … maçı vardı ya” cümleleri ile başlayan ; “Lan o golü yemeseydik” cümlesiyle biten sohbetlere girmek, Durakta 1 dakika içinde trenden inip 50 kişinin sıra bekleyip su içtiği çeşmeden su içmek, Bir simit alıp Hiç tanımadığın birisine yarısını vermek, Maç bitiminde Kompartımanda yerini alıp 5 desibel ses düzeyinde duygusal besteler söylemek, Eve dönüp yatağına yattığında hala sallanmak, Kulaklarında demiryolları sesi ile karışık besteleri duymak bambaşkadır…

Pek anlatabildim mi bilmiyorum ama kısacası
“TREN İLE DEPLASE OLMAK BAŞKADIR…”

2 yorum:

Hüseyin Ataş dedi ki...

kesinlikle..

Tebe-Volimo dedi ki...

Herşey MAVİ bir tek hayat koyu LACİVERT...