25 Haziran 2013 Salı

..hoşgeldin "Yücel İldiz"


Adana Demirspor'un Teknik Direktörü belli oldu. Şahsen benimde istediğim bir Teknik Adamdı. Hakkında olumsuz herhangi bir duyum almadım.

Onu sınıf arkadaşı "Bektaş Sayın" dan dinleyelim.

Yücel İldiz, önce sınıf öğretmenidir. 6-12 Yaş çocukları yetiştirme eğitimine sahip. Beden Eğitimi bölümünü bitirerek gençleri yetiştirme eğitimine sahip. Teknik Direktör eğitimi de alarak yetişkin eğiticisi olmuştur. Kısacası MİLLİ TAKIMLAR için bulunmaz özelliklere sahiptir. Lider karakterlidir. İşçi çocuğu olarak emeğin değerini en iyi bilenlerdendir. Atatürkçüdür. Sınıf arkadaşım olarak başarılarından gurur duyuyorum.

21 Haziran 2013 Cuma

Buluştuk !

Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak dün saat 19.00 sıralarında buluştuk. Uzun süredir buluşmama gibi bir durumun söz konusuydu. Tribün liderlerimizden Adem TEL ve Ramazan ÖLÇER'in katılımıyla bu duruma son verdik ve buluştuk.

Buluşmamızın temel amacı kongre öncesi ve sonrası bilgilendirme, tartışma ve sorunlarımızdı. 
Sorulan her soruya açık yüreklilikle cevap verildi. Hatalar ve doğrular konuşuldu. Bundan sonra neler yapılacağına dair fikirler ortaya çıktı.

Buluşmanın bir hayli verimli geçtiğini, faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Buluşmamıza geldikleri için, Tribün Liderlerimiz Adem TEL ve Ramazan ÖLÇER'e teşekkür ederiz. 

20 Haziran 2013 Perşembe

Buluşuyoruz..



Bugün saat 19.00'da, Beşiktaş Alkım Kitabevi yanında bulunan Şeker Cafe'ye, sormak istedikleri olan, söylemek istedikleri olan, sanal alemde ne demek istediğini tam olarak anlatamayan, çekinen, bilgi almak isteyen her kim varsa gelsin.
Ayırt edilmeksizin bir çok konunun konuşulacağından emin olabilirsiniz.

Misafirlerimiz: Adem TEL - Ramazan ÖLÇER

30 Mayıs 2013 Perşembe

..kapıyı dışarıdan kapatınız.

.. Bu kulübü yıllardır sömüren, bu kulübü kendi aile şirketlerinde olmadığı karar zarara uğratan, siyasi-ticari rant haline sokan insancıkları bu kulüpte artık görmek istemiyoruz.

Mustafa TUNCEL başta olmak üzere, Mehmet GÖKOĞLU, Önder SERİN ve onlarla aynı zihniyette olan; Malzemecisinden, Doktoruna, Aşçısından, Teknisyenine kadar hepsine sözümüz şudur.

"Kapıyı dışarıdan kapatınız ve bir daha geri dönmemek üzere gidiniz!"

Ömer ÇELİK karşılaşması ile alakalı açıklamamızdır..

Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak Şimşekler Grubu'nun aldığı kararı destekliyoruz..Neden mi.. ?

1-) Ömer Çelik'le görüşmek onun mensup olduğu partiyle , ya da sahip olduğu siyasi düşünceyle beraber olduğumuz anlamına ASLA gelmez..

2-)Adana Demirspor tarihinin en önemli kongrelerinden birini yaşayacak..Taşeron yönetimi kullananlar ön plana çıkacak belli..Bu durumda Adana'da belirli bir güce sahip olan bir Adanalı Devlet Bakanı ile Adana'nın en önemli markası olan Adana Demirspor'u borçsuz , futbolcuyu bıktırmayan , kurumsal bir kulüp haline getirmek için görüşmek kadar doğal bir şey olamaz...

3-) Yıllardır , Belediye'nin ve Adana'nın kirli odaklarınca yıpratılmış olan Adana Demirspor'umuz artık yeni yüzlerle yükselişe geçmeli..

4-)Şimşekler Grubu'nun aldığı bu kararı mesnetsiz ve yakışıksız şekilde eleştiren kesimler ya da onları destekleyenler kendi internet sitelerinden hangi siyasi partinin reklamını yapmaktadır bakınız..o yüzden samimi olalım..

5-)Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak ilk günden beri yüksek sesle , Ntvspor'dan , Cumhurİyet gazetesine , Taksim'den , Kadıköy'e kadar her yerde TAŞERON YÖNETİM İSTİFA dedik..Bugün daha yüksek sesle diyoruz...ARTIK DEFOLUP GİDİN !!!

ADANA DEMİRSPOR İSTANBUL TAYFASI !

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Playoff karşılaşması 1.Maç

Playoff'un ilk karşılaşmasını 19 Mayıs Pazar günü saat 21:15 te Manisaspor ile kendi evimizde oynayacağız. İkinci karşılaşma ise 23 Mayıs Perşembe günü Manisa'da oynanacak.

Uzun yıllar sonra ilk kez bu kadar yakın olduk Muharrem'e ve ruhuna. Haramilerin saltanatını yıkmak için SALDIRIN !

1 Mayıs 2013 Çarşamba

1 Mayıs..

Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak; alınterini akıtıp, onurlu bir yaşam sürmeye çalışan bütün insanlarımızın bayramlarını kutlarız..

1 Mayıs'a mavi-lacivert bakışlar..





27 Nisan 2013 Cumartesi

..gurbette Demirsporlu olmak !

İstanbul Tayfası'ndan Fatih ARSLAN kardeşimiz hazırladı bu videoyu. Kartalspor maçı öncesi ve sonra ile alakalı kısa bir film hazırlamış. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. İzlemekten mutluluk duyduk. Sizinle izlemenizi istiyoruz. Buyurun !



25 Nisan 2013 Perşembe

A2: Galatasaray 1-1 Adana Demirspor'umuz

"Altyapı"

Bu kelimenin ne anlama geldiği için sadece "taraftar" olmak yeterli. Adana Demirspor'un alt yapısında oynayıp, büyük yetenek sergileyip, daha sonra yuvadan uçan kuş misali kaptırdık çoğu futbolcumuzu. Ve bu durum sadece bizim (taraftarın) gururumuza dokundu. Ama yine de bırakmıyoruz, gerçek Demirspor'u..

Bugün, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde Adana Demirspor A2 takımımızın Playoff yolunda önemli bir sınavı vardı. Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak bizlerde bu yolda onlarla beraber olduğumuzu anlatabilmek ve gösterebilmek amacıyla saat 14:00 da tribündeki yerimizi aldık.


Esmer yürekli çocuklarımız topunu oynadı, tartışmalara girmedi, hocalarını dinledi ve 0-1 öne geçti. Ancak; her ne hikmetse, maçın hakemleri Galatasaray lehine akılalmaz fauller, ofsaytlar, taçlar ve kısacası Galatasaray'ın maçı kazanabilmesi adına büyük bir uğraş verdiler ve neticesinde de Galatasaray'a haksız bir penaltı kazandırdılar. Kalecimiz "Emre SELEN" e büyük bir güven olduğu, tribünlerden duyulan "Emre, Şener ağabeyini düşün oğlum. Şimşeğin onuru size emanet" sözleri ile kesinlik kazandı ve Emre sağına gelen penaltı vuruşunu kurtarmayı başardı.

Talihsiz bir gol yiyerek 1-1 eşitlik sağlandı. Hocamızın yapmış olduğu değişiklikler, beraberliği koruma adınaydı büyük ihtimal. Oyunun bu şekilde bitmesini ister gibiydi. Bizim çocuklar maçı bırakmayacaklarını söyler gibi 90+ da dahi kale çizgisine kadar gidebildiler. Sağlık olsun. 
Maç sonunda, esmer yürekli çocukları tribünlere çağırıp, atkılarımızı hediye ettik. Atkımızın üzerinde "Est sularus oth mithas" yazıyordu. "Onurum, hayatımdır" anlamına gelen... 

Biz onları seviyoruz. Çünkü; yürekleriyle oynuyorlar, çıkarsız..



24 Nisan 2013 Çarşamba

Dersimiz DEMİRSPOR

 Yaşadığımız ülkede her dönemin kendine has sorunları olmuştur. Ama bir konu var ki hep tartışılmış ama bir türlü çözüm bulunamamıştır...
 "Futbolda taraftar nedir, nasıl olmalıdır ?"
Ana tema bu. Bunun üzerinden yeni sorular atılır ortaya tartışmanın yönü değişir bazen. Günümüzde soru futbol sevdalıları arasında genel olarak şu şekille yorumlanmıştır;
 "Taraftar dediğin tribünde 90 dakika son nefesine kadar bağırır."
Günümüz taraftarının olması düşünüldüğü kimlik budur. Tabi bu diğerlerinin görüşü. Bizden önce sırada çok abilerimiz var ama biz de bir Demirspor'lu olarak bu taraftarın yapısı ve duruşu meselesine el atalım dedik. Ve aynı zamanda son günlerde yapılan olumsuz eleştiriler için belki bir aydınlanma, belki bir anlam karışıklığına düşmeme noktalarında yardımcı olur.
Evet !
Adana DEMİRSPOR kurulduğu günden itibaren belirli bir taraftar kitlesine sahip olan ve bu kitlenin de her gün artarak büyüdüğü bir Spor Kulübüdür. Birçok taraftar grubu için, hatta bütün taraftar grupları için demek yanlış olmaz sanırım, tribünler bağırıp çağırmakla ve küfretmekle yani diğer manada gündelik hayatın sıkıntılarından uzaklaşmanın bir yolu, bir huzura kavuşturucusu olarak görülmüştür hep... İnsanlar gider bağırır o statta. Hakeme söver, futbolcuya söver, faul yapana söver, gol yiyene söver... Çünkü evde, işte, ya da arkadaşlarlayken bir sorun çıkmıştır ve içini dökmesi lazımdır bu insanların. Statlar en uygun yer olmuştur bu konuda...
- Abi bu hafta derbi var, gel Adana DEMİRSPOR tarafına fazla biletim var, atmosfer filan müthiş gel stres atarsın.
+ Tamam olur.
 Bu arkadaş, statta, arkadaşının gazıyla bağırır, çağırır, hoplar, zıplar ve bir de Demirspor yenerse o gün bu adam artık koyu bir Demirsporludur. Kendine bağırmanın, haykırmanın iyi geldiğini farketmeden tutulur Demirspor'a. Ondan sonra da kendisi gibi maçta bağırmayanları Demirsporlu olmamakla suçlar. Dar bir bakış açısı... Eylem var onaylıyoruz ama eylemin niteliği sıfır !
DEMİRSPOR'luluk buraya kadar söylenenlerle olmaz, olamaz !
Kurulduğu günden bugüne dek taraftarlarının gerek tribünü sokaklara gerekse sokakları tribüne taşıması nezdinde ülkemizde ve şehrimizde futbola kozmopolit (çok yönlü) bir bakış açısı kazandırmıştır. İlk futbolcularının ve taraftarlarının demir yolları işçisi olması sebebiyle her zaman halkın sorunlarıyla iç içe olmuş ve takımın başarılarıyla da bir nevi halka kahramanı olmuşlardır. Bu nedenledir ki bu taraftarlarda hep bir sorumluluk bilinci hep bir öne çıkma potansiyeli oluşmuştur. İlk yıllar, ilk 30 yıl diyebiliriz sanırım, bir "Demirspor'lu duruşu" portresi yaratmıştır. Ve abilerimiz bu duruşu bizlere kadar getirerek bizlere de aşılamış, yaşatmamızı beklemektedirler. Ben 52 yıl önce İstanbulspor - Adana DEMİRSPOR maçını Mithatpaşa stadından canlı izlemiş adamlar tanıdım. 1-2 'de kazanmışız üstelik. Herkes bildiği, yaşadığı ve şahit olduğu kadar konuşmalı. Ben yaşadıklarım, duyduklarım ve analiz edebildiğim kadarıyla kurum olmaktan çıkmış kitleselleşmiş Demirspor taraftarlılığı üzerine açıklama yapmaya çalışayım;
Demirspor'luluk; Tribünlerde takımı desteklemek değildir. Onu okulda, evde, fabrikada ve sokakta yaşamaktır;
Demirspor'luluk; Holiganlık değil bir felsefedir;
Demirspor'luluk; Sevgi, saygı ve bağlılıktır;
Demirspor'luluk; Kaybettiğinde ağlamak, kazandığında gülmektir;
Demirspor'luluk; Düşene yardım etmektir, yaşlının elinden tutmaktır;
Demirspor'luluk; Bütün farkındalıkları bir yana bırakmaktır;
Demirspor'luluk; Bir orman gibi kardeşcesine yaşamaktır;
Demirspor'luluk; İhtiyacı olana kitap, defter gönderebilmektir, Hasta hemşehrisine düşünmeden kanını verebilmektir;
Demirspor'luluk; Kaybetse de vazgeçmemektir, takım halı sahada oynarken kaldırımda desteklemektir;
Demirspor'luluk; Delikanlı olmaktır, kadınına sahip çıkmaktır, annene ve babana saygısızlık etmemektir;
Demirspor'luluk; Her ne iş yapıyorsan o işin en iyisi olmaktır, kimseye kendini güldürmemektir, örnek alan değil, örnek olan olmaktır;
Demirspor'luluk; Haksızlığı yüksek sesle söyleyebilmektir;
Demirspor'luluk; Üstten bakmamaktır, hor görmemektir, küçümsememektir;
Demirspor'luluk; Geldiğin yeri ve kim olduğunu unutmamaktır;
Demirspor'luluk; Yaptığın her hareketle Armanı ve rengini temsil ettiğini bilmek, Maviyle yatmak lacivertle kalkmaktır;
Demirspor'luluk; Şeref, onur ve gururdur.

Azı mutlu, çoğu mutsuz ama hepsi umutlu çocuklara...
Dostluklarla!