19 Ağustos 2012 Pazar

Bekir ÇINAR'ı an(la)mak...



Aslında, bu yazıyı 2 gün öncesinde okuma imkânınız olacaktı. Lakin, rahmetli Bekir ÇINAR'ın hayat felsefesinde; direnmenin, umudun, kavganın ve anmanın belirli bir günü olmadığını hatırlatmak ve gerçek Adana Demirspor taraftarının hergününün "ONUR MÜCADELESİ GÜNÜ" olduğunu; bazı sahte kurtarıcılara birkez daha aktarmak, onları vicdanları ile başbaşa bırakmamak adına yazıyı bugün okuyorsunuz.
***
Bekir ÇINAR'ın ne dün, ne bugün, nede yarın hatırlanmaya ihtiyacı vardır. Olması gereken şudur ki; onu unutmamak ve hayatımızın her anında onu yaşatmak, Adana Demirsporluluk ruhunun varoluş gerekçesi olarak vicdanlarda asılı durmalıdır.
***
Yozgat'ta filizlenen, Ankara'da büyüyen ve Adana'da devrilen "KOCA BİR ÇINAR" ın bizdeki adıydı "O"
O; sahneye TEK çıkmaktan çekinmeyen, TEK inmekten gücenmeyen bir yaradılış. Yüreğinde manevi bir gücün simgesi ve arkasında olmakla gururlanan, yanında olmakla duygulanan; memleketin o esmer çocukları...

Başkan adaylığını açıklamasıyla beraber; yoluna döşenen nice hayâsızlıklarla boğuştu. Karşısına çıkan onursuzlukların yakasına tutuştu. Korku yoktu, cesaret vardı suyunda...
Yüzünden bir an olsun gülümsemeyi eksik etmedi. "O" nun gülümsemesi, bizim "Yeni baştan oynamamıza" vesile oldu. O güldükçe, biz inandık.. Biz inandıkça; "O" daha çok gülümsedi.
"Çok gülenlere iyi davranın. Zira; onlar bir köşede yalnız başlarına ağlarlar."sözünün temsilcisi olduğunu, o gittikten çok sonraları öğrendim.

Muharrem GÜLERGİN'i anlatırken büyüklerim ve ben gözümde canlandıramazken onun duruşunu, varoluşunu, armaya koşusunu; silüetinin Bekir ÇINAR olduğunu bilmek ve imrenmek düştü sadece bana...

» "Biz yetiştireceğiz, biz büyüteceğiz ve biz oynatacağız." derken; inandırıcılığını anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi.
» Tribünsel ambiansın, pozitif güç olduğunun farkındalığı içinde yaşanması gerektiğini öğrenmek için; Muharrem GÜLERGİN Tribününde başları yukarıya kaldırmak yeterliydi.
» "Ben, siyasi kimlik gözetmeksizin; bütün Demirsporluların başkanıyım." sözünün sağlaması için 4 Eylül'e gitmek yeterliydi.
» "İçimizden Biri" sıfatını anlamak için pankartın ucundan tutan ele bakmak yeterliydi.
» Bilet kuyruğu çilesini yaşadığını anlamak için eldeki kombineye bakmak yeterliydi.

Onun; söz ile anlatılmaz, yazmak ile tamamlanmaz Demirsporluluğu, "Sözde Demirsporlu" olanları o kadar rahatsız etmişti ki;kendilerini 58 bin TL'lik Adana'nın kirlenmiş raflarına kaldırmaktan geri durmadılar.
O gün, onun yanında yer almayanlar; bugün hikmetlerin tavan yaptığı sahtekârlıklarını tekrar su yüzüne çıkarmış ve onursuz hayatlarına vefakâr süsü vermekten geri durmamışlardır.

Bugün, gözyaşlarımda Bekir ÇINAR'ın esas definesini yürüttüm. Mücadelenin yarım kalan gözyaşlarını tamamladım şuursuzca ve ardından, metafizik gerilimin doruk noktasında buldum kendimi. Sonra en değer verdiğim varlıklar üzerine yemin ettim "KAZANMADAN DÖNEN KAHPE OLSUN" diye...

Bekir ÇINAR'ın ardından gelen onursuzların; bu renklerin değerleri üzerinden siyaset yapmaya, ticaret kurmaya ve katmadeğer yardakçı elde etmeye çalışmalarının basiretsizliği yanında; gerçek Adana Demirspor taraftarlarının nefesleri her an enselerinde olacak ve gün gelecek yine onlara en sert tokadı herbiri birer Bekir ÇINAR olan; gerçek Demirsporlular vuracaktır. Andolsun bu böyle olacaktır.
***
O, üzerine toprak serpilmiş bu memleketin sokaklarında koşarken geceleri ve mırıldanırken yalnızlıktan bunalan besteleri; ona "GİT" demek en doğru tercih olacaktı. Pişmanlık olarak kaldı...

"... Sonra yol kesilir, barikat kurulur,
Sonra üst aranır, hüviyet bakılır,
Sonra tüm hesaplar sana yıkılır...
Sakın bakma ardına,
Terket bu şehri..."(Yusuf Hayaloğlu)

(Ben bu satırları yazarken; Adana Demirspor'a yakışmayacak zihniyetler "Taraftarlar hakkında suç duyurusunda bulunacak kadar küçülüyorlar." Uzun uzun yazının başlığına bakmak lazım.)

Hiç yorum yok: