3 Mart 2016 Perşembe

Kulüp Tayfur Havutçu'yla anlaştı





5 ocak gazetesi'nden edindiğimiz bilgiye göre, anlaşmak üzere İstanbul'a giden Sedat Sözlü dün Tayfur Havutçu'yla anlaşmayı sağlayıp geri döndü.

Adana Demirspor'da Osman Özköylü'den boşalan teknik direktörlük görevine Tayfur Havutçu getiriliyor...Başkan Sedat Sözlü dün düğmeye bastı. Özköylü ile yolların ayrılmasıyla beraber öğle saatlerinde soluğu İstanbul'da aldı...Burada birkaç hoca görüşme sağlandı. Akşam saatlerine gelindiğinde ise önemli isim Tayfur Havutçu ile masaya oturuldu.
Yapılan görüşmeler neticesinde Tayfur Havutçu, Adana Demirspor'da çalışmaktan dolayı büyük mutluluk duyacağını iletti. Bu ifadenin ardından Başkan Sedat Sözlü 'tamam' dedi ve el sıkışıldı. Başkan Sözlü ile Tayfur Havutçu bugün Adana'da olacaklar ve sözleşme imzalanacak. Tayfur Havutçu ilk idmanına bugün çıkacak.
Başkan Sözlü, Adana Demirspor'un iyiliği için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerinin altını çizerken,"Dilerim bu yolun sonunda şampiyon oluruz. Zaten amacımız ve çalışmalarımız da buna yönelik. Bundan sonra daha titiz davranıp daha dikkatli olarak yetenekli oyuncularımızla başarıdan başarıya koşacağız."diye konuştu.

5 OCAK GAZETESİ

28 Şubat 2016 Pazar

Geç Yazdık Ama Yazdık: Sarmaşık - IVY

 

 Tolga Karaçelik resimsel tarzını bozmadan devam ediyor. Nefes alacak vakti olmasın zaten. İyi işler çıkarmaya devam...
  
  Değinmeden olmazdı. Nadir Sarıbacak Demirsporlu bir karakteri canlandırıyordu filmde. Bazen polarıyla bazen formasıyla belli ediyor bunu. Belki en doğal Adanalıyı oynuyor şimdiye kadar. Asi bir Demirsporlu... Bu gerçekçilik gözleri onun üzerine topluyor evet. Ama film diğer ölçüleriyle de dikkat çekilmeye değer. Sanki Tolga Karaçelik toplamış bütün ekibi, "Bakın güzel insanlar siz bugüne kadar bir sürü iş yaptınız, onları bırakın şimdi beni dinleyin. Herkes kafasına göre en iyi işi yapsın. Deneysel de olsa takılın." 
  
  Epizotlara ayrılmış şekilde izliyoruz hikayesini, hikaye sanki Türkiye halkını karakterleştirilmiş kişilerce Karaçelik'in gözünden bize seriyor. Baskıcı bir Erk'e direnmede kolektifleşme hikayesi... Ses olarak baktığımızda bana mı öyle geldi bilmiyorum ama bazen sağ kolondan bazen sol kolondan solo sesler geliyordu. Yani ses bir tarafa veriliyordu bazen. İlk karakterlerin vapura biniş sahnesinde de sesler çok üst üste biniyor. Resimsel açıdan Gökhan Tiryaki'nin kendi isteğiyle olduğunu düşündüğüm resimler var. Zincire bağlanan kamera veya o geniş depo resmi. Bunlar tartışmalı muhabbetler. Ama çok başarılı deneysel hareketler. Oyuncularda da böyle güzel kendi kendilerine hadi işinizi gösterin bana dediğimiz hareketler var. Bu deneysellik ve hadi performansınızı gösterin muhabbeti tadından yenmiyor.

  Hikaye de Kürt karakterinin kaybolmasından sonra kafalar biraz karışıyor. Orada seyircinin genelinin çözemeyeceği bir durum olduğunu düşünüyorum. Olaylarda hakikaten Kürt karakteri geri dönüyor mu? Yoksa bunlar Nadir'in ya da Cenk'in kafasında mı dönüyor? Bunlara cevap bulmak cidden zor. 
  
  İnsana izledikten sonra konuşacak adam arattırıyor. Endüstriyel sinema toplumunda da bu filmi izleyeni bulmak zor. Ben ilk çıktığı zaman izlemiştim ama hala seansları devam ediyor sanırım. İstanbul da Beyoğlu Sineması'nda izleyebiliyorsunuz. Bazı şehirlere de turne düzenliyor sanırım. Gidilsin, görülsün.

 Musa Arslan


24 Şubat 2016 Çarşamba

Garip Akımının Kurucusu, Orhan Veli'nin Meşhur Şiiri

Ne kadar ikinci karıyı almış Kozanlı oturuşu yapsa da etkiledi bugün bu şair beni. Şiir güzeldir, ruhun şırdanıdır. Gece yenir, tadında yenir ama doyurur.  Okuyun, okutun...



Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz?
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
                  Sanki bizim süper denen o lige çıkmamız için hissettiklerimizi anlatıyor del mi?

20 Aralık 2015 Pazar

Senin gözlerin vardı, Korktular gözlerindeki ateşten, silahlarına davrandılar... Dilek Doğan...



Beş kıtanın içinden başladı sefer 
Gidildi kuzeye doğru, gidildi, 
Ormanlar, kayalar, göller, denizler 
Şehrine varıldı, şehir yeşildi. 

Bu gelenler silâhsız adamlardı 
Her birisi yüreğini çıkardı. 
Her yürekte güzel bir şeyler vardı, 
Hayata sevdalar ilân edildi. 

Geceler beyazdı, gündüzler serin, 
Sözleri dövdüler dan dan da din din, 
Örsünde sıcacık yüreklerinin 
Ölüm bu sözlerden güçlü değildi.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Onlara İnat Şampiyon Olacağız!



  Vazgeçer miyiz sandınız?

  Yıldırır mı sandınız bu malubiyetler? İnananlar ordusuyuz biz. İki mağlubiyete, beraberliğe dönüp arkamızı gider miyiz sandınız? Savaşmayı biz aşağılarda öğrendik. Şu dakikada buradaysak vazgeçmediğimizden buradayız.

  Son dakikalardan geldik biz bu lige de. Hepimiz el ele tutuşmuştuk o dakikalar. Spikerler bile ağlaya ağlaya dua etmişti. Analarımızın duaları son dakikaya kadar susmuş muydu o zamanlar? Birimizden biri de arkasını dönüp gitmiş miydi? "Son nefesine kadar" savaşan adamlarız biz. Çınar'ların evlatlarıyız, onların yoluna yol mu kurarız sandınız? Şimdi hanginiz çıkıp da vazgeçmekten söz edebilir bizim hakkımızda?

  Şimdi silme zamanı göz yaşlarını. Boyunları eğme zamanı değil... Hocamız eğdi mi? Sahada siz, tribünde biz eğmeyeceğiz. "ONLARA İNAT ŞAMPİYON OLACAĞIZ!"

2 Mayıs 2015 Cumartesi

algı operasyonlarınıza rağmen: BU TAKIM BU SENE SÜPER LİGE ÇIKACAK!



Son günlerde gerek sahada, gerekse basında; Demirspor'umuza verilmek istenen zarar hakkında düşüncelerini, tayfamızın kurucularından Mete Serbes ve Tayfamızdan Doğuş Beyaztaş, Sol gazetesinde paylaştı:

Doğuş Beyaztaş: 

''Adana Demirspor 75 yıllık ulu bir çınardır.Tarihinde büyük başarılar yatmaktadır. Bu büyük çınar 20 yıldır hasret olduğu 'Süper' denilen lige çıkmaya bu kadar yaklaşmışken bir anda medyada algı operasyonu başlatıldı. Bu algı operasyonu, Adana Demirspor'un FİFA tarafından 3 puanının silineceği ve şampiyonluk yolunda geri bırakılacağı yönündedir. Bir hafta boyunca birçok kulüp yöneticisi sosyal medya üzerinden Adana Demirspor üzerinde adeta linç girişimi başlattılar. Takımımızı 29 hafta sonunda bu başarıya taşıyan Ünal Hocamız bu oyunları Gaziantep BB maçı sonra basın toplantısında yumruğunu masaya vurarak dile getirmiştir. Binlerce taraftarın haykırmak istediği cümlelere tercüman olmuştur. Son olarak Hocamızın o masaya vurduğu yumruk binlerce Demirspor taraftarının umut dolu mavi yürekleriyle yoğurulmuştur. Bunu kimsenin unutmaması dileğiyle..."

Mete Serbes: 

"Adana Demirspor'un, yıllardır dönen çarka çomak sokmasının sonucu olarak görüyorum tüm bu yaşananları. Adana Demirspor'un yarıştan kopması için, bütün psikolojik baskı unsurlarını devreye sokmaya çalışanlara karşı Ünal Karaman ve ardından da Adana Demirspor taraftarı sesini çıkarmıştır. Bütün mesele budur. Adana Demirspor; futbolu yaşam tadı olarak algılıyor ama bazı yöneticiler var ki, sahip oldukları kulüpleri farklı amaç ve idealler için kullanabiliyorlar. Adana Demirspor'un yürekli insanlarıyla böylesine umut verici bir noktaya gelmesi, şahsi menfaatleri zarar görenler tarafından tabii olarak engellenmek istenecektir. Yapılan plânlar boşa çıkacak ve her zaman olduğu gibi, yine iyi insanlar kazanacaktır.''

kaynak: http://haber.sol.org.tr/

1 Nisan 2015 Çarşamba

“Bu takım bu sene süper lige çıkacak!”


“Bu takım bu sene süper lige çıkacak!”İşte aynen bu şekilde bağırıyordu Adana Demirspor' un cefakar taraftarı...

 Böyle ve inançla... Gözlerinde hiç kaybolmayan o umut daha da ışıldıyordu. Küçücük çocukların yürümeye başlama heyecanı gibiydi. Bir babanın evladının doğusunu bekleme heyecanıydı belki ve bir ananın tüm doğum sancılarını çekişini hissetmişti çoktan. Uzak bir yoldan gelip sevdalısını görecek sevgilinin kalp çarpıntısıydı. Kolay değildi çünkü 1994 senesinden beri süper denilen ligde değildi Adana Demirspor ve hiç de süper değildi bu lig Adana Demirspor olmadığı için. 1990 senesinde doğmuş olan gençler hiç görememişti o ligi, insan hiç görmediği bir şeyi bu kadar izler miydi?

Yüklenin beyler yüklenin biz yenilirsek takim da yenilir biz inanalım onlar da inansın diye bir ses duyuldu. Geri dönüşü en iyi biz yapardık ne de olsa.

 Kendisini taraftar olarak nitelendiren ama isleri sadece hakaret etmek olan insanları aşağılayan ama aşağılamanın en büyük aşağılık olduğunu bilmeyen bir güruh sürekli hakaret ederek sinir bozuyordu, ama tribünde ne zaman kaybetmişti ki Adana Demirspor ya da şimşekler grubu.  3-0 geriye düşmek zordu acıydı ama başlarında abileri içlerinde bitmek tükenmek bilmeyen Adana Demirspor sevgisi olan şehrin asi çocukları teslim olmuyordu ve şimşekler çakıyordu sahada maç eşitleniyordu.

 Dillerde o güzel beste süper lige süper lige süper lige mavi simsek!


 Evet bu sene o sene, KOŞUYORUZ ŞAMPİYONLUĞA...

Mert Şen

23 Şubat 2015 Pazartesi

Açıklama..

Sayın: ARÇELİK A.Ş. Yatırımcı İlişkileri;

Dr.Fatih Kemal Ebiçlioğlu (GMY – Finansman ve Mali İşler) ve,
Doğan Korkmaz (Finansman Direktörü), dikkatlerine.

BEŞİKTAŞ FUTBOL YATIRIMLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş. / BJKAS 'nin 26.12.2013 tarihli KAP açıklaması ile duyurduğu; 2014/2015 sezonundan başlamak üzere gerçekleştirilen BEKO markası, forma sırt sponsorluğu çerçevesinde hazırlanan ve TV, internet gibi iletişim araçları ile halka ulaştırılan görsel/video reklamınızda yer alan “ – Biz bu formayla bir maçta 10 gol attık. “ repliği ile Adana Demirspor Kulübü, taraftarları ve tüm Adana Demirspor camiasının “ – Etik Davranış Kuralları “ nıza da aykırı olarak rencide edildiğine inanıyor ve haklı olarak KURUMSAL bir ÖZÜR açıklaması bekliyoruz.

Camiamıza bir gönderme içeren bu reklamda yer alan repliğin; Kurumunuz internet sitesindeki “– Etik Davranış Kuralları” içerisinde yer alan “ - Bu suretle ulusal ve küresel çapta, müşterileri, hissedarları, çalışanları, tedarikçileri, bayileri ve yetkili servisleri -kısaca tüm paydaşları- için güvenilirlik, devamlılık ve saygınlık simgesi olmayı hedefler. “ söylemine aykırı bir şekilde ulusal ve küresel düşünmeksizin, tamamen yapılan sponsorluk sözleşmesi çerçevesinde, elde edilmesi beklenen ticari karı gözeterek hazırlandığı çok açık ortada olan bu reklamın, gerek Adana ili içersinde yerleşik gerekse Yurt İçi ve Yurt dışında bulunan tüm Adana Demirsporlu’ları rencide ettiği tartışmasız bir gerçektir.

Müşteri ve Hissedarlarınızın sadece İstanbul’da ikamet etmekte olan Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ‘ mensuplarından oluşmadığı gerçeği de göz önünde bulundurulduğunda; Arçelik A.Ş. gibi köklü bir kurumun markası olan BEKO ‘nun; Türkiye’nin büyük ve önde gelen şehirlerinden Adana’da bu reklam dolayısı ile itibar kaybetmesi hiç kimsenin olmasını isteyeceği bir durum değildir.

Bu bildiri ile amacımız hiç kimsenin sportif anlamda elde ettiği başarıyı itibarsızlaştırmak değil bunu halka açık, ulusal ve küresel olduğunu iddia eden bir kurumun ticari menfaat amaçlı olarak kullanmasından duyduğumuz rahatsızlığı dile getirmek ve camiamızın haklarını savunmaktan ibarettir.

Bu bağlamda; “Kurumsal Özür” talebimizi tekraren, bu özür-açıklamanın gerçekleşmemesi durumunda gerek yazılı, gerekse sözlü basın açıklamaları ile internet ve sosyal medyanın sağladığı tüm imkanlar ile ve PTT 1.Ligde Şampiyonluk yolunda ilerleyen Adana Demirspor ‘un maçlarında tribünlerde; tüm yasal ve demokratik protesto – boykot haklarımızı kullanarak Adana Demirspor adına ve Camiamıza sahip çıkacağımızı tarafınıza bildiririz.

Saygılarımızla.

19 Şubat 2015 Perşembe

Adalet!


 Acıyla duyuldu adın. Elimiz kolumuz bağlı gibi oturup üzülmekten başka bir şey yapamadık. Ama arkada kalmasın o masum gözlerin. Adaletin yerini bulacaktır. Adaletin yerini bir gün bulacak, bugün bulmazsa da adil olmayandan intikam alınacaktır.

 Brezilya’da bir yaşındaki oğluna tecavüz edip öldüren aşağılık şahsa içeri girdiğinde yirmi mahkûm tecavüz etmiş. Kesilecek cezalar yarına da kalsa elbet kesilecek.

 Sen gittiğin cennetinde gezinmene bak güzel insan. Arkana dönüp bir kere bile bakma. Tertemiz bulutlarda gezinmene bak. Hesabın elbet sorulacak...


Bir Çınar Daha Kaybettik. Şener Ağabey...



İzmirli'ymiş aslen...

Tribünlerde görüp de böylesi de var.

Ne tarifsiz bağlılık dediğimiz çift teke düşmüş.

Allah'ın rahmetinin sonsuzluğundan şüphemiz yok.

Mekanı cennet olsun.

1 Ocak 2015 Perşembe

Bir Direniş Öyküsü...Adana Demirspor!



Memur ve işçi sayısı 500'den fazla olan kuruluşlar ve fabrikalar, öncelikle kendi personeline beden eğitimi ve spor yaptırmak için spor tesisleri yapmaya ve antrenör tutmaya mecburdurlar."


  Böyle başlıyordu "Adana Demirspor" hikayesi. 1930lu yılların sonundan, günümüze kadar uzanan bir direniş öyküsü.

  Kaçınılmaz bir savaş öncesi tedbir alınmak istenmişti belli ki. Ülke gençliğinin spor sayesinde kazanacağı dinamiklik büyük önem arz ediyordu o zamanlar ve yıllar ilerlerken ağır ağır, kimse bilemezdi "Adana Demirspor"un sevda gemisi haline dönüşeceğini.

  Takvim yaprakları 28 Aralık 1940'a uzanırken, eskimiş bir masa etrafında kuruluyordu Adana Demirspor. Eşref Demirağ başkanlığında lokomotif çalıştırıldıkça; şehrin her yanından, bu sese karşı bir reaksiyon gösteriliyordu. Fakat; aynı tarihlerde ülke genelinde kurulan 40'a yakın Demirspor'un neredeyse hiçbiri aynı reaksiyona muhattap olamıyordu.

  Kurulduğu andan itibaren sağlam temellere dayandırılan Adana Demirspor; 1950-51 sezonunda, futbolda Türkiye 3. sü olarak ilk meyvesini veriyor, ardından 1953-54 sezonunda Türkiye şampiyonu oluyordu. (Bu şampiyonluk, TFF tarafından onanmıyor.)

  1950'li yıllarda Adana Demirspor camiası içinde çatlatlar meydana geliyor ve Orhan Şeref Apak'ın öncülüğünde, şehrin diğer takımı Adanaspor kuruluyordu.

  1970'li yıllara varana dek, Demiryolları çalışanlarının başkanlık makamıyla göz bebekleri gibi baktıkları Adana Demirspor'un, bu yıllardan sonra ilk kez Demiryolları çalışanı olmayan bir başkanı oluyor ve böylelikle manevi olarak olmasa da maddi açıdan farklılaşma oluşuyordu.

  Toprak sahaların olduğu kadar, havuzların ve denizlerin de Adana Demirspor'u kabul etmesinin ardından, Halil Dalhan'ın kontrolünde ve Muharrem Gülergin'in kaptanlığında Adana Demirspor Su topu Takımı 17 yıl üst üste olmak üzere, toplam 29 yıl şampiyon oluyordu ve "Yenilmez Armada" lakabının başkaları tarafından kullanılmasına izin vermiyorlardı.

  "Isınmak için, deniz analarına dokunuyordum." diyordu Erdal Acet. Manş Denizi, damarda ki kanı bile donduracak kadar soğuk ve büyüktü. Gözlerine inanamadılar önce, sonra gazetelerde görüyorlardı fotoğrafını: "Adana Demirsporlu Erdal Acet, Manş Denizi'ni dünya rekoru kıra kıra 9 saat 2 dakikada yüzerek geçti."
"Bizim bir prensibimiz var. Kendimiz yetiştireceğiz ve Adana takımına koyacağız." böyle diyordu Ruhi Polisci. Adana Demirspor'un yapısı içerisinde kendine yer bulan sporcuların hemen hemen hepsi Adanalı ve Demirspor'un içinden yetişiyordu.

  Futbol, yüzme, su topu, atletizm ve sporun her dalı ile uğraşan Muharrem Gülergin'in, yağan yağmur ile çamura bulanmış topu görünmeyecek şekilde kaleye yollayan Füze Selami'nin takımıydı Demirspor. Kartal Yaşar'ın, İt Rıza'nın, İlhan Oflaz'ın takımı olduğu gibi..

  Milli Lig'de oynayan ilk anadolu takımı olma başarısını da elinde bulunduran Adana Demirspor, 1973 ve 1984 arasında 1. Lig'de boy gösteriyordu.

 Adana Demirspor'a karşı duyulan sevgi, gün geçtikce çoğalıyor ve 1980'li yıllarda "Şimşekler Grubu" adında bir taraftar oluşumuna gidiliyordu. Kurulduğu günden bu yana adından sıkça söz ettiren Şimşekler Grubu, her ne şartlarda olursa olsun takımı asla yalnız bırakmıyor.

 En son 1994-95 sezonunda 1. Lig'de oynayan Adana Demirspor'un, yönetimsel hatalar yüzünden alt liglere düşmesi ve buralardan kurtulamaması sevenlerini oldukça üzüyordu. Bu dönemlerde nefes alması bile zorlaşan Adana Demirspor'un nefesini, her defasında taraftarları açıyordu. Kâh açlık grevleriyle, kâh eşya piyangolarıyla, kâh yardımlarla..

 Uzun yıllar sonra taraftarın benimsediği ve "içimizden biri" olarak tabir ettikleri Bekir Çınar isminde bir kulüp başkanı geliyor ve elinden geleni yapmasına rağmen, şehrin büyükleri tarafından yeterli desteği göremiyordu. Talihsiz bir olay sonrası vefat ederek, Adana Demirspor taraftarlarını yasa boğuyordu.
Şimdilerde Adana Demirspor PTT 1.Lig'de mücadele ediyor. Kurumsallaşma adımları yavaş yavaş atılmakta. Şehrin ileri gelenleri, ellerini taşın altına koymaya başladı. Hedefin şampiyonluk olduğuna bütün camia inanmış durumda.

 74 yıl önce dikilen bir fidan, bugün koca bir çınar halini almış durumda. Dalları uzanabildiği her yerde. Taraftarlarının hala göz bebeği.
Nice yıllara Adana Demirspor ! Çok yaşa sen !

Mete Serbes

Twitter: @MiTo1940

13 Eylül 2014 Cumartesi

"KALICI GELİR" Kulüplerin Oksijenidir

Mete Serbes'in medya spor yazısından alıntıdır.

 Spor kulüpleri; şahıslara veya kurumlara bağlı kalmamak adına, sürekli gelir elde edebilecekleri bir yapı oluşturmak gereksinimindendir.

Aksi takdirde, mevcut spor kulüplerimizin çoğunun da içinde bulunduğu "borç çıkmazı" gerçekçiliği ile tanışmak zorunda kalırlar.
Kulüplerin borcunun kapanamayacak seviyelerde dolaşmasının başlıca nedenini, bir kazanç sektörü haline getirilen " kulüp yöneticiliği" olarak açıklayabiliriz. Günü kurtarma şeklinde bir anlayış ile yönetilen çoğu kulübün nefes alamayacak durumda olması gözle görülür bir gerçek.
Türkiye'nin köklü kulüplerinden birisi olan Adana Demirspor'da, kalıcı gelir sıkıntısı yaşayan kulüpler arasında kendisine uzun yıllardır yer buluyor.
Yönetimsel değişiklik sırasında vaadedilen "kalıcı gelir" sunumları her defasında proje aşamasında kalıyor ve her defasında taraftarın boğazı düğümleniyordu.
Yönetimi devralan nadir bazı yöneticiler bu konu hakkında samimi adım atmaya kalkışmışlarsa da, maalesef dış etkenler sebebiyle adımlar hep yarıda kaldı.
Kişisel bağışlar veya yerel yönetim desteği, Adana Demirspor'un ne yazık ki derdine derman olmadı ve olmamakta.
Adana Demirspor mevcut yönetimi, kalıcı gelir konusunda biraz daha gerçekçi davranarak konuyu ele alıyor ve böylelikle taraftarı çok fazla beklentiye itmiyor ama Adana Demirspor taraftarı, her sezon olduğu gibi bu sezon da ısrarlı bir şekilde kalıcı gelir isteğini dile getiriyor ve somut adımların atılması için şehrin dinamiklerini göreve davet ediyor.
Adana Demirspor'un kalıcı bir geliri olmadığı müddetçe borçların sürekli artacağı, kulübün enerjisinin boşa harcanacağı ve şahıslara muhtaç olunacağı, taraftarın ortak düşüncesi.
Türkiye'de tarihi sayfalara sığmayan birçok kulübün, bugün esamelerinin okunmamasının hep aynı noktaya dayanması gerçeğini gözönüne alarak; Adana Demirsporlu taraftarlar böylesine risk faktörünün minimize edilmesini bekliyor.
Sadece Adana Demirspor değil, Türkiye'de bu tür sorunlar yüzünden sıkıntılarla boğuşan her kulübün taraftarları ses çıkarmalılar. Seslerini yöneticilere, yerel idarecilere ve şehrin dinamiklerine ulaştırmalılar.
Kulüplerin, zarar etmeden kendi döngüsünü oluşturabileceği bir yapı dizayn edildiği anda birçok düzelmişliğin beraberinde geleceği gerçeği unutulmamalı.
Kulübünüzü ele güne muhtaç etmeye devam ettiğiniz sürece, bir sabah uyandığınızda kulübünüzü bıraktığınız yerde bulamayabilirsiniz.
Twitter: @MiTo1940

Kaynak:  http://www.medyaspor.com/haber/bir-kalici-gelir-hikayesi-27806

15 Haziran 2014 Pazar

Babalar Günün Kutlu Olsun SOMA



Yine bir gün güneş doğuyor, bana ay gözüküyor; günler doğmuyor, güneşler açmıyor...
Dün karneyi aldık. Arkadaşlar evlerine koştu, babalarının yanlarına... Öğretmen bana baktı, ben ona, belki bi o hatırladı seni. Ortada kaldık ben, yırtık çantam, elimde karnem, ne yapacağını bilemeyen ayaklarım. Şaşırdım, içimde bi ağrı , bi eşelenme, bi kazı vardı. Temelini giderken atmıştın o kazının. Birden canlandı ayaklarım, ben değil ayaklarım koştu. Çamurlu, dikenli, toprak yollardan geçtim. Geliyordum bekle. Bekle her şeyim. Bekle babam, ben ve babalar günü hediyen karnem sana geliyoruz. Toprağın altındasın ama ölmedin. Öldüremediler bak seni katiller, yılanlar...




Babalar günün kutlu olsun...

10 Haziran 2014 Salı





Bizi biliyon "k" harfini pek kullanmayız, hep içimize atarız. Çukurova' nın bereketli topraklarının kolay asabileşen, kanı her daim deli akan, kaşlarını çatıp "bak hele bişe yok deel mi" diyen.. Ne olursa olsun üç kişiyle bir kişinin üstüne gitmek yerine, bir kişiyle üç kişinin üstüne giden...

Alkolün her türlüsünü sevip, şampanya içemeyen, rakının boğmasından hoşlanan, herkese iğrenç gelirken şırdan yenmez mi dayı diye şaşıran, sabah sabah ciğer yiyebilen, vejetaryenim diyene amansız bir hastalığa yakalanmış gibi bakan...

Demirspor'u herkesi yendiği için yenebildiği için değil, herkesle başa çıkabileceğine inandığı için seven... En büyük atar sözü " isterse Allah' ın oğlu olsun" olan..

Bizi biliyonuz,Adanalı, Adana Demirsporlu adamlarız işte...




Mert Şen

9 Haziran 2014 Pazartesi

Bir Ülke Ki Kardeşçesine





Millet olarak geçtiğimiz bu kritik süreçte bağımsızlığımızın, birliğimizin bütünlüğümüzün simgesi, atalarımızın dedelerimizin kanıyla sulanan bayrağımızı koruyup, Yüce Önder Atatürk'ten miras aldığımız cumhuriyeti yaşatacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Kardeşliğin önemli olduğu bu dönemlerde nefret söylemlerini de şiddetle kınıyoruz. Kanla, tırnakla ödenen bedellerce kazanılan topraklar hepimizindir. Biz bu ülkede artık nefret ve kanın değil rengarenk çiçeklerin yeşermesini istiyoruz, artık fitne akbabalarının değil barış güvercinlerinin uçtuğu bir ülke istiyoruz...


İstanbul Tayfası








5 Haziran 2014 Perşembe

Şırnak'da Bir Katliam!



Ne kadar da basit oldu ölmeler, öldürmeler. Arkada kalanlar, binlerce yetimler , ağıtlarla anneler, kardeşinin dağılmış cesedini teşhis etmeye çalışan abiler, yıllarca kurak gözlerinden hiç durmayan oluklar akan babalar, feryatlar "bari cesedi gelsin" feryatlar, feryatlar...
Bir fotoğraf etrafına çocuk, büyük insanların toplandığı bir ceset, yerde yatan cansız bir ceset ve onu sıradan bir şeymiş gibi izleyen uykulu gözler. Azrail'in pazar günü izninin dahi olmadığı topraklar. Neler oluyor bu topraklarda, neler?
Sakin ol sadece 4 kişi öldü belki de 4 kişi daha ölecek, belki de onlar da öldü! Kazanç ne mi? Bugün sabah öğle akşam tabağında para yiyen vicdansız bi kaç adam birazcık daha katabilecekler tabaklarına! Acaba geceleri uyuyabiliyorlar mı?
Uyumasınlar, çünkü insanlık her gün uyanamamaları için dua ediyor.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Bekir Çınar'a Mektup



İyi ki doğdun başkanım..

İzliyor musun ''ŞEHRİN ASİ ÇOCUKLARINI'' oradan? gittiğinden beri çok da değişen bir şey yok bizde. gene birçok maçın sonunda '' CANIN SAĞ OLSUN BE DEMİRSPOR'UM'' deyip önümüzdeki maçlara bakıyoruz. kime anlatıyorum, kime dert yanıyorum, sevdiği kulübü anasından babasından eşinden çolundan çocuğundan çok seven sana mı anlatıyorum, ben de!

Hayat bize çok şanslı davranmamıştı bunda hem fikiriz ama senden ayrılacak kadar da kötü bir şey yapmamıştık sanırım, işçi sınıfının takımını destekliyorduk, muhaliftik ve azınlıktık ama sevdiklerimiz kaybedecek kadar da uğursuz değildik diye düşünüyorduk ama sen gittin ve bir daha da hiç olmayacaksın. ACI. mutluluğun resmini yapamayacak olan Abidin DİNO acının resmini yapabilirdi gidişinle. mezarını ziyaret edeceğiz bir gün, atkımızla formamızla sloganlarımız ve marşlarımızla, o gün gelene kadar kızmadan üzülmeden gönül koymadan bekle. elimde bir poster olacak o gün. üstünde Türkiye 1.Lig şampiyonu ADANA DEMİRSPOR yazacak ve ben onu toprağının üstüne koyacağım, yanımda bizim çocuklar, hayatının belki de en güzel doğum günü hediyesi. Başkanım diyeceğim bak bu çocuklar hep Demirsporlu, bu sene İstanbul' da çok deplasmanımız var, nasıl eğleneceğiz bir bilsen, keşke o güzel gülüşünle aramızda olsaydın.

Biz inanıyoruz hala. İnandıkça büyüyor ve çoğalıyoruz. sana ihanet edenler gibi değiliz. çünkü biliyoruz, HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ... 

İyi ki doğdun başkanım... Seni seviyoruz.

Mert Şen

Doğum Günün Kutlu Olsun Yürekli İnsan


Doğum günün kutlu olsun yürekli insan. Değerin geç anlaşıldı belki ama yeni çınarlar doğdu arkandan senin yolunda yürümek uğruna...
İşte sen olmasan bir araya gelemeyecek İstanbul'da okuyan, yaşayan insanların senin hakkında düşündükleri:


"O da bilirdi borç takıp gitmeyi, lâkin şerefliydi, kulübü için canından vazgeçti."
-Yunus Emre Aslan

"Bekir Çınar, soyadı gibi büyük bir adamdı."
-Ramazan Köysu

"Şehitler ölmez.Sen Demirspor şehidisin başkan."
-Sarper Şölen

"Sahipsiz Adana, bir sahip çıkmadı sana."
-Ali Benli

"Armaya adanmış bir ömürsün,halkın başkanı."
-Burak Halaç

"Sadece başkan değil ağabey,dost.. her şeydi.Onurun adı Bekir Çınar."
-Doğukan Akpınar

"O ip senin değil bizim boynumuza geçti ağabey."
-Mete Serbes

"Cebinde yoktu, canından verdi.Bekir Çınar ölümsüzdür."
-Mustafa Sönmez

"Bir başka başkandın Bekir Çınar."
-Esad Akdağ

"Yeni çınarlar doğsun diye nasıl da devrildi koca Çınar."
-Fatih Arslan

"Şimdi sen gittin ya Çınar, gelenler oldu onursuzca..."
-Hüdaverdi Çağlayan