6 Kasım 2009 Cuma

İDDAA...

Herkese selam öncelikle...İDDAA yazı serime bu hafta başlıyoruz...eminim sizin katılımızla dahada güzelleşecek...

Arkadaşlar öncelikle iddaa puan durumuna bakarak ismine bakarak oynanılan bir oyun değil..bunu herşeyden önce bilip ona göre kupon hazırlamamız lazım...sakat cezalı listesi önceki yaptığı maçlar şu anki form durumu önemli...ama benim iddaa oynarken önem verdiğim nokta VALUE oranlardır..

Value dediğim olay yurtdışındaki bahis şirketlerinin aynı maça bizim iddaa dan daha az oran vermeleri yani maçı banko görmeleri...ee biz o oranları nerden bilecez..bildiğim topu topu 2 site diyorsanız işte işinizi kolaylaştıracak bi kaç site;

http://www.bari91.com/
http://www.betexplorer.com/

Ülke ülke yaklaşık 20-30 bahis sitesinin oranlarının ortalamalarını veren hatta o siteleride gösteren linkler bunlar..maçtan 1-2saat önce bakmanız daha faydalı olur çünkü gerçek oranlar o saatlerde ortaya çıkıyor..

Şimdilik baktığım kadarıyla VALUE oranlar şunlar;


109 Hartberg- FC Admira 5,00 3,5 1,40

Y.D. Hartberg- FC Admira 7.12 4.22 1.38



289 Sport Recife-Cruzeiro 2,80 3,20 1,90 ALT-ÜST 1,75-1,60

Y.D. Sport Recife-Cruzeiro 2.48 3.28 2.56 ALT-ÜST 1.95-1.57



352 Emmen-De Graafschap 4,00 3,30 1,55

Y.D. Emmen-De Graafschap 5.89 3.72 1.50

Arkadaşlar kupon yaparken çok araştırın..mesela şu aralar domuz gribi var arayın bulun domuz gripli topçuları..real betiste 6 tane vardı çokta eksikleri var keza blackburn de 3oyuncu domuz gribiydi..

Bu hafta diğer bahisleri yorumlar kısmında bildirecem...hepinize şimdiden bol şanslar,bol kazançlar...

5 Kasım 2009 Perşembe

Yüreğimizden Taşanlar

''Tam 10yıl oldu taraftarlar süper ligi görmedi ki '' diye başlayan bestemiz bile eskidi...''Tam 5000 gün oldu'' yazılı pankartımız bile eskide kaldı Ankara Tayfası...Sayaçla tutuyoruz artık saymaktan vazgeçtik...her gece kendiliğinden atıyor 1 sayı...hem kendinden hem ömrümüzden...şarkılarda arar olduk kendimizi aşkımızı...herkes bir yerden tutturuyor hikayemizi ama bizi anlatan yok daha...

Of ulan keşke..diye başlıyor cümlelerimiz...herkesin bir ilk maç hayali oluştu süper ligdeki ilk maç için...her sene geçecek bu günler diye başlıyoruz...yola çıkıyoruz sanki yolculuğa çıkıp evde birşey unutmuş gibi geri dönüyoruz..her sene sil baştan diyoruz..olmuyor işte olmuyor...garip olansa her olmadığında dahada artıyor umudumuz sevgimiz...onları geçtim dahada kalabalıklaşıyoruz...ilginç şaşılacak bir durum bu zaten...bu kadar acıya rağmen dayanıp dahada artan sevgi bir tek bizimkisi...

Bu olanların sorumlularına gelelim...işin özü orda tabiki...futbolcu bile aldığı galibiyetten sonra karda kışta uzakta yakında hep yanında olan seni ağzına almayarak galibiyeti başkalarına hediye ediyorsa bir sorun var burda...ters giden birşeyler var bu kulubün içinde....bizim bundan sonra amacımız bir üst lige çıkalım olmamalı asla...birilerinden kurtulmak lazım herşeyi tersine çeviren...işte o zaman başarı gelir gelecektir eminim...

İKİ SATIRLIK ADAMLARI
MUSALLAT ETTİK ÖMRÜMÜZE
BUNDANDIR BÖYLE DİBE VURUŞUMUZ...

4 Kasım 2009 Çarşamba

Thomas Doll...




Tanımayanlar var ise söyleyeyim resimdeki şahıs Gençlerbirliği Teknik Direktörü Thomas Doll...

Doll'u Hasan KILIÇ abi'min sayesinde takip etmeye başladım...
Ve Müthiş bir teknik Adam olduğuna kanaat getirdim...

Fenerbahçe'ye 3-0 yenildikleri maçta ilk golden sonra Türkiye liglerinde ender rastlanan bir oyun düzeni sergiliyor ve Fenerbahçeye karşı defansif yerine ofansif bir oyuncu alıyor ve Forveti üçlüyor...

Yenildikleri maç sonrasında çıkıyor ve şu açıklamayı yapıyor :" Taraftarlar buraya güzel futbol izlemek için geliyor, fakat biz bugün o güzel futbolu sergileyemedik; buraya gelen taraftarların paralarını iade etmek lazım." ve o güzel futbolu sergileyemeyen futbolcuları antreman boyunca protesto ediyor ve kale direğine yaslanarak konuşmadan 1,5 saat geçiriyor...

Ben bu adamın kıymeti bilinmeli diyenlerdenim ve Türkiye'nin böyle bir Teknik Adam'a ihtiyacı olduğu inancındayım... Takip edin bu adamı... Ben takip ettim zevk aldım... Türk Milli Takımın başına geçebilmesi dileği ile...

Demirspor diyeceğim ama neyse...

Varmısın...Varım...

Durup dururken düşündüğüm birşeydi bu...hayatımda her zaman olmasına rağmen...aslında adanademirspor.com da yapmak istediğim bir hayaldi..kısmet burayaymış...herkesin ilgisini çekebilecek bir düşünce...İDDAA...

Çoğumuzun deplasmana gittiğinde yaptığı ilk şey otobüsten inip iddaa bayine gitmek...her zaman bu böyle oldu..ve hayatımızın bir parçası artık...pazartesi akşam nete girip salı-çarşamba-perşembe..perşembe akşamıda cuma-cumartesi-pazar-pazartesi bültenine bakmak...misli mi sistem mi oynamak..herkesin düşüncelerini paylaşacağı bir konu...benimde aklıma gelen yılların deneyimlerini size aktarmak...aranızda bazı arkadaşlar beni gayet iyi tanır...iddaayı takip ettiğim kadar derslere baksam bitmişti bu okul...nese...

İşin özü her hafta burda iddaa başlıklı bir yazı yayımlayıp sizlere bilgiler vermek...tabiki sizin katılımlarınızda önemli paylaşmak isteyeceğiniz çok şey olabilir...herkes kendi düşüncelerini yazsın bakalım biz futboldan ne kadar anlıyoruz...

Varmıyız...bence Varız...

2 Kasım 2009 Pazartesi

İstanbul Tayfası & Gelişmeler




"Bu Blog İstanbul Tayfasını Toplar." sözünü ilk duyduğumda "Saçmalama" demiştim kimsenin haberi olmadan; İstanbul Tayfası oluşum aşaması, ilerlemesi ve sonuç tablosu ile alakalı daha geniş bir zamanda daha geniş bir bilgi sunulacağı inancndayım, her taşın yerine oturması lazım öncelikle...

"İstanbul Tayfası" Böyle bir oluşumdan çoğu kişinin haberi olmadığını düşünmekteyim. Bu bizim eksikliğimizden kaynaklanıyor olmalı ki yavaş yavaş gelişim gösteren Tayfamızın reklamını iyi yapmamız gerekmektedir. Reklam konusunda çoğu kişi diyebilir ki siz reklam peşindemisiniz? Böyle bir gayemizin olmadığını söylememize gerek olmadığını düşünüyorum. ancak "İstanbul Tayfası" adı altında bulunduğumuz her ortamda Demirspor ve Demirsporluluk ruhunu canlı tutmak adına bu reklama ihtiyacımız olacaktır.

Gelişmeler adına şahsım büyük mutluluk duymakta. Herkes elinden gelenin en iyisini yapma arzusunda koşturuyor. Müthiş bir telefon trafiği yaşanması zannedersem bu işe gönül vermenin göstergesidir...

Atkı konusunda sorulan sorular'a cevaben "Herşeyin en iyisi olması gerektiğini düşünerek hareket ediyoruz. Kalite ve görsellik bakımından sınırları zorlama peşindeyiz...

Pankart için her an yaptırabiliriz düşüncesi ön planda...

Fanzin hemen olacak birşey olmadığı için biraz daha organizasyon, biraz daha buluşma lazım...

Not : Gelen mesajlar konusunda Ankara ve İstanbul Tayfaları bir buluşma yapsın gibi enteresan bir fikir sunmuş arkadaşlar. Kulağa hoş gelen bir seda... Neden olmasın diyerek kapatıyorum...

Saygılar...

1 Kasım 2009 Pazar

KADER MAÇI...KADER MAÇI...KADER MAÇI...

ÖNCELİKLE KADERİMİZİ BİZ ÇİZMİYORUZ BUNUN FARKINA VARMAMIZ LAZIM...EN SON KAZANILAN ŞAMPİYONLUĞUNUZDA BİLE (2001-2002'DE DENİZLİ'DE KARŞIYAKAYI YENDİĞİMİZ MAÇ) TOPÇULAR BİR ÜST LİGDE OYNAYAMACAKLARINI BİLDİKLERİNDEN ELENMEK İSTEMİŞLER BİR SÜRÜ KULİS DÖNMÜŞTÜ...ŞAMPİYON OLDUĞUMUZ SENE BİLE ŞAMPİYON OLMAK İSTEMEYEN TOPÇULARLA OYNADIK BİZ...GÜNÜMÜZE GELELİM..BU SENE YİNE UMUTLARLA DOLU..SEZON AÇILIŞLARI LİVORNO MAÇI..GÜZEL BİR HAVAYLA BAŞLADIK AMA TALİHSİZ SONUÇLARLA HEDEFTEN BİRAZ UZAĞIZ ŞU AN...URFA BERABERLİĞİ UMUTLARI NE BİTİRMEMİZE NE DE ARTTIRMAMIZA SEBEP OLDU...KADER MAÇIMIZDI URFA MAÇI BUNDAN 3HAFTA ÖNCEKİ TARSUS MAÇI GİBİ..2HAFTA ÖNCEKİ İSKENDERUN DEMİRÇELİK MAÇI GİBİ...FARKINDAYSAK GRUPTA KİMLE OYNASAK KADER MAÇIMIZ OLUYOR...BÖYLE LAFLARI BIRAKMAMIZ LAZIM ACİLEN...TARSUSTA BERABERE KALDIK NOLDU? İSKENDERUN A YENİLDİK NOLDU? URFAYLA BERABERE KALDIK NOLDU? HALA BİRŞEYİN BİTTİĞİ YOK...BİTEN AZALAN ADANADEMİRSPOR.COM DA YAZILARIMIZLA HER HAFTA GALİBİYETE ŞARTLANDIRDIĞIMIZ O GENCECİK YÜREKLERDEKİ IŞIK...BIRAKIN O UMUTLAR YEŞERSİN ÇOĞALSIN...

GİDİN HER HAFTA DEMİRSPORA OYNAYIN İDDAA DA BANKO DEMİRSPOR...KAYBETSEK BERABERE KALSAK DAHİ GİYİN FORMANIZI TAKIN ATKINIZI DOLAŞIN SOKAKLARDA..TAKILIN KAZIM BÜFEDE MUZLULAR BENDEN...ŞARTLANDIRMAYIN KENDİNİZİ KARDEŞLERİM HAYATI MAVİYLE YAŞAYIN..BİTMESİN İÇİNİZDEKİ UMUTLAR SÖNMESİN İÇİNİZDEKİ DEMİRSPOR AŞKI..

İYİ HOŞ GÜZELDE KARDEŞİM NE ZAMANA KADAR DİYORSANIZ SON HAFTA ÇIKMAMIZ İÇİN 4PUANA GEREK KALANA KADAR...HEM BU GRUP ÖYLE BİR GRUP Kİ 3MAÇ ÜSTÜSTE GALİP GELEN PLAY-OFF İÇİN UMUTLANIYOR..TEK ŞART BİR SERİ YAKALAMAMIZ...ONDAN SONRA BİZİ KİMSE TUTAMAZ...

30 Ekim 2009 Cuma

SÖZ ŞİMDİ BİZDE(ELLİDÖRT)


Şehrini Tribünden seven bir arkadaş ile sohbetteydik bu kez...

Sakaryaspor Taraftarı benim sevdiğim tribünlerden birisi... ELLİDÖRT Nick'li arkadaşım ve ben... Buyurun...

Mito : Bize Tatangalar'ın Taraftar profilini tanımlarmısın?

ELLİDÖRT : Objektif bakmak gerekirse Sakaryaspor Tribünlerinin orjinal bir tribün olduğunu görüyorum. Türkiye'de bulunan tribün gruplarının bizim bestelerimizi söylemeleri bunu açıklıyor... Zannedersem şehrini tribünden seven başka bir taraftar topluluğu yok...

Mito : Nedir peki "Biz Bu Şehri Tribünden Sevdik" sözünün anlamı?

ELLİDÖRT : Şehrimizi ve Tribünü çok seviyoruz biz; ikisini birbirinden ayıramıyoruz... Biz Sakaryaspor'umuza siyasetin bulaşmaması için canla, başla mücadele edenlerdeniz, Şehir ve Tribün kavramı birlikte hareket ettiğinde siyaset doğal olarak geri planda kalıyor...

Mito : Tribünsel olarak siyasete karşısınız yani...

ELLİDÖRT : Futbol'a siyasetin karışmasına karşıyız, Siyasetin Sakaryasporu kullanmalarına karşıyız...

Mito : Sende Şehrinden uzaktasın bizler gibi... Takımını uzaktan sevmeyi nasıl anlatırsın?

ELLİDÖRT : İstanbul'da ikamet ediyorum, okulum dolayısıyla bursada oluyorum çoğu kez... Takımını uzaktan sevmek başka memleketlerde kendi şehrinin takımının formasını giyip atkısını takıp yürürken hiç tanımadığın insanların tebessüm etmeleri, selam vermeleri takımını uzaktan sevmenin bir göstergesi... Hani çok istediğin bir şey olurda; onu almak için para biriktirisin ya onu alıncada mutlu olursun... Biz gurbet'te bulunanlar içinde Sakaryaspor maçları aynen öyle işte... Bazen aldığın o şey arızalı çıkar, mağlubiyet gibi... üzülürsün fakat yine biriktirisin paranı sırf onun için...

Mito : İstanbul'da neler yapıyorsunuz takımınız için?

ELLİDÖRT : Sakarya'lı olupta Sakaryaspor'dan bihaber olanlar var... Asıl amacımız gittiğimiz her yerde anlatabilmek aşkımızı...

Mito : Anti-İstanbul tezini savunurmusunuz?

ELLİDÖRT : Şehrinin takımı dururken İstanbul takımlarını desteklemek abes geliyor bana... Farkına varılmalı Anadolu'nun...

Mito : Kasımpaşa maçında (Ligden düşülen maç) izlemiştim sizi... Alışık olmadığımız bir sahneydi açıkcası ligden düşen bir takım taraftarı ve sahaya atlamayan taraftar ve kırılmayan koltuklar... Sadece "Seviyorum Seni" nedeni neydi?

ELLİDÖRT : O sene devre arasında alacağını tahsil etmek isteyen 13 futbolcu ile ilişkimizi kesmiştik, devre arasında gelen futbolcularla devam ettik lige... Onlar gerçekten de Sakaryaspor için mücadele ettiler, sahada ayak basmadık yer bırakmıyorlardı... Biz o futbolcuların mücadele ettiklerini gördük "Bizim için savaştıklarını gördük"

Mito : Peki Türkiyede yaptıkları ile gözünüzün önüne sürekli gelen bir tribün varmı adını söyleyebileceğiniz?

ELLİDÖRT : Son zamanlarda Adana Demirspor ve taraftarları sürekli göz önünde... İstanbul takımları zaten gözümüze sokuluyor basın tarafından...

Mito :Son olarak ne söylemek istersin?

ELLİDÖRT : Tribünlerde çekirdekçileri istemiyoruz...

Bize ayırdığı vakti için Sakarya'lı kardeşime TEŞEKKÜR ediyorum...

29 Ekim 2009 Perşembe


tavırLar ..
profiL fotoğrafLarı ..
yüzLerce yorum ..
29 ekimLe birLikte geLen bir furya ..
30 unda unutuLacak bir CUMHURİYET ..

ne üLke faşizanLığım vardır,
ne de Atatürk ..
ikisinide severim ancak; en az onLar kadar ..
Deniz kadar severim ..
Mahir kadar,
MevLana kadar ..

bizimdir çünkü, gençLiğimindir bırakıLan her söz, eyLem ve yaşatıLmak istenen ..

bir şeyLer hak ediLebiLdiği öLçüde kuLLanıLmaLı ..
ben! ben cumhuriyeti hak ediyormuyum diye sormaLı genç!
bir şeyLeri yapmış oLmak için yapmamaLı insan ..

yıL 2009, ayLardan ekim .. gün se 29 !

Ankara’nın göbeğinde PKK bayrağı açmak serbest,
şehitlikte basın açıklaması yapmak yasak ..
Ermenistan’la dostuz! ( ki bu bizim kafamızdaki, damarLarımızdaki barış değiL! ), Azerbaycan’la küsüz ..
HrantLar üLkemizde katLediLir haLde ..
öcaLan'ı affedeLim savaşındayken hükümet,
diğer yanda eLine siLah aLmamış profesörLer terörist iLan ediLiyor artık diye yazar oLdu köşe yazarLarı ..
iLkeLeri oLanLar, satın aLındıLar ..
okLar karavana !

peki soruyorum;

şimdi pişman oLmadığını söyLeyip yurda dönenLer kutLamaLarLa karşıLanırken,
siLahLı mücadeLeden her an uzak durmaya çaLışan DENİZ size ne yapmıştı? MAHİR ne yapmıştı ? ve diğer onurLu insanLarın suçu neydi ? hani şu astıkLarınız ÇİFT DÜĞÜMLÜ İPLE !

geçmişini biLemeyen, göremeyen, şimdi öküzün trene baktığı gibi tv seyreden gençLiğe kaLdırıyorum kadehimi .. koyun, koyun kırmızı birşeyLer profiLLerinize ..

yıL 2009, ayLardan ekim, günse 29! CUMHURİYET ! yitip gidişinin şerefine içiyoruz ..

affet !
çağ çıkar çağı , susup izLemeyi seçiyoruz ..

şşhhh ..
/secher :.

GENÇLİĞE HİTABE !

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

28 Ekim 2009 Çarşamba

Cumhuriyet'in Çocukları 86 Yaşında...


Adana Türk Ocağında Konuşma
15 Mart 1923

Ferit Celâl (Güven)’in gençler adına verdiği söyleve cevap olarak...

"Efendiler! Memleketiniz, güzel Adananız bilirsiniz ki, tarihin bilinen devirlerinden beri tamamen bir Türk memleketidir. Fakat bu Türk memleketi vatanın diğer kısımlarından daha az belâlar, felâketler, inkılâplar geçirmemiş değildir. Ancak bu memleketin seçkin evlâtları daima o felâketlere karşı gelmiş, direniş göstermiş, varlığını korumak için çalışmışlardır. Bana milletin kurtuluşu yolunda ilk girişim hissinin bu kutsal topraklardan gelmiş olması dolayısıyla, hemşehrisi olmakla övündüğüm bu toprakları yüceltirim. "

Yaşasın Türkiye CUMHURİYETİ! Yaşasın Cumhuriyet Devrimi ! Atam İzindeyiz !