8 Mart 2013 Cuma

Türkiye'de "KADIN" olmak

Bu soruya ülkemizdeki kadınların her biri farklı yorum getiriyor ama ana fikir bu ülkede kadın olmak zor...
 Peki neden bu ülkede kadın olmak bu kadar zor ?
 Cevabı sosyal ahlakın çökmüş olması elbette. Kocalar eşlerine baskı uyguluyor, babalar kızlarına, ağabeyler kız kardeşlerine ve hatta erkek evlatlar annelerine... Bu baskı günümüzde psikolojik düzeyden, fiziksel düzeye ilerlemiş durumda...

 DAYAK !
Ülkemizdeki her 3 kadından ikisi hayatında en az bir defa az önce saydığımız erkek karakterlerinden birinden şiddet görüyor... Eğer günlük gazetelerdeki 2. sayfada bulunan ünlülerin yaşamı sayfasını okumaktan vazgeçip 3. sayfadaki ünsüzlerin ölümünü okursak bu söylediğime hak verilir...
Adam (!) 10 yaşındaki oğlunun yanında eşini 13 defa bıçaklayarak öldürüyor.
Adam (!) Hakimin boşamadığı "Evliliğiniz bitmesin" dediği eşini 12 gün sonra 72 bıçak darbesiyle öldürdü.
Adam (!) 60 küsürlerindeki annesini döverek altın dişini söküyor...
Adam (!) 13 - 14 yaşındaki kızını damat ile yaptığı anlaşma ile "5000 TL karşılığında sattım." diyerek yazıyor ve imzalıyor.
Adam (!) Eve gelirken kahvehanenin önünden geçiyor diye annesini hastanelik ediyor...
Bunun gibi örnekler çoğaltılarak gider. Ülkemizdeki kadınlara yönelik bu hareketler sadece şahıs olarak değil kurumsal olarak da sürdürülmekte. Emniyet Müdürlükleri de bunlara örnektir. Bir kadın "Kocam beni dövüyor, öldürecek diye korkuyorum." diyor. Polis memuru da -o da erkek!- "Kocadır döver bir şey olmaz." diyor. Bu tam 3 defa gerçekleşiyor ve 4. şikayet vuku bulmadan kadın, koca şiddetiyle can veriyor. İlgili memurlara açılan soruşturma ne oldu sonucunu bilmiyorum. Ama tahmini zor değil hak verirsiniz ki...
 TECAVÜZ !
Yolda yürüyorum ve karşıdan gelen karşıcinsimin yanımdan geçtiği sırada çekinerek omuzlarını düşürdüğünü başını yere eğdiğini gördüm. Bayanın yanımdan geçerken bana öyle tavır sergilemesi hemcinslerimin yaptıklarından dolayıdır. Gözle, elle ve lafla yapılan tacizlerin haddi hesabı yok.
Çoğumuz anımsarız N.Ç.'yi... 13 yaşındaydı ve 26 kişinin tecavüzüne uğramıştı. -Yazmaktan utanıyorum bu kısmı kardeşlerim.- Bu kardeşimiz tecavüzden sonra sadece bir koltuğa oturabilmek için tam 3 hafta boyunca anüs bölgesinden ameliyat ve bir çok cerrahi operasyon yapıldı... 26 kişinin hepsinin adı tek tek biliniyor ve hepsi de dışarıda. -İsimlerini vermem bloğumuz için uygun olmaz ama internette çok rahat bulunabilir.-
N.Ç. davasının sonucu ise ülkemiz için rezalet !!!
"...İlişki sırasında N.Ç. adlı kişinin 'Ah' gibi sesler çıkarması gösteriyor ki kendisi bu ilişkiye isteğiyle girmiştir..."
26 kişi dışarıda ve N.Ç. sadece koltuğa oturabilmek için 3 hafta tedavi gördü.
 Zulmü yapan hep erkek, suçlu olan hep kadın... Kardeşlerim ben bu ülkede erkekliğimden de ve Devletimizin kadını koruyamamasından utanıyorum. "Kadınlar cehennemlik, onların hepsini yakmalıyız."  diyen insancıklar tanıyorum... Bugün dünya emekçi kadınlar günü ve ülkemizde sadece erkeler, köleler ve çocuklar olduğu için bu gün kutlanmamakta... Söylemek istediğim çok şey var ama kimsenin başını da ağrıtmak istemem.

Bizi bugünlere sürükleyen herkese yazıklar olsun...
"Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa.."
Sevgi, Saygı, Bağlılık kardeşlerim ve değerli renktaşlarım.
İnançlarımızla !

7 Mart 2013 Perşembe

Adana Demirspor'umuz - Manisaspor maçı için..

Bu Cumartesi Adana Demirspor'umuz - Manisaspor maçını beraber izleyebilmek için; saat 18:30 da Beşiktaş/Kazan'ın önünde buluşuyoruz. Ve daha sonra yan tarafta bulunan "Şeker Cafe"ye geçiyoruz. / 2.Baskısını çıkardığımız atkımız ve polarımız, almak isteyen arkadaşlarımız için orada olacaktır. 

Est Sularus Oth Mithas

Yönetimin Halleri...

Her ne kadar basın toplantılarında aksini iddia etseler de taşeron yönetim taraftarın duygu ve düşüncelerine karşı ne kadar saygısız olduğunu yaptığı eylemlerle göstermeye devam ediyor...
Taraftar olarak bizler Ali Utku kardeşimizin vefatından dolayı hiçbir etkinlik ve organizasyonu yakın zamanda planlamazken taşeron yönetim bir balo organize ediyor. Elbette ki kınıyoruz ! Kınamalıyız da çünkü ilkin acımıza saygı gösterilmedi ve sonrasında ise sadece birkaç yüz kişiyle, taraftarın içinde olmadığı "Balo" adı altında bir eğlenceyle kutlama yapıyor. Biz halkın takımıyız, İlk sporcularımızın ve taraftarlarımızın tamamı emekçi insanlardan oluşuyordu. Taraftarlarımızın gelir ortalaması yoksulluk sınırı altında ve bizim için hayattaki en lüks şey sevmek, sevilmektir... Bizim durumumuz böyleyken Fuar alanlarında balo ile kutlama yapmak ne demek. Biz halkız, fuar alanında değil sokaklarda, balo ile değil davulla, zurnayla, halayla eğlenir ve sevincimizi paylaşırız. Hal böyle iken bu lüks eğlenceler de nedir ?
Taşeron yönetim aksini iddia etse de taraftardan ne kadar uzak olduğunu, belki bilmeyerek, göstermiş oldu.
Kaybımızın daha ilk günlerinde böyle şeyler hiç olmamalıydı. Gerçi kime söylüyorum ben ?!
Tabi bir de açık arttırma var bu baloda... Yahu biz Demirspor atkısı ile yola çıktığımız zaman yürüyüşümüze, konuşmamıza ve tavırlarımıza çeki düzen veren insanlarız. O derece armaya ve renklere bağlı ve saygılıyız. O derece ona aşığız ki isteriz kimse onu anarken kötü anmasın, kelimelerini düşünerek söylesin. Senin ne haddine insanların alın terinin, emeğinin, gözyaşının ve gülmelerinin sembolü olmuş bir simgeyi rakı masasına meze seçtirir gibi ortaya koyup "Açık arttırma" denen bir sistem ile fiyat biçtirtmek. Hiçbir rakam bu sayılanları satın alamaz ! Yok alsaydı neden dünyanın en zenginleri en mutluları değil ?! Biz böyle dedik ya hemen taşeron yönetim açıklama yapmış; "4 büyükler bile bu fiyata ancak satıyor. Biz bunu başardık." 4 büyükler ve Spor Toto Süper Lig üzerine endeksli Türkiye futbol camiasının bu ana akımına bizim taşeron yönetim de katılmış... Baksanıza verdiği örneğe. Biz cebimize bir kuruş girmesin dedikçe taşeron yönetim her an fırsatları kovalıyor belki birkaç lira cebimize fazla girer diye... Uzun lafın kısası Demirspor taraftarı ile olan bu zıtlığından dolayı siz taşeron yönetimi yarınlarımızda istemiyoruz. Ve bunun için diyoruz ki... YÖNETİM İSTİFA !!!

Sevgi, Saygı, Bağlılık
İnançlarımızla!

6 Mart 2013 Çarşamba

Takipçilerimize şahsım adına açıklamamdır...


Demirsporlu ve bloğumuzu takip eden her renkten ve cinsten kardeşlerim ve arkadaşlarım;
Son zamanlardaki iş yoğunluğu nedeniyle blog ile pek ilgilenemiyorum. Ben de birçoğunuz gibi çalışan bir insanım ve maalesef çok yoğun bir çalışma döneminden geçiyoruz işler çok yoğun yaklaşık 2 haftadır sabah işe gidip akşam eve gelip yatıyorum. Bizi buradan takip eden belki 1 kişi belki 1000 kişi herkese bu konu üzerine mahcubiyetimi belirtir ve daha dikkatli ve ilgili olacağımı niyet ederim.
 Gündem çok yoğun değerlendirilecek, tartışılacak ve açıklık kazandırılacak çok konu var. Amacımız Demirspor’u yaşamak ve yaşatmaktır. Unutmamak ve hatıralara kazımaktır. Duruşumuzu, tavrımızı ve sözümüzü açık bir şekilde söylemektir. Gündemdeki konulara somut durumun somut tahlili ile yorum getirmektir…İlkelerimizden hiç kopmamak ümidi ile;
 Sevgi Saygı Bağlılık
İnançlarımla!

3 Mart 2013 Pazar

Müslüm GÜRSES'e veda ediyoruz !



Adana Demirspor Tribünlerinde apayrı bir yeri olan Müslüm GÜRSES'e ahde vefaya gidiyoruz...

Çoğumuzun diline düşmüştür şarkıları. Bazen aşık ettirmiştir bizi, bazen sevdirmiştir, bazen sinirlendirmiştir, bazen özletmiştir, bazen unutturmuştur seveni.. Bazen galibiyette, bazen mağlubiyette olmuştur yanımızda, şimdi de biz onun yanında oluyoruz..

Yarın saat 11:00 da Beşiktaş/Kazan'ın önünde buluşuyoruz ve bunca yıl bizi bırakmayanı, bizde bırakmıyoruz. Cenazeye gidiyoruz !

Açıklamamızdır !!



Acısını yüreğinde hisseden, sevincini renktaşlarıyla bölüşen değerli Adana Demirspor Taraftarları..

Biz bu açıklamayı yaparken; ellerde kadehler çoktan kalkmış, gözler oryantâl aramakta ve kahkahaların boyutları hat safhaya ulaşmış bulunmakta.

Adana Demirspor'un 72. Kuruluş Yıldönümü Balosu adı altında Demirspor'u halktan koparmaya çalışıp, ellerine geçirdikleri tüm ürünleri açık arttırmayla satan, akıllarınca kendilerine bir çıkış yolu bulan zihniyeti Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak kınıyor ve lanetliyoruz.

Yapmış olduğunuz bu jakoben tavrın, daha acımızın üzerinden 2 gün geçmeden kadehlerde ve kahkahalarda boğulmasını asla unutmayacağız.

YAZIKLAR OLSUN !!

1 Mart 2013 Cuma

Güle güle "Mavi Çocuk"


Adana Demirspor'un kendisi küçük ama yüreği büyük taraftarı aramızdan ayrıldı. Kelimeler yetersiz, duygular yetersiz, ağlamak yetersiz.. Yolun açık olsun çocuk, bizi sevenlere selam söyle !

27 Şubat 2013 Çarşamba

Adana Demirspor İstanbul Tayfası | "DERBİ"

Ne maçı, ne tribünleri anlatmaya gerek duyuyorum. Söylenebilecek herşeyi herkes söyledi. Adana Demirsporlu olmaktan bir kez daha gurur duyabiliriz. Bu zevki yaşamalıyız!

Adana Demirspor İstanbul Tayfası olarak; derbi için 2 farklı organizasyonda bulunduk. Aynı anda hem Adana'da, hem de İstanbul'da maç izleme alternatifi oluşturmaya çalıştık. Çok güzel bir organizasyon oldu. Bu vesile ile Adana Demirspor İstanbul Tayfası bünyesinde bulunan arkadaşlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ellerini taşın altına koymaktan çekinmiyorlar, korkmuyorlar.

Adana Demirspor İstanbul Tayfası, Adana'da..


Derbi'yi İstanbul'da beraber izleyebilmek için buluştuk..

23 Şubat 2013 Cumartesi

EVLERE ŞENLİK DERBİ !

Derbi başlamadan olaylar patlak vermeye başladı bile. Önce taraftarımıza ayrılan koltuk sayısı, sonra bizim için reva görülen fahiş bilet fiyatı... Oysa ki ligin ilk yarısında Adanaspor A.Ş. taraftarına ayrılan koltuk sayısı yaklaşık olarak 2 katıyken bilet fiyatları sadece yarısı kadardı...
 Somut durumun somut tahlilinde olayı ele aldığımız zaman;
Verilen kontenjanın en az 4 katı taraftar oraya gelecek ve izdiham belki taraftarlar arasında kavgalar çıkacak. Elbette ki Şimşekler Grubu olgunluğunu koruyacaktır ama maçın önemi, hassasiyeti ve niteliği göz önüne alındığında her biri oldukça değerli bu biletleri almak için münakaşa ve kavga olması muhtemeldir. Bu konuda Şimşekler Grubu'nun Facebook üzerinden paylaştığı "ADANASPOR MAÇI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA.." adlı bildiri okunulmalı.
Açıklanan bilet fiyatları ise taraftarımızın her halükarda bileti alacağı ve armayı destekleyeceği bilindiğinden fırsattan istifadeci rant merkezlerinin bu durumdan pay çıkarması yönünden ne kadar isyan etsek, karşı çıksak da sıra dışı ve ya beklenmedik bir durum değildir. Bunu da ülkemizde en iyi anlayanlardan biri de halihazırda biz Demirspor taraftarlarıyızdır.
Temennimiz son zamanların saygı duyulan taraftarları olarak bizler stada giriş ve çıkışlarda hiçbir provekeye mahal vermeyerek bir kere daha insanlığımızı "Ötekilere" göstermemizdir... Futbol son dakikaya kadar skoru belli olmayan bir oyundur. Ama bu tribünlerde pek geçerli değildir. Futbol'da sahada alınan puan kadar tribünde alınan puan da artık skor için önem arz etmektedir. Hem stat içinde hem de dışında, Demirsporlu'luğumuzdan hiçbir şey vermeden bu şehre bir kez daha haklı mücadelemizi hissettirmeli ve kalplerdeki o közleri yeniden tutuşturmalıyız...
Halkın takımı her zaman kazanır. Tabi yarın ki rakibimiz kazanımları sadece 3 puandan ibaret görebilir kendi bakış açısızlıklarıdır saygı duyuyoruz.
Artık sözün yetmediği yerdeyiz sanırım. Yarın akşam oynanacak Adana derbisinde tüm teknik heyet ve futbolcularımıza başarılar diliyoruz. Armanın hakkını vermeleri umuduyla...
Halkın takımı | Halkın taraftarı
İnançlarımızla !

19 Şubat 2013 Salı

Haber Görünüm Yorum

Demirspor evinde ağırladığı K. Erciyesspor'a 1-3 mağlup oldu. Demirspor'umuz orta sahada kayıp, ileride çok adamla hücum yapamayan, defansın hata yaptığı bir maçtı ki 2 gol açıkça defans hatasıyla yendi. Deplasman takımı için ise ev sahibinin bu hataları göz önüne alınırsa kolay bir maç geçtiği kesin elbette.
 Bu olaya şöyle bakabiliriz; ya bizim takım çok kötü oynadı ya da rakip takım gerçekten muhteşemdi. Kendi bakış açımla anlatayım; Demirspor ilk 4 dakikada 4-5 defa ani ataklarla pozisyon bulmaya çalışarak oyunu kontrol etmeye çalıştı. Ben bu dakikadan sonra sahada Demirspor'lu görmedim ! Demirspor'un hem teknik heyetinin hem de sporcularının inançlı bir takıma karşı mücadele gücü 90 dakikada sadece 4 dakika... Ben dün akşam utandım çünkü mücadele ederek yenilmedik. Tribünde taraftar, sahada futbolcu, çizgide hakem hatalıydı. Ben Cüneyt Çakır'ı yargılayamam. Şampiyonlar Ligi'nde ve Avrupa Kupasında çok önemli maçlar  yönetmiş ve maç için hayati kararlar vermiştir... Hata yapabilir elbette Türkiye Futbolunun en temiz ve en sağlam adamı olsa da. Aynı keza Bahattin Duran için durum böyle... Asıl sıkıntı Skoru Verilmeyen gole ve verilen kırmızı karta yüklemekte...Bu takımın bu skorla vicdanı rahat mı, 60. dakikada Şimşek gibi tezahürat yapmaya başlayan bu taraftarın vicdanı rahat mı, Sonraki hafta derbi olduğunu bile bile kırmızı kart almayı başaran futbolcunun vicdanı rahat mı ??? K. Erciyesspor her zaman ki futboluyla oynadı, her zaman olduğu gibi her zaman ki futbolla oynamayan bizdik... Geçen yazımda söylediğim gibi rakamların sonuca etkisi pek yoktur. Pazartesi akşamı bütün biletler satılıyor ama sadece 3,000 kişilik ses çıkıyor o da 60. ve 70. dakikalar arası sadece... Bu maça çok yorum getirilir elbette ki ama son olarak şunu söylemek istiyorum; futbolcu- hakem-taraftar üçgeninde kaybeden kesinlikle futbolcular ve taraftarlardır. Bu maçı hep beraber kaybettik, Torku Konyaspor maçında hep beraber 3-3'e getirdiğimiz gibi...
İnançlarımızla !