26 Eylül 2012 Çarşamba

SEVGİYLE İHANETİN YÜZLEŞMESİ..

ŞİMŞEKLER GRUBU BASIN AÇIKLAMASI

SEVGİYLE İHANETİN YÜZLEŞMESİ

Dün yönetimin yaptığı açıklamayı ibretle okuduk. Acaba yönetim bu açıklamaya, yaptığı sahte üyeler ve kendi çevresindeki insanlar dışında kaç Demirspor’lunun inandığını sanıyor. Kaç tane Adana Demirsporlu’yu bu açıklama ile kandırabilirsiniz. Sorun şu; yönetim yine o eski yönetim de, Taraftar o eski taraftar değil. Adana Demirspor Taraftarı yıllardır duruşuyla Şampiyonlar Liginde ama yönetim hala 3.lig’de. Israrla anlamak istemedikleri konu ise; Taraftar artık bu masallardan da sizden de sıkıldı.

Öncelikle şuradan başlayalım; Adana Demirspor Taraftarının ‘’aklı da, fikri de, herşeyi de’’ yerinde. Adana Demirspor Taraftarı kimsenin kendisini yönlendirmesine ihtiyaç duymaz, kimsenin yönlendirmesine de izin vermez. Hep aynı bayat yakıştırmalar; Adana Demirspor Taraftarı bir belediye başkanına, bir yönetime, bir hocaya ya da bir futbolcuya tepki veriyorsa, mutlaka bunu birinin yaptırdığını söylerler. Çünkü onlar için bu tepkilerden tek kaçış yolu budur. Yani en bayat yalan; Adana Demirspor Taraftarı neye tepki verse mutlaka birileri organize ediyordur. Sanki Adana Demirspor Taraftarının aklı yok, fikri yok, düşüncesi yok, sağlıklı düşünemiyor. Aynı dünkü açıklamada Adana Demirspor Taraftarını Selahattin Aydoğdu’nun kışkırttığının söylendiği gibi. Yani Adana Demirspor Taraftarının 3 aydır verdiği tepkiyi Selahattin Aydoğdu organize ediyormuş.
Bu Adana Demirspor Taraftarına hakarettir. Kusura bakmayın yönetimdeki beyler; söz konusu Adana Demirspor olduğunda taraftarın bilgisi de, bilinci de, tecrübesi de herkesi ama herkesi cebinden çıkarır. Adana Demirspor Taraftarını talimatla iş yapan paralı askerler mi sanıyorsunuz? Dünyada öyle bir güç var mıdır ki Adana Demirspor Taraftarına maçta yada maç dışında ne yapacağını söylesin. Dünyada öyle bir güç var mıdır ki Adana Demirspor Taraftarının Demirsporluluğunu satın alsın. Dünyada öyle bir şahıs var mıdır ki Adana Demirspor Taraftarının Demirspor konusunda ne yapacağını taraftardan iyi bilsin. Sizi perde arkasından sürekli yönlendirenler olabilir. Ama Adana Demirspor Taraftarını kendinizle karıştırmayın…
Önce yürüyüş yapan 4-5 bin taraftara 650 kişiymiş, onlarında büyük çoğunluğu çocukmuş dediniz. Bu tutmadı, büyük tepkiler aldınız ve sonra statda sadece Şimşekler Grubu protesto edecek dediniz. Maratonun ve Kapalı B Üst’le C Alt’ın tamamı Şimşekler Grubuyla beraber Adana Demirspor’un geleceği adına tepki verince sus pus oldunuz. Şimdi de SESSİZ ÇOĞUNLUK diyorsunuz. Sessiz çoğunluğa seslenerek size sahip çıkmalarını bekliyorsunuz. Zaten bunu yaparak Rize maçında istifa diyen yaklaşık 15 bin taraftarı, Konya maçına gelip protesto eden yaklaşık 10 bin taraftarı, Ankara Tayfasını, İstanbul Tayfasını, İzmir Tayfasını, Mavilacivert.com’ daki taraftarlarımızı yani herkesi dışlıyorsunuz…
Ama yine işinize gelmeyen konu şu; sessiz çoğunlukta, sesli çoğunlukta, bilinçli çoğunlukta, bilinçsiz çoğunlukta, statdaki insanda, sokaktaki insanda yani kime sorarsak soralım sizi istemiyor size tüm gücüyle karşı çıkıyor.
Çünkü siz Adana Demirspor Tarihinin en kötü yönetimisiniz. Yönetime sahte üyelerle diktatörlükle geliş şeklinizden, bugün onbinleri hiçe sayışınıza kadar herşeyiniz skandal..
Finallerden 2 ay önce Mehmet Gökoğlu ve yönetimine karşı olduğumuzu hem Grupla, hem Ankara Tayfasındaki bazı dostlarla, hem İstanbul Tayfasıyla, hem de tanıdığımız Demirsporlularla paylaşmıştık, yani sizin dediğiniz gibi bu tepki Temmuz’da başlamadı. Herkese finallere kadar sabredelim ama bunlarla olmaz demiştik. Niye demiştik peki; futbolcuya 150-200 milyar vermediniz diye 4’te 4 yapan takımı bozdunuz, kalıcı gelir anlamında 1 tane olumlu adım atmadınız, hep belediyenin ağzına bakan yönetim oldunuz. Sonuçta şu anki mevcut yönetimden bir çok isim o yönetimde vardı.
Defalarca söyledik ama yine yineliyoruz; bizler en başından beri camiadaki saydığımız büyüklerimizle ve tüm Demirsporlu Taraftarlarla ortak hareket ettik. Çünkü söz konusu olan ADANA DEMİRSPOR’UN YARINLARIYDI, BORCUYDU, RAHAT ETMESİYDİ, GÜÇLÜ OLMASIYDI, BELEDİYEYE MUHTAÇ OLMAMASIYDI, TÜRKİYE GÜNDEMİNE REZİLLİKLERLE OTURMAMASIYDI. Ama bu hayati konular ve vasıflar ne Mehmet Gökoğlu’nda ne Önder Serin’de ne de yönetimlerinde var idi. Bu yüzden Selahattin Aydoğdu yönetimine destek verdik. Sponsorlar vasıtasıyla 10 trilyon hibe son 20 yılda bir ilkti. Bunu yapacak şahsın adı Mustafa da olsa, Ahmet de olsa, Hüseyin de olsa fark etmez ona destek verirdik. Çünkü Demirsporluluk bunu gerektirir.
Çetin adında bir futbolcu kampı terk etti, siz kampta dediniz, adam İstanbul’dan çıktı. Şener 1 gün idmana çıkmadı örtbas etmeye çalıştınız. Güvenç Kurtar idmana çıkmadı, İstanbul’a gitti, siz sorun yok ailesini görecek dediniz. Yine Güvenç Kurtar istifa edecek diye haber çıktı, siz öyle birşey yok dediniz, ilk maçtan 1 gün önce kalktı istifa etti. Demirspor Tarihinde bir ilk yaşandı. Hiçbir yönetimin uzantısı değiliz dediniz ama Bolu’da dinlenme tesislerinde tepki veren Ankara Tayfası’na hocanın istifasının ayrıntılarıyla ilgili açıklamayı ne hikmetse Mehmet Gökoğlu yaptı. Konya maçından sonra acil toplantınıza Mehmet Gökoğlu’da katıldı, yani her daim sizinle ve perde arkasında biliyoruz.
Ramazan Çimen Gruptan bir kardeşimizi Konya maçından önce cepten aradı. Noter aracılığıyla istifa ettiğini söyledi ve bunu Abilerinle paylaş dedi. Onu istifadan vazgeçirdiniz diye hala yalanlamaya çalışıyorsunuz, oysa ki kardeşimize çektiği istifa mesajı hala kayıtlı bir şekilde duruyor.
BU KADAR YALAN ÜRETMEYİ BAŞARMAKTA MARİFETTİR. EN İYİ YAPTIĞINIZ İŞ BU…
Kaç gündür sevdiğimiz, bize yakın insanları aracı yapıyor ve Şimşekler Grubuyla anlaşmaya çalışıyorsunuz. ‘’ NE İSTİYORLARSA SÖYLESİNLER ‘’ gibi teklifler ulaşıyor bize. Hala davamızı, sevdamızı anlayamamışsınız. Bizi satın alabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Şunu sokun kafanıza; hiçbir güç Adana Demirspor Taraftarını satın alamaz.
Bu mücadele SEVGİYLE İHANETİN YÜZLEŞMESİ’DİR. Çünkü onbinlerce taraftarın tepkisini umursamayıp o koltukta oturduğunuz her gün Adana Demirspor’a ihanet ediyor ve büyük zararlar veriyorsunuz. Yaz aylarında bırakmış olsanız güçlü bir yönetim oluşmuş, tüm şehir ve taraftarlar bu yönetim etrafında kenetlenmiş, güçlü bir kadro oluşmuş, borçlar erimeye başlamış ve tek yürek Süper Lig’e yürüyüş halinde olacaktık. Ama sırf kendi koltuk sevdanız, egolarınız ve çıkarlarınız uğruna yapıştınız koltuğa. BU MU SİZİN DEMİRSPORLULUĞUNUZ? Her Allah’ın günü Adana Demirspor’a yönetimde kalarak zarar vermek mi? Koltuk sevdanız yoksa bütün Demirsporluların merak ettiği tek bir soru var ama tek bir soru;
HAZİRAN’DAN BU YANA ADANA DEMİRSPOR TARAFTARLARININ TAMAMINA YAKINI SİZE İNANILMAZ BÜYÜK TEPKİLER VERMESİNE RAĞMEN NİYE BIRAKMADINIZ, NİYE BIRAKAMADINIZ??? HİÇ KİMSE DEMİRSPOR TARAFTARININ BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU BÜYÜK TEPKİ VERİRKEN YÖNETİMDE KALAMAZ, PEKİ SİZİ BUGÜNLERDE O KOLTUKTA TUTAN NE??? TEMMUZDAN BELLİYDİ PROTESTOLAR OLACAĞI, TARAFTARI SUÇLAYIP NİYE ŞİKAYET EDİYORSUNUZ???
EY TAŞERON YÖNETİM!! ADANA DEMİRSPORUN SAHİBİ DEĞİLSİN, ADANA DEMİRSPOR’DAN BÜYÜK DEĞİLSİN, DEMİRSPOR TARAFTARINDAN BÜYÜK DEĞİLSİN. BİR YAZARIN DEDİĞİ GİBİ SİZ DEMİRSPOR DEMEK DEĞİLSİNİZ, NASIL SİZE YAPILAN PROTESTOLARI DEMİRSPOR’A YAPILMIŞ SAYIYORSUNUZ.. SİZE BU CÜRETİ, BU YETKİYİ KİM VERİYOR…
ADANA DEMİRSPOR TARAFTARI SİZ GİDENE DEK BU ONURLU MÜCADELEYE DEVAM EDECEK, DEMİRSPORUMUZ İÇİN BUNU YAPACAĞIZ. İÇİNİZDEN BİRİ HEVESLENMESİN, YERİNİZE GELEMEZ, GELİRSE KIYAMET KOPAR…
ADANA DEMİRSPOR’A DAHA FAZLA İHANET ETMEYİN, DAHA FAZLA ZARAR VERMEYİN VE SADECE İSTİFA EDİN…
 
HER ŞEY ADANA DEMİRSPOR İÇİN…….. ŞİMŞEKLER GRUBU……..

25 Eylül 2012 Salı

Yav he he "Bağımsız"sınız...

... Konyaspor maçından sonra, olağanüstü bir toplantı yapılıyor. Toplantıda M.GÖKOĞLU'da yer alıyor. Yönetimde bulunan 7-8 kişinin "İstifa edelim artık." söylemleri püskürtülüyor ve istifa etmek isteyenler ikna ediliyor. "Belediye'den ruhsat bekleme" nedeni içerisinde istifa geri çevriliyor...

Adana Demirspor sözde yönetimi, "KUKLA" olduğunu bir kez daha "M.GÖKOĞLU'ndan emir alarak" kanıtlamıştır. "İstifa etmeyeceksiniz." emrinin uygulamacısı Ö.SERİN her ne kadar "Biz bağımsız bir yönetimiz" desede; aslında M.GÖKOĞLU'na göbek bağı ile bağlı oldukları aşikar.

***
Tribünde kim bağırıyor?

Başkan(!) Önder SERİN'e "Yönetimde istifa söylemleri" üzerine mesaj attım. Mesajımda, "İstifalar hayırlı olsun. Yol arkadaşlarınızın bu onurlu davranışlarından dolayı kendilerini kutluyorum. Darısı sizin başınıza." şeklinde iyi dileklerimi belirttim. Mesajım sonrası; beni arama zahmetinde bulundular.
Söz konusu istifa haberlerinin beni neden bu kadar mutlu ettiğini sordu. Bende kendisine"Sizleri istemiyorum, hatta nefret ediyorum. Yol arkadaşlarınızın istifa etmesi beni mutlu eder. Kendi aranızda dahi birlik olamıyorsunuz demek ki. Sizin de istifanızı dörtgözle bekliyorum."şeklinde cevap verdim.
Önder SERİN; şu anda istifa ettikleri takdirde takımın kötüye gideceği, düzenin bozulacağı, karanlık günlerin geleceği gibi masallar mırıldanmaya başladı. 10.000 kişinin "Yönetim İstifa" sesine kulak vermediklerini, vicdanlardan yoksun olduklarını bir kez daha yüzlerine vurmamla birlikte, savunmasını biraz daha genişleterek; beni Konyaspor maçına davet etti. Protokolde yanında maç izlememi, bağıranların sadece bir grup olduğunu göreceğimi belirtti. Bende kendisine, yanında oturacak kadar alçalmadığımı belirtmemle birlikte, "sen Demirsporlu değilsin" diyerek daha da alçaldı. Bende kendisinin emir aldığı kişilerin değil Demirsporlu, Adanalı dahi olmadıkları söyleyip kapattım.
Şimdi soruyorum:
Konyaspor maçında;
Yaklaşık 8.000 kişi ellerinde "Yönetim İstifa" yazılı dövizleri kaldırdı mı, kaldırmadı mı?
"Yönetim İstifa" diye bağıranlar 8.000 kişilik bir grup mu?
Kapalı B Üstte bulunan taraftarlar kime küfür etti?
Maraton'da bulunan 55-60 yaşındaki dayılar kime hakaretler savurdu?

***
Neden bağırmadınız?

Konyaspor maçının 60. dakikaları oynanırken; Şimşekler Grubu, Maraton ile karşılıklı "ADESE" tezahuratını yapmaya başladı. Yaklaşık 3-4 dakika süren bir tezahurat sonrası, "Sıra sende kapalı" sloganı ile birlikte tüm kapalı (Kapalı A-Üst dahil) ayağa kalktı. Şimşekler Grubu ve Kapalı tribün "ADESE" tezahuratını 2 defa söyledikten sonra, Kapalı B-Üst'ün "ADESE" yerine "İSTİFA" tezahuratını girmeleri sonucunda Kapalı A-Üst tribününde ses kesildi. Kapalı B-Üst tribününde bulunan taraftarların kendi düşünceleri ile gerçekleştirdikleri bu tezahurat yaklaşık 5-6 dakika sürdü. 5-6 dakika boyunca Kapalı A-Üst tribününde tek bir ses dahi çıkmadı.
Kapalı A-Üst tribününde bulunan yaklaşık 200 kişilik insanın 8.000 kişiden daha haklı olduğunu bir kez daha gördük(!)
Şimşekler Grubu'na atılmadık iftira bırakmayıp; karşılıklı tezahurat yapma sevdası nereden geldi? Sizin 2 maç önce, maratona eşlik etmesini söylediğinizde aldığınız tepkiyi unuttunuz mu? Madem bir işe başladınız (Tezahurat yapıyorsunuz) neden devamını getirmiyorsunuz? Biz bu tezahuratın devamını çok güzel getireceğiz ki; bu ses kulaklardan çıkmayacak.
Sokaklarda yürüyen 5.000 kişi haksız, 200 kişi haklı.
Tribünde bağıran 10.000 kişi haksız, 200 kişi haklı.
İstanbul Tayfası, Ankara Tayfası, İzmir Tayfası haksız, 200 kişi haklı.
Tarih bizlerin onurlu duruşunu yazarken; sizlerinde yazacak birşeyinizi bulur elbet.
***

Dipnot: Tribünde yerini alan, 10.000 adet "Yönetim İstifa" yazılı dövizleri taraftarlar kendi ceplerinden ödeyerek yaptırmışlardır.

3 fotoğraf...

İstanbul Tayfası "Denizli" ye giderken... Enerji depolarken

Adana Demirspor "Şampiyon" kadrosu

Yorumsuz

Köşeye sıkışanlar

Adana Demirspor mevcut yönetiminin artık istifa etmekten başka çıkar yolu kalmamıştır. Buna bağlı olarak; yönetimin şakşakçılığına soyunan bazı kişilerin de, kendi aralarında rant kavgalarına tutuştukları kulaktan kulağa yayılmaktadır. Bankalarda duran hesaplarda "yüzmilyarların" olduğu konuşulurken; açılan işyerlerinin, binilen son model arabaların nereden peydahlandığı hususunda "görünen köyün kılavuzuna" bakmak yeterli olur.

***

"Takıma faydalı olun."

Şimşekler Grubu başta olmak üzere; gerçek taraftarların dile getirdiği "Yönetim istifa" sesleri, mevcut yönetimce ve yönetimden nemalanan bazı kesimlerce,
"Taraftarın bu şekilde yönetimi protesto edişi takıma zarar veriyor. Takıma destek olunması, takıma faydalı olunması gerekli." şeklinde yorumlar yapılarak kesilmeye çalışıldı. Ancak; beyinlerini kullanıp-kullanmama konusunda şüpheye düştüğüm bu insanlara karşı, anlamak istemeyeceklerini bildiğim halde tekrar açıklıyorum.

" Şimşekler Grubu'nun susmasının Rizespor maçının sonucuna etki ettiğini söyleyenler;
Adana Demirspor Taraftarları takıma çok maç kazandırmıştır. Çok maça etki etmiştir. Doğrudur. Peki; geçen sene 15.000 kişinin stadı yıktığı maçlarda gelen mağlubiyetleri nasıl açıklayacaksınız? İstisna diyenleriniz çıkarsa eğer, bende onlara derim ki; bu denli etkili gücü olan taraftarın yakasından neden düşmüyorsunuz? Yoksa bu takımın başarılı olmasını istemiyor musunuz?

Futbolcular verilen tepkinin kendilerine olmadığının farkında. Sizler üzerinize alınmıyorsunuz da; futbolcular mı alınsın üzerlerine?"

***

Fenerbahçeli misin? Mersin İdmanyurdulu mu?

Denizlispor maçının ardından, bazı arkadaşlarımla bir kafeye çay içmeye gittim. Oturduğumuz masanın yan tarafında da "Adana Demirspor mevcut yönetimi" nden bir şahsiyet, elinde dondurma ile bir hayli haşır neşir olmuşken; bir taraftan da kulağını bizim masaya yönlendirmesini ben "Erkeğin kötüsü" olarak adlandırıyorum. Siz ne derseniz artık.
Adana Demirspor'un yönetimsel sıkıntılarının konuşulduğu masamızda; kendilerinin dinlemekten daha ziyade konuşmalarını bekledik ancak, o cesareti bulamadı galiba. Ben hayatımda, bu kadar küfür yediğini farkedip; rahat rahat dinleyip, ardından Fenerbahçe - Mersin İdmanyurdu maçının özetini izleyen başka canlı türü göremem galiba. Hangi takımlı olduğunu merak etmedim de değil aslında. Ciddi manâ da, Fenerbahçeli misin? Mersin İdmanyurdulu mu?

***

Aslında, Mevcut yönetime seçimlerde 50 oy verdiren bir kişinin anlattıklarını da yazacaktım ama söylediği bu cümleler yeterli sanırım:
"Gökoğlu bizi kandırdı. Pişmanım. Önder de pişman zaten. Ama kendi başına hareket etmesine izin vermezler."

1 Eylül 2012 Cumartesi

Demirspor taraftarlarının saygıdeğer mücadelesi..



Adana Demirspor taraftarları, uzun süredir "Yönetim İstifa" sesleri eşliğinde savaşını sürdürüyor. Bu savaşın sonuçları henüz tam netleşmese de, savaşın galip tarafının "Şehrin Asi Çocukları" olacağı aşikar.

Yıllardır Adana Demirspor'u borçlara, faizlere, hacizlere, son anda kaçan gollere, yenilgilere mahkum edenlerin, Adana Demirspor'un menfaati için tek bir olumlu harekette dahi bulunmayan, bulunamayan zihniyetlerin şimdilerde "En büyük Demirsporlu" olmaları açıkcası taraftarları şaşırtmıyor. Pastanın büyümesini fırsat bilen bu ulu(!) şahsiyetlerin, Adana Demirspor'un geleceğine geçmişte olduğu gibi, bugünde dinamit koyma emelleri günyüzüne çıkmış durumda. Bu noktada; Adana Demirspor'un sözde yönetimine karşı sürdürülen bu mücadelenin; isimlere karşı değil, "küçük olsun, benim olsun"zihniyetlerine karşı sürdürüldüğü gerçeğini de gözardı etmemek gerek.

5.000 kişi ile Adana sokaklarında "Yönetim İstifa" diye bağıranlara, sevdasını satmayanlara, paraya kul olmayanlara ithafen; yönetimde bulunan kişiler tarafından "650 kişi vardı. Onlarında çoğu çocuktu." denilip; sezonun ilk maçı olan Bolu deplasmanına gidip, yine orada "yönetim istifa" diye bağıran taraftarlara "10 kişi bağırıyorlar. Onlar Demirsporlu değil." diyebilecek kadar küçülen insanların, takımın gerçek sahiplerinin; binlerce kilometre yol gidenlerin, sevdasını para üzerine değil sevgi üzerine taşıyanların olduğunu hala öğrenememiş olmaları onlar açısından utanılacak bir durum olması gereklidir ki utanmıyorlar.

Yarın (Pazar) oynayacağımız Rizespor maçında sonuç her ne olursa olsun taraftarın düşüncesini değiştiremeyecektir. Bu kara zihniyet, bu takımdan gidene kadar da bu tepki sürecektir. Taraftarın, sahada mücadele eden takımı ile herhangi bir sorunu olmamıştır olamazda. Sorunun asıl öznesi "sözde yönetimdir" Yönetimsel ahlaklarını, takımın gidişatına bağlayan bir zihniyetin pazar günü kulaklarını tıkamaları gerekecek ki bu zamana kadar yaptıklarından farklı olarak taraftarı dinlemelerini tavsiye ediyorum.

Adana'da sürdürülen bu savaşa karşı sessiz kalanlar da en az "şahsi menfaatlerini düşünen insanlar" kadar suçlu konumuna geçeceklerdir. Demirspor tarihi söz konusu olayların hepsini kayda düşecektir ve onurlular-onursuzlar kavramlarının ayrılması bakımından ciddi bir sınavdır. Bu savaşın tanımını çoğu taraftar şu şekilde yapıyor:"Bu savaş onurlu insanlar ile onuru parayla satın almaya çalışan insanlar arasındadır."

Umarım sözde yönetim verilen bu tepkilere kayıtsız kalmaz ve istifa eder. Bu istifa, Adana Demirspor'un geleceğini kurtarmanın tek yoludur. Rica ediyoruz, istifa ediniz!

Kaynak: medyaspor.com

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Elde var "of of offf"

27.08.2012 günü Adana 5 Ocak Gazetesi'nde yer alan, Zafer GEDİK imzalı "Elde var 1" başlıklı köşe yazısını büyük bir şaşkınlık ve üzüntü ile okudum.
Zafer GEDİK'in yazmış olduğu bu köşe yazısının, kesinlikle artniyetli olarak kaleme alındığını düşünmüyorum. Ancak duruşumuzun himaye edilmesi bakımından bu eleştiriyi yapmayı kendimce görev sayıyorum.

***

Zafer GEDİK'in, yazısında kurduğu 3.cümle "Adanademie spor Bolu deplasmanında sezonun ilk maçına çıktı." şeklinde yer alıyor. "Adana Demirspor" adını doğru yazmak; bizlerin üzerinde durduğu en önemli noktalardan bir tanesi. Umarım daha duyarlı olunur bu konuda.
Demirspor'un oynadığı futbolun; ilerisi için umut verdiğini belirterek devam etmiş yazıya. İleriyi çok iyi gördüğünü anladığım Zafer GEDİK'in; Demirspor'un yönetimsel geleceğini görme noktasında bir yazı kaleme almasını da umut ederim.
"Birkaç yerinde transferle iyi bir takım ortaya çıkabilir." diyerek sürdürmüş yazısını Zafer GEDİK.
"Adana Demirspor" adının doğru yazılacağını umut ederek yazıyı okumaya devam ettiğimde; "Bu sezon Adanademir spor taraftarlarına güzel futbol izlettirecek gibi gözüküyor." cümlesi ile karşı karşıya geliyorum.
Yazının umut dolu olması bir hayli güzel. Ancak "Mavi şimşekler 1 puan alarak çok önemli bir işe imza atmış oluyor. Emeği geçen herkesi kutlar başarılar dilerim." cümlesinin biraz daha dar alanda kullanılması gerekliydi. Emeği geçen kim? O emeği üzerine alacak olanlar kim? Bu soruların cevabı verilmeliydi.
Umarım bundan sonraki yazıları daha açıklayıcı ve tanımlayıcı olur. Aslı şudur: "Adana Demirspor"

***

Geçen sene "100.000 TL" var mıydı cebinizde?

Adana Demirspor Yönetimi; Önder SERİN başkanlığında, gerçek başkanlarını ziyarette bulunmuşlar. Sağolsun Mehmet GÖKOĞLU'da Demirsporluluğunu göstermek amacıyla bu ziyarete kayıtsız kalmayarak;kaz gelecek yerden, tavuk esirgememiş ve cebinden (!) çıkardığı 100.000 TLyi Adana Demirspor Yönetimine hibe etmiş. Bu hibeye karşılık; Gökoğlu, kombine alma zahmetinde bulunmuş. Kaç adet aldı acaba? 146 adet olabilir mi?
Bu ziyarette; sözde kulüp başkanı Önder SERİN bazı açıklamalarda bulunmuş. Onlardan bazıları;

- 'Bolu'da 10 tane taraftar yönetim istifa diye bağırıyor, onlar Demirsporlu değil, bu yaptıkları onlara birşey kazandırmaz'
- 'Mehmet GÖKOĞLU benim arkadaşım, canım ciğerim..Onun tecrübelerinden faydalanacağız'
- 'Mehmet GÖKOĞLU'na danışmak taşeronluk ise, evet taşeronuz'

Bu açıklamaların amacını şimdiden söylüyorum : "Mehmeh GÖKOĞLU'nun resmi olarak tekrar yönetime dahil edilmesini sağlamak." Mehmet GÖKOĞLU'nun, hibe ettiği bu 100.00 TL yi geri alabilmesi için yönetime girmesi gereklidir.
"Onlar Demirsporlu değil." cümlesini bazı ağızlardan sıkça duymaya başladık. Kimdir bu Demirsporlular? Ne iş yaparlar? Ne yerler, ne içerler? Açıklayın da öğrenelim. Daha iyi olacağı kanaatindeyim.

"Toplantıdayım, meşgulüm."

Önder SERİN'in bu açıklamalarından sonra, kendisine bir mesaj attım. Mesajımda aynen şu ifadeler geçti :"Bolu'da 10 tane taraftar "Yönetim istifa" diye bağırıyorlar. Onlar Demirsporlu değil öyle mi? Sen misin Demirsporlu? Biz Demirsporlunun kralıyız, çakalı değil."
Mesajım ulaşmış olacak ki; beni aramayı tercih etti. Telefonunu açmadım. Meşgule aldım ve tekrar bir mesaj yazdım. "Toplantıdayım. Çıkınca arayayım." Ne toplantıdaydım ne de meşguldüm. Kendilerinin genellikle uygulamaya koyduğu bu yolu denemeyi tercih ettim. Umarım beni anlamışsınızdır.
Önder SERİN'in beni neden aradığını, ne amacı güttüğünü, hangi tür oyunları oynamaya çalıştığını, kendini masum rolünde tutmayı nasıl amaçladığını çok iyi bilenlerdenim. Oyunun 2. Perdesi : "2 Eylül 2012, 5 Ocak Stadı"

19 Ağustos 2012 Pazar

Bekir ÇINAR'ı an(la)mak...



Aslında, bu yazıyı 2 gün öncesinde okuma imkânınız olacaktı. Lakin, rahmetli Bekir ÇINAR'ın hayat felsefesinde; direnmenin, umudun, kavganın ve anmanın belirli bir günü olmadığını hatırlatmak ve gerçek Adana Demirspor taraftarının hergününün "ONUR MÜCADELESİ GÜNÜ" olduğunu; bazı sahte kurtarıcılara birkez daha aktarmak, onları vicdanları ile başbaşa bırakmamak adına yazıyı bugün okuyorsunuz.
***
Bekir ÇINAR'ın ne dün, ne bugün, nede yarın hatırlanmaya ihtiyacı vardır. Olması gereken şudur ki; onu unutmamak ve hayatımızın her anında onu yaşatmak, Adana Demirsporluluk ruhunun varoluş gerekçesi olarak vicdanlarda asılı durmalıdır.
***
Yozgat'ta filizlenen, Ankara'da büyüyen ve Adana'da devrilen "KOCA BİR ÇINAR" ın bizdeki adıydı "O"
O; sahneye TEK çıkmaktan çekinmeyen, TEK inmekten gücenmeyen bir yaradılış. Yüreğinde manevi bir gücün simgesi ve arkasında olmakla gururlanan, yanında olmakla duygulanan; memleketin o esmer çocukları...

Başkan adaylığını açıklamasıyla beraber; yoluna döşenen nice hayâsızlıklarla boğuştu. Karşısına çıkan onursuzlukların yakasına tutuştu. Korku yoktu, cesaret vardı suyunda...
Yüzünden bir an olsun gülümsemeyi eksik etmedi. "O" nun gülümsemesi, bizim "Yeni baştan oynamamıza" vesile oldu. O güldükçe, biz inandık.. Biz inandıkça; "O" daha çok gülümsedi.
"Çok gülenlere iyi davranın. Zira; onlar bir köşede yalnız başlarına ağlarlar."sözünün temsilcisi olduğunu, o gittikten çok sonraları öğrendim.

Muharrem GÜLERGİN'i anlatırken büyüklerim ve ben gözümde canlandıramazken onun duruşunu, varoluşunu, armaya koşusunu; silüetinin Bekir ÇINAR olduğunu bilmek ve imrenmek düştü sadece bana...

» "Biz yetiştireceğiz, biz büyüteceğiz ve biz oynatacağız." derken; inandırıcılığını anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi.
» Tribünsel ambiansın, pozitif güç olduğunun farkındalığı içinde yaşanması gerektiğini öğrenmek için; Muharrem GÜLERGİN Tribününde başları yukarıya kaldırmak yeterliydi.
» "Ben, siyasi kimlik gözetmeksizin; bütün Demirsporluların başkanıyım." sözünün sağlaması için 4 Eylül'e gitmek yeterliydi.
» "İçimizden Biri" sıfatını anlamak için pankartın ucundan tutan ele bakmak yeterliydi.
» Bilet kuyruğu çilesini yaşadığını anlamak için eldeki kombineye bakmak yeterliydi.

Onun; söz ile anlatılmaz, yazmak ile tamamlanmaz Demirsporluluğu, "Sözde Demirsporlu" olanları o kadar rahatsız etmişti ki;kendilerini 58 bin TL'lik Adana'nın kirlenmiş raflarına kaldırmaktan geri durmadılar.
O gün, onun yanında yer almayanlar; bugün hikmetlerin tavan yaptığı sahtekârlıklarını tekrar su yüzüne çıkarmış ve onursuz hayatlarına vefakâr süsü vermekten geri durmamışlardır.

Bugün, gözyaşlarımda Bekir ÇINAR'ın esas definesini yürüttüm. Mücadelenin yarım kalan gözyaşlarını tamamladım şuursuzca ve ardından, metafizik gerilimin doruk noktasında buldum kendimi. Sonra en değer verdiğim varlıklar üzerine yemin ettim "KAZANMADAN DÖNEN KAHPE OLSUN" diye...

Bekir ÇINAR'ın ardından gelen onursuzların; bu renklerin değerleri üzerinden siyaset yapmaya, ticaret kurmaya ve katmadeğer yardakçı elde etmeye çalışmalarının basiretsizliği yanında; gerçek Adana Demirspor taraftarlarının nefesleri her an enselerinde olacak ve gün gelecek yine onlara en sert tokadı herbiri birer Bekir ÇINAR olan; gerçek Demirsporlular vuracaktır. Andolsun bu böyle olacaktır.
***
O, üzerine toprak serpilmiş bu memleketin sokaklarında koşarken geceleri ve mırıldanırken yalnızlıktan bunalan besteleri; ona "GİT" demek en doğru tercih olacaktı. Pişmanlık olarak kaldı...

"... Sonra yol kesilir, barikat kurulur,
Sonra üst aranır, hüviyet bakılır,
Sonra tüm hesaplar sana yıkılır...
Sakın bakma ardına,
Terket bu şehri..."(Yusuf Hayaloğlu)

(Ben bu satırları yazarken; Adana Demirspor'a yakışmayacak zihniyetler "Taraftarlar hakkında suç duyurusunda bulunacak kadar küçülüyorlar." Uzun uzun yazının başlığına bakmak lazım.)

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Bolu'da hava "serin"

"Anlattıkların, karşındaki insanın anladığı kadardır." 

Hala şu noktayı tam kavrayamamış insanlar var. Ben, Adana Demirspor'un sorunlarını, maddi buhranlarını, gerçekleşemeyen umutlarını tek bir kişiye monte edip, bu kişi üzerinden propaganda yapmıyorum. "Adana Demirspor'un sorunu kişisel değil, fikirsel bir sorundur ve bu kulübe yakışmayan fikirlerin taşıyıcılarının da bu kulüpte herhangi bir görevde bulunmaması gerektiğini düşünüyorum." Bütün mesele budur. Bugün A, yarın B. Kişilerin değil, fikirlerin değişmesi lazım.

"Söyleyin de yazalım"

"Bu yönetimin hiçmi iyi bir hamlesi yok?" deyip, "Fabrikatör" mesleğine soyunan insanların; soru sormak yerine,"Gerçek Adana Demirsporluları" bilgilendirmesinin daha bilinçli bir yol olacağı aşikardır. Aynı soruyu biz o "Fabrikatör" lere sorduğumuzda ne cevap verecekler merak ediyorum doğrusu. "Bu yönetimin iyi bir hamlesi var mı?" Eğer "var" diyorsanız ve ortaya çıkıp konuşmuyorsanız; bu sizin suçunuzdan başka birşey değildir.

"Haklarını yemeyelim."

Geçen günlerde, "Kamp; yönetimin beyan ettiği gibi 5 yıldızlı bir otelde değil, oda servisi dahi bulunmayan 3 yıldızlı bir otelde gerçekleşiyor." şeklinde twitler yazılmıştı. Güvenilir bir kaynaktan o twitlerin gerçeği yansıtmadığı haberini aldım. Söz konusu kaynak; "Kulübün 5 Yıldızlı otelde kaldığını, rezervasyon tarihinin dolduğunu ve akabinde kulübün otel ile görüşerek ek rezervasyon yaptırmaya çalıştığını ancak; otelde yeteri kadar boş yerin olamayacağı beyan edilmesinin ardından başka bir otel ile anlaşıldığını" söyledi. Yani anlayacağınız hakkını haklıya teslim edelim.
Peki; bir kulübün kamp tarihleri, otelde ne kadar kalacakları, bir sistem, plan v.b bulunmaz mı? Bunları not tutan bir kulüp yetkilisi bulunmaz mı? 

***

Havalar nasıl orada?

Uzun bir süre oldu Adana Demirspor kampa çıkalı. Ne ses var ne seda.
Adana Demirspor'un, bu sene maçlarını Bolu'da oynama gibi bir ihtimali varda ben mi bilmiyorum. Bilen varsa söylesin. Bolu'nun serin bir bölgede bulunması zannedersem "keyif" veya "korku" dediğimiz olguyu çıkarıyor meydana. Takımın halen Adana'ya uğramamasının nedeni ne olabilir acaba?
- Bolu'da havaların güzel oluşu mu?
- Adana'ya gelindiğinde tepki verilmesinden çekinilmesi mi?
- Bolu'nun, Güvenç hocanın memleketi Sakarya'ya yakın olması mı?
Ben açıkcası fazla bir neden bulamadım. Ancak; takımın halen geçerli bir mazeret olmaksızın Bolu'da bulunması abestir. Bu takım maçlarını Adana'da güneşin ortasında oynayacak. Ne rüzgar bulacak futbolcular ne de okaliptus ağaçları.
Var mı açıklaması olan?

Yeni bir yüz: "haberads.com"

Daha önce de denenmişti. Sadece Demirspor konulu bir haber sitesi fakat başarılı olunamamıştı. Son dönemlerde taraftarın yönetime olan tepkisinden doğmuş (Adana basınının boş boş oturmasının ardından) bir haber sitesi kuruldu ve yayın hayatına başladı. Şu anlık güncel ve hızlı bir şekilde ilerliyor. Umarım bundan sonra da bu şekilde devam eder ve kazanımı sadece Demirspor olur.
Ben şahsi olarak; Demirspor'u bu siteden takip ediyorum.
Buradan ulaşabilirsiniz...
www.HaberADS.com


11 Ağustos 2012 Cumartesi

Ne olur sorma...

3-4 gün önce "Adana Demirspor Kulübü Başkanı" sıfatına sahip Önder SERİN'i aradım. Daha doğrusu; benim mesajıma karşılık o beni aradı.

Kendisini beni aramaya iten mesajımda şu sorular vardı.
- Güvenç KURTAR'ın kumar borcunun ödenip ödenmediği,
- Hangi futbolculara kulüp senedi verildiği,
- Toplu halde yenilen yemek sonrası 70.000 TL lik faturanın çıkartılıp çıkartılmadığı,
- Bekir ÇINAR'ın temliklerini alma konusunda kimlerin rol oynadığı.

Sorduğum bu sorulara karşılık Önder SERİN; savunma mekanizmasını kullanmaktan geri kalmıyordu. Sesi titriyor, nefesi kesiliyor ve uçağa bineceği bahanesiyle telefonu kapatıyordu.

Gelelim sorularıma verdiği cevaplara:
- Güvenç KURTAR'ın kumar borcundan bilgisi olmamasından ziyade, bu borcun kendisini ilgilendirmediğini, (Adana Demirspor Kulübü'nde demek ki; herkes istediği şeyi yapar. Kimse ilgilenmez.)
- 70.000 TL lik herhangi bir yemek yenmediğini, (Zaten sorun orada. Yemek yenilmediği halde kesilmiş fatura.)
- Bekir ÇINAR'ın temliklerini alan şahsa Bekir ÇINAR'ın borcu olduğunu bu sebeple temliklerini aldığını ancak kendi yönetiminde böyle vicdansız birisinin yer almasına asla izin vermeyeceklerini belirtti. (Yorumsuz)

Soru ile cevapları yanyana getirip mantık ölçüsünde mülâhazalarda bulunmayı sizlere bırakıyorum.

Önder SERİN'in " Neden beni arayıp sormuyorsun yazmadan, ara benden öğren gerçekleri" cümlesine o an cevap vermiştim ama birde buradan vereyim:
Başkan sıfatlı zat; siz kombineleri çıkarırken, formaları çıkarırken, transferler yaparken bizlere soruyor musunuz ki; ben düşüncemi dile getirirken sizlere sorayım?

Bu fıkrada benden sizlere gelsin...
Temel mahkeme karşısında hırsızlık suçundan yargılanmaktadır.Hakim : Oğlum kapı kolunda parmak izin var. Buna ne diyeceksin?Temel: Olur mu öyle şey Hakim Bey? Ben hırsızlık yaparken eldiven takmıştım.