Adana Demirspor mevcut yönetiminin artık istifa etmekten başka çıkar yolu kalmamıştır. Buna bağlı olarak; yönetimin şakşakçılığına soyunan bazı kişilerin de, kendi aralarında rant kavgalarına tutuştukları kulaktan kulağa yayılmaktadır. Bankalarda duran hesaplarda "yüzmilyarların" olduğu konuşulurken; açılan işyerlerinin, binilen son model arabaların nereden peydahlandığı hususunda "görünen köyün kılavuzuna" bakmak yeterli olur.
***
"Takıma faydalı olun."
Şimşekler Grubu başta olmak üzere; gerçek taraftarların dile getirdiği "Yönetim istifa" sesleri, mevcut yönetimce ve yönetimden nemalanan bazı kesimlerce,
"Taraftarın bu şekilde yönetimi protesto edişi takıma zarar veriyor. Takıma destek olunması, takıma faydalı olunması gerekli." şeklinde yorumlar yapılarak kesilmeye çalışıldı. Ancak; beyinlerini kullanıp-kullanmama konusunda şüpheye düştüğüm bu insanlara karşı, anlamak istemeyeceklerini bildiğim halde tekrar açıklıyorum.
" Şimşekler Grubu'nun susmasının Rizespor maçının sonucuna etki ettiğini söyleyenler;
Adana Demirspor Taraftarları takıma çok maç kazandırmıştır. Çok maça etki etmiştir. Doğrudur. Peki; geçen sene 15.000 kişinin stadı yıktığı maçlarda gelen mağlubiyetleri nasıl açıklayacaksınız? İstisna diyenleriniz çıkarsa eğer, bende onlara derim ki; bu denli etkili gücü olan taraftarın yakasından neden düşmüyorsunuz? Yoksa bu takımın başarılı olmasını istemiyor musunuz?
Futbolcular verilen tepkinin kendilerine olmadığının farkında. Sizler üzerinize alınmıyorsunuz da; futbolcular mı alınsın üzerlerine?"
***
Fenerbahçeli misin? Mersin İdmanyurdulu mu?
Denizlispor maçının ardından, bazı arkadaşlarımla bir kafeye çay içmeye gittim. Oturduğumuz masanın yan tarafında da "Adana Demirspor mevcut yönetimi" nden bir şahsiyet, elinde dondurma ile bir hayli haşır neşir olmuşken; bir taraftan da kulağını bizim masaya yönlendirmesini ben "Erkeğin kötüsü" olarak adlandırıyorum. Siz ne derseniz artık.
Adana Demirspor'un yönetimsel sıkıntılarının konuşulduğu masamızda; kendilerinin dinlemekten daha ziyade konuşmalarını bekledik ancak, o cesareti bulamadı galiba. Ben hayatımda, bu kadar küfür yediğini farkedip; rahat rahat dinleyip, ardından Fenerbahçe - Mersin İdmanyurdu maçının özetini izleyen başka canlı türü göremem galiba. Hangi takımlı olduğunu merak etmedim de değil aslında. Ciddi manâ da, Fenerbahçeli misin? Mersin İdmanyurdulu mu?
***
Aslında, Mevcut yönetime seçimlerde 50 oy verdiren bir kişinin anlattıklarını da yazacaktım ama söylediği bu cümleler yeterli sanırım:
"Gökoğlu bizi kandırdı. Pişmanım. Önder de pişman zaten. Ama kendi başına hareket etmesine izin vermezler."
25 Eylül 2012 Salı
1 Eylül 2012 Cumartesi
Demirspor taraftarlarının saygıdeğer mücadelesi..
Adana Demirspor taraftarları, uzun süredir "Yönetim İstifa" sesleri eşliğinde savaşını sürdürüyor. Bu savaşın sonuçları henüz tam netleşmese de, savaşın galip tarafının "Şehrin Asi Çocukları" olacağı aşikar.
Yıllardır Adana Demirspor'u borçlara, faizlere, hacizlere, son anda kaçan gollere, yenilgilere mahkum edenlerin, Adana Demirspor'un menfaati için tek bir olumlu harekette dahi bulunmayan, bulunamayan zihniyetlerin şimdilerde "En büyük Demirsporlu" olmaları açıkcası taraftarları şaşırtmıyor. Pastanın büyümesini fırsat bilen bu ulu(!) şahsiyetlerin, Adana Demirspor'un geleceğine geçmişte olduğu gibi, bugünde dinamit koyma emelleri günyüzüne çıkmış durumda. Bu noktada; Adana Demirspor'un sözde yönetimine karşı sürdürülen bu mücadelenin; isimlere karşı değil, "küçük olsun, benim olsun"zihniyetlerine karşı sürdürüldüğü gerçeğini de gözardı etmemek gerek.
5.000 kişi ile Adana sokaklarında "Yönetim İstifa" diye bağıranlara, sevdasını satmayanlara, paraya kul olmayanlara ithafen; yönetimde bulunan kişiler tarafından "650 kişi vardı. Onlarında çoğu çocuktu." denilip; sezonun ilk maçı olan Bolu deplasmanına gidip, yine orada "yönetim istifa" diye bağıran taraftarlara "10 kişi bağırıyorlar. Onlar Demirsporlu değil." diyebilecek kadar küçülen insanların, takımın gerçek sahiplerinin; binlerce kilometre yol gidenlerin, sevdasını para üzerine değil sevgi üzerine taşıyanların olduğunu hala öğrenememiş olmaları onlar açısından utanılacak bir durum olması gereklidir ki utanmıyorlar.
Yarın (Pazar) oynayacağımız Rizespor maçında sonuç her ne olursa olsun taraftarın düşüncesini değiştiremeyecektir. Bu kara zihniyet, bu takımdan gidene kadar da bu tepki sürecektir. Taraftarın, sahada mücadele eden takımı ile herhangi bir sorunu olmamıştır olamazda. Sorunun asıl öznesi "sözde yönetimdir" Yönetimsel ahlaklarını, takımın gidişatına bağlayan bir zihniyetin pazar günü kulaklarını tıkamaları gerekecek ki bu zamana kadar yaptıklarından farklı olarak taraftarı dinlemelerini tavsiye ediyorum.
Adana'da sürdürülen bu savaşa karşı sessiz kalanlar da en az "şahsi menfaatlerini düşünen insanlar" kadar suçlu konumuna geçeceklerdir. Demirspor tarihi söz konusu olayların hepsini kayda düşecektir ve onurlular-onursuzlar kavramlarının ayrılması bakımından ciddi bir sınavdır. Bu savaşın tanımını çoğu taraftar şu şekilde yapıyor:"Bu savaş onurlu insanlar ile onuru parayla satın almaya çalışan insanlar arasındadır."
Umarım sözde yönetim verilen bu tepkilere kayıtsız kalmaz ve istifa eder. Bu istifa, Adana Demirspor'un geleceğini kurtarmanın tek yoludur. Rica ediyoruz, istifa ediniz!
Kaynak: medyaspor.com
29 Ağustos 2012 Çarşamba
Elde var "of of offf"
27.08.2012 günü Adana 5 Ocak Gazetesi'nde yer alan, Zafer GEDİK imzalı "Elde var 1" başlıklı köşe yazısını büyük bir şaşkınlık ve üzüntü ile okudum.
Zafer GEDİK'in yazmış olduğu bu köşe yazısının, kesinlikle artniyetli olarak kaleme alındığını düşünmüyorum. Ancak duruşumuzun himaye edilmesi bakımından bu eleştiriyi yapmayı kendimce görev sayıyorum.
***
Zafer GEDİK'in, yazısında kurduğu 3.cümle "Adanademie spor Bolu deplasmanında sezonun ilk maçına çıktı." şeklinde yer alıyor. "Adana Demirspor" adını doğru yazmak; bizlerin üzerinde durduğu en önemli noktalardan bir tanesi. Umarım daha duyarlı olunur bu konuda.
Demirspor'un oynadığı futbolun; ilerisi için umut verdiğini belirterek devam etmiş yazıya. İleriyi çok iyi gördüğünü anladığım Zafer GEDİK'in; Demirspor'un yönetimsel geleceğini görme noktasında bir yazı kaleme almasını da umut ederim.
"Birkaç yerinde transferle iyi bir takım ortaya çıkabilir." diyerek sürdürmüş yazısını Zafer GEDİK.
"Adana Demirspor" adının doğru yazılacağını umut ederek yazıyı okumaya devam ettiğimde; "Bu sezon Adanademir spor taraftarlarına güzel futbol izlettirecek gibi gözüküyor." cümlesi ile karşı karşıya geliyorum.
Yazının umut dolu olması bir hayli güzel. Ancak "Mavi şimşekler 1 puan alarak çok önemli bir işe imza atmış oluyor. Emeği geçen herkesi kutlar başarılar dilerim." cümlesinin biraz daha dar alanda kullanılması gerekliydi. Emeği geçen kim? O emeği üzerine alacak olanlar kim? Bu soruların cevabı verilmeliydi.
Umarım bundan sonraki yazıları daha açıklayıcı ve tanımlayıcı olur. Aslı şudur: "Adana Demirspor"
***
Geçen sene "100.000 TL" var mıydı cebinizde?
Adana Demirspor Yönetimi; Önder SERİN başkanlığında, gerçek başkanlarını ziyarette bulunmuşlar. Sağolsun Mehmet GÖKOĞLU'da Demirsporluluğunu göstermek amacıyla bu ziyarete kayıtsız kalmayarak;kaz gelecek yerden, tavuk esirgememiş ve cebinden (!) çıkardığı 100.000 TLyi Adana Demirspor Yönetimine hibe etmiş. Bu hibeye karşılık; Gökoğlu, kombine alma zahmetinde bulunmuş. Kaç adet aldı acaba? 146 adet olabilir mi?
Bu ziyarette; sözde kulüp başkanı Önder SERİN bazı açıklamalarda bulunmuş. Onlardan bazıları;
- 'Bolu'da 10 tane taraftar yönetim istifa diye bağırıyor, onlar Demirsporlu değil, bu yaptıkları onlara birşey kazandırmaz'
- 'Mehmet GÖKOĞLU benim arkadaşım, canım ciğerim..Onun tecrübelerinden faydalanacağız'
- 'Mehmet GÖKOĞLU'na danışmak taşeronluk ise, evet taşeronuz'
Bu açıklamaların amacını şimdiden söylüyorum : "Mehmeh GÖKOĞLU'nun resmi olarak tekrar yönetime dahil edilmesini sağlamak." Mehmet GÖKOĞLU'nun, hibe ettiği bu 100.00 TL yi geri alabilmesi için yönetime girmesi gereklidir.
"Onlar Demirsporlu değil." cümlesini bazı ağızlardan sıkça duymaya başladık. Kimdir bu Demirsporlular? Ne iş yaparlar? Ne yerler, ne içerler? Açıklayın da öğrenelim. Daha iyi olacağı kanaatindeyim.
"Toplantıdayım, meşgulüm."
Önder SERİN'in bu açıklamalarından sonra, kendisine bir mesaj attım. Mesajımda aynen şu ifadeler geçti :"Bolu'da 10 tane taraftar "Yönetim istifa" diye bağırıyorlar. Onlar Demirsporlu değil öyle mi? Sen misin Demirsporlu? Biz Demirsporlunun kralıyız, çakalı değil."
Mesajım ulaşmış olacak ki; beni aramayı tercih etti. Telefonunu açmadım. Meşgule aldım ve tekrar bir mesaj yazdım. "Toplantıdayım. Çıkınca arayayım." Ne toplantıdaydım ne de meşguldüm. Kendilerinin genellikle uygulamaya koyduğu bu yolu denemeyi tercih ettim. Umarım beni anlamışsınızdır.
Önder SERİN'in beni neden aradığını, ne amacı güttüğünü, hangi tür oyunları oynamaya çalıştığını, kendini masum rolünde tutmayı nasıl amaçladığını çok iyi bilenlerdenim. Oyunun 2. Perdesi : "2 Eylül 2012, 5 Ocak Stadı"
Zafer GEDİK'in yazmış olduğu bu köşe yazısının, kesinlikle artniyetli olarak kaleme alındığını düşünmüyorum. Ancak duruşumuzun himaye edilmesi bakımından bu eleştiriyi yapmayı kendimce görev sayıyorum.
***
Zafer GEDİK'in, yazısında kurduğu 3.cümle "Adanademie spor Bolu deplasmanında sezonun ilk maçına çıktı." şeklinde yer alıyor. "Adana Demirspor" adını doğru yazmak; bizlerin üzerinde durduğu en önemli noktalardan bir tanesi. Umarım daha duyarlı olunur bu konuda.
Demirspor'un oynadığı futbolun; ilerisi için umut verdiğini belirterek devam etmiş yazıya. İleriyi çok iyi gördüğünü anladığım Zafer GEDİK'in; Demirspor'un yönetimsel geleceğini görme noktasında bir yazı kaleme almasını da umut ederim.
"Birkaç yerinde transferle iyi bir takım ortaya çıkabilir." diyerek sürdürmüş yazısını Zafer GEDİK.
"Adana Demirspor" adının doğru yazılacağını umut ederek yazıyı okumaya devam ettiğimde; "Bu sezon Adanademir spor taraftarlarına güzel futbol izlettirecek gibi gözüküyor." cümlesi ile karşı karşıya geliyorum.
Yazının umut dolu olması bir hayli güzel. Ancak "Mavi şimşekler 1 puan alarak çok önemli bir işe imza atmış oluyor. Emeği geçen herkesi kutlar başarılar dilerim." cümlesinin biraz daha dar alanda kullanılması gerekliydi. Emeği geçen kim? O emeği üzerine alacak olanlar kim? Bu soruların cevabı verilmeliydi.
Umarım bundan sonraki yazıları daha açıklayıcı ve tanımlayıcı olur. Aslı şudur: "Adana Demirspor"
***
Geçen sene "100.000 TL" var mıydı cebinizde?
Adana Demirspor Yönetimi; Önder SERİN başkanlığında, gerçek başkanlarını ziyarette bulunmuşlar. Sağolsun Mehmet GÖKOĞLU'da Demirsporluluğunu göstermek amacıyla bu ziyarete kayıtsız kalmayarak;kaz gelecek yerden, tavuk esirgememiş ve cebinden (!) çıkardığı 100.000 TLyi Adana Demirspor Yönetimine hibe etmiş. Bu hibeye karşılık; Gökoğlu, kombine alma zahmetinde bulunmuş. Kaç adet aldı acaba? 146 adet olabilir mi?
Bu ziyarette; sözde kulüp başkanı Önder SERİN bazı açıklamalarda bulunmuş. Onlardan bazıları;
- 'Bolu'da 10 tane taraftar yönetim istifa diye bağırıyor, onlar Demirsporlu değil, bu yaptıkları onlara birşey kazandırmaz'
- 'Mehmet GÖKOĞLU benim arkadaşım, canım ciğerim..Onun tecrübelerinden faydalanacağız'
- 'Mehmet GÖKOĞLU'na danışmak taşeronluk ise, evet taşeronuz'
Bu açıklamaların amacını şimdiden söylüyorum : "Mehmeh GÖKOĞLU'nun resmi olarak tekrar yönetime dahil edilmesini sağlamak." Mehmet GÖKOĞLU'nun, hibe ettiği bu 100.00 TL yi geri alabilmesi için yönetime girmesi gereklidir.
"Onlar Demirsporlu değil." cümlesini bazı ağızlardan sıkça duymaya başladık. Kimdir bu Demirsporlular? Ne iş yaparlar? Ne yerler, ne içerler? Açıklayın da öğrenelim. Daha iyi olacağı kanaatindeyim.
"Toplantıdayım, meşgulüm."
Önder SERİN'in bu açıklamalarından sonra, kendisine bir mesaj attım. Mesajımda aynen şu ifadeler geçti :"Bolu'da 10 tane taraftar "Yönetim istifa" diye bağırıyorlar. Onlar Demirsporlu değil öyle mi? Sen misin Demirsporlu? Biz Demirsporlunun kralıyız, çakalı değil."
Mesajım ulaşmış olacak ki; beni aramayı tercih etti. Telefonunu açmadım. Meşgule aldım ve tekrar bir mesaj yazdım. "Toplantıdayım. Çıkınca arayayım." Ne toplantıdaydım ne de meşguldüm. Kendilerinin genellikle uygulamaya koyduğu bu yolu denemeyi tercih ettim. Umarım beni anlamışsınızdır.
Önder SERİN'in beni neden aradığını, ne amacı güttüğünü, hangi tür oyunları oynamaya çalıştığını, kendini masum rolünde tutmayı nasıl amaçladığını çok iyi bilenlerdenim. Oyunun 2. Perdesi : "2 Eylül 2012, 5 Ocak Stadı"
19 Ağustos 2012 Pazar
Bekir ÇINAR'ı an(la)mak...

Aslında, bu yazıyı 2 gün öncesinde okuma imkânınız olacaktı. Lakin, rahmetli Bekir ÇINAR'ın hayat felsefesinde; direnmenin, umudun, kavganın ve anmanın belirli bir günü olmadığını hatırlatmak ve gerçek Adana Demirspor taraftarının hergününün "ONUR MÜCADELESİ GÜNÜ" olduğunu; bazı sahte kurtarıcılara birkez daha aktarmak, onları vicdanları ile başbaşa bırakmamak adına yazıyı bugün okuyorsunuz.
***
Bekir ÇINAR'ın ne dün, ne bugün, nede yarın hatırlanmaya ihtiyacı vardır. Olması gereken şudur ki; onu unutmamak ve hayatımızın her anında onu yaşatmak, Adana Demirsporluluk ruhunun varoluş gerekçesi olarak vicdanlarda asılı durmalıdır.
***
Yozgat'ta filizlenen, Ankara'da büyüyen ve Adana'da devrilen "KOCA BİR ÇINAR" ın bizdeki adıydı "O"
O; sahneye TEK çıkmaktan çekinmeyen, TEK inmekten gücenmeyen bir yaradılış. Yüreğinde manevi bir gücün simgesi ve arkasında olmakla gururlanan, yanında olmakla duygulanan; memleketin o esmer çocukları...
Başkan adaylığını açıklamasıyla beraber; yoluna döşenen nice hayâsızlıklarla boğuştu. Karşısına çıkan onursuzlukların yakasına tutuştu. Korku yoktu, cesaret vardı suyunda...
Yüzünden bir an olsun gülümsemeyi eksik etmedi. "O" nun gülümsemesi, bizim "Yeni baştan oynamamıza" vesile oldu. O güldükçe, biz inandık.. Biz inandıkça; "O" daha çok gülümsedi.
"Çok gülenlere iyi davranın. Zira; onlar bir köşede yalnız başlarına ağlarlar."sözünün temsilcisi olduğunu, o gittikten çok sonraları öğrendim.
Muharrem GÜLERGİN'i anlatırken büyüklerim ve ben gözümde canlandıramazken onun duruşunu, varoluşunu, armaya koşusunu; silüetinin Bekir ÇINAR olduğunu bilmek ve imrenmek düştü sadece bana...
» "Biz yetiştireceğiz, biz büyüteceğiz ve biz oynatacağız." derken; inandırıcılığını anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi.
» Tribünsel ambiansın, pozitif güç olduğunun farkındalığı içinde yaşanması gerektiğini öğrenmek için; Muharrem GÜLERGİN Tribününde başları yukarıya kaldırmak yeterliydi.
» "Ben, siyasi kimlik gözetmeksizin; bütün Demirsporluların başkanıyım." sözünün sağlaması için 4 Eylül'e gitmek yeterliydi.
» "İçimizden Biri" sıfatını anlamak için pankartın ucundan tutan ele bakmak yeterliydi.
» Bilet kuyruğu çilesini yaşadığını anlamak için eldeki kombineye bakmak yeterliydi.
Onun; söz ile anlatılmaz, yazmak ile tamamlanmaz Demirsporluluğu, "Sözde Demirsporlu" olanları o kadar rahatsız etmişti ki;kendilerini 58 bin TL'lik Adana'nın kirlenmiş raflarına kaldırmaktan geri durmadılar.
O gün, onun yanında yer almayanlar; bugün hikmetlerin tavan yaptığı sahtekârlıklarını tekrar su yüzüne çıkarmış ve onursuz hayatlarına vefakâr süsü vermekten geri durmamışlardır.
Bugün, gözyaşlarımda Bekir ÇINAR'ın esas definesini yürüttüm. Mücadelenin yarım kalan gözyaşlarını tamamladım şuursuzca ve ardından, metafizik gerilimin doruk noktasında buldum kendimi. Sonra en değer verdiğim varlıklar üzerine yemin ettim "KAZANMADAN DÖNEN KAHPE OLSUN" diye...
Bekir ÇINAR'ın ardından gelen onursuzların; bu renklerin değerleri üzerinden siyaset yapmaya, ticaret kurmaya ve katmadeğer yardakçı elde etmeye çalışmalarının basiretsizliği yanında; gerçek Adana Demirspor taraftarlarının nefesleri her an enselerinde olacak ve gün gelecek yine onlara en sert tokadı herbiri birer Bekir ÇINAR olan; gerçek Demirsporlular vuracaktır. Andolsun bu böyle olacaktır.
***
O, üzerine toprak serpilmiş bu memleketin sokaklarında koşarken geceleri ve mırıldanırken yalnızlıktan bunalan besteleri; ona "GİT" demek en doğru tercih olacaktı. Pişmanlık olarak kaldı...
"... Sonra yol kesilir, barikat kurulur,
Sonra üst aranır, hüviyet bakılır,
Sonra tüm hesaplar sana yıkılır...
Sakın bakma ardına,
Terket bu şehri..."(Yusuf Hayaloğlu)
(Ben bu satırları yazarken; Adana Demirspor'a yakışmayacak zihniyetler "Taraftarlar hakkında suç duyurusunda bulunacak kadar küçülüyorlar." Uzun uzun yazının başlığına bakmak lazım.)
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Bolu'da hava "serin"
"Anlattıkların, karşındaki insanın anladığı kadardır."
Hala şu noktayı tam kavrayamamış insanlar var. Ben, Adana Demirspor'un sorunlarını, maddi buhranlarını, gerçekleşemeyen umutlarını tek bir kişiye monte edip, bu kişi üzerinden propaganda yapmıyorum. "Adana Demirspor'un sorunu kişisel değil, fikirsel bir sorundur ve bu kulübe yakışmayan fikirlerin taşıyıcılarının da bu kulüpte herhangi bir görevde bulunmaması gerektiğini düşünüyorum." Bütün mesele budur. Bugün A, yarın B. Kişilerin değil, fikirlerin değişmesi lazım.
"Söyleyin de yazalım"
"Bu yönetimin hiçmi iyi bir hamlesi yok?" deyip, "Fabrikatör" mesleğine soyunan insanların; soru sormak yerine,"Gerçek Adana Demirsporluları" bilgilendirmesinin daha bilinçli bir yol olacağı aşikardır. Aynı soruyu biz o "Fabrikatör" lere sorduğumuzda ne cevap verecekler merak ediyorum doğrusu. "Bu yönetimin iyi bir hamlesi var mı?" Eğer "var" diyorsanız ve ortaya çıkıp konuşmuyorsanız; bu sizin suçunuzdan başka birşey değildir.
"Haklarını yemeyelim."
Geçen günlerde, "Kamp; yönetimin beyan ettiği gibi 5 yıldızlı bir otelde değil, oda servisi dahi bulunmayan 3 yıldızlı bir otelde gerçekleşiyor." şeklinde twitler yazılmıştı. Güvenilir bir kaynaktan o twitlerin gerçeği yansıtmadığı haberini aldım. Söz konusu kaynak; "Kulübün 5 Yıldızlı otelde kaldığını, rezervasyon tarihinin dolduğunu ve akabinde kulübün otel ile görüşerek ek rezervasyon yaptırmaya çalıştığını ancak; otelde yeteri kadar boş yerin olamayacağı beyan edilmesinin ardından başka bir otel ile anlaşıldığını" söyledi. Yani anlayacağınız hakkını haklıya teslim edelim.
Peki; bir kulübün kamp tarihleri, otelde ne kadar kalacakları, bir sistem, plan v.b bulunmaz mı? Bunları not tutan bir kulüp yetkilisi bulunmaz mı?
***
Havalar nasıl orada?
Uzun bir süre oldu Adana Demirspor kampa çıkalı. Ne ses var ne seda.
Adana Demirspor'un, bu sene maçlarını Bolu'da oynama gibi bir ihtimali varda ben mi bilmiyorum. Bilen varsa söylesin. Bolu'nun serin bir bölgede bulunması zannedersem "keyif" veya "korku" dediğimiz olguyu çıkarıyor meydana. Takımın halen Adana'ya uğramamasının nedeni ne olabilir acaba?
- Bolu'da havaların güzel oluşu mu?
- Adana'ya gelindiğinde tepki verilmesinden çekinilmesi mi?
- Bolu'nun, Güvenç hocanın memleketi Sakarya'ya yakın olması mı?
Ben açıkcası fazla bir neden bulamadım. Ancak; takımın halen geçerli bir mazeret olmaksızın Bolu'da bulunması abestir. Bu takım maçlarını Adana'da güneşin ortasında oynayacak. Ne rüzgar bulacak futbolcular ne de okaliptus ağaçları.
Var mı açıklaması olan?
Hala şu noktayı tam kavrayamamış insanlar var. Ben, Adana Demirspor'un sorunlarını, maddi buhranlarını, gerçekleşemeyen umutlarını tek bir kişiye monte edip, bu kişi üzerinden propaganda yapmıyorum. "Adana Demirspor'un sorunu kişisel değil, fikirsel bir sorundur ve bu kulübe yakışmayan fikirlerin taşıyıcılarının da bu kulüpte herhangi bir görevde bulunmaması gerektiğini düşünüyorum." Bütün mesele budur. Bugün A, yarın B. Kişilerin değil, fikirlerin değişmesi lazım.
"Söyleyin de yazalım"
"Bu yönetimin hiçmi iyi bir hamlesi yok?" deyip, "Fabrikatör" mesleğine soyunan insanların; soru sormak yerine,"Gerçek Adana Demirsporluları" bilgilendirmesinin daha bilinçli bir yol olacağı aşikardır. Aynı soruyu biz o "Fabrikatör" lere sorduğumuzda ne cevap verecekler merak ediyorum doğrusu. "Bu yönetimin iyi bir hamlesi var mı?" Eğer "var" diyorsanız ve ortaya çıkıp konuşmuyorsanız; bu sizin suçunuzdan başka birşey değildir.
"Haklarını yemeyelim."
Geçen günlerde, "Kamp; yönetimin beyan ettiği gibi 5 yıldızlı bir otelde değil, oda servisi dahi bulunmayan 3 yıldızlı bir otelde gerçekleşiyor." şeklinde twitler yazılmıştı. Güvenilir bir kaynaktan o twitlerin gerçeği yansıtmadığı haberini aldım. Söz konusu kaynak; "Kulübün 5 Yıldızlı otelde kaldığını, rezervasyon tarihinin dolduğunu ve akabinde kulübün otel ile görüşerek ek rezervasyon yaptırmaya çalıştığını ancak; otelde yeteri kadar boş yerin olamayacağı beyan edilmesinin ardından başka bir otel ile anlaşıldığını" söyledi. Yani anlayacağınız hakkını haklıya teslim edelim.
Peki; bir kulübün kamp tarihleri, otelde ne kadar kalacakları, bir sistem, plan v.b bulunmaz mı? Bunları not tutan bir kulüp yetkilisi bulunmaz mı?
***
Havalar nasıl orada?
Uzun bir süre oldu Adana Demirspor kampa çıkalı. Ne ses var ne seda.
Adana Demirspor'un, bu sene maçlarını Bolu'da oynama gibi bir ihtimali varda ben mi bilmiyorum. Bilen varsa söylesin. Bolu'nun serin bir bölgede bulunması zannedersem "keyif" veya "korku" dediğimiz olguyu çıkarıyor meydana. Takımın halen Adana'ya uğramamasının nedeni ne olabilir acaba?
- Bolu'da havaların güzel oluşu mu?
- Adana'ya gelindiğinde tepki verilmesinden çekinilmesi mi?
- Bolu'nun, Güvenç hocanın memleketi Sakarya'ya yakın olması mı?
Ben açıkcası fazla bir neden bulamadım. Ancak; takımın halen geçerli bir mazeret olmaksızın Bolu'da bulunması abestir. Bu takım maçlarını Adana'da güneşin ortasında oynayacak. Ne rüzgar bulacak futbolcular ne de okaliptus ağaçları.
Var mı açıklaması olan?
Yeni bir yüz: "haberads.com"
Daha önce de denenmişti. Sadece Demirspor konulu bir haber sitesi fakat başarılı olunamamıştı. Son dönemlerde taraftarın yönetime olan tepkisinden doğmuş (Adana basınının boş boş oturmasının ardından) bir haber sitesi kuruldu ve yayın hayatına başladı. Şu anlık güncel ve hızlı bir şekilde ilerliyor. Umarım bundan sonra da bu şekilde devam eder ve kazanımı sadece Demirspor olur.
Ben şahsi olarak; Demirspor'u bu siteden takip ediyorum.
Buradan ulaşabilirsiniz...
www.HaberADS.com
Ben şahsi olarak; Demirspor'u bu siteden takip ediyorum.
Buradan ulaşabilirsiniz...
www.HaberADS.com

11 Ağustos 2012 Cumartesi
Ne olur sorma...
3-4 gün önce "Adana Demirspor Kulübü Başkanı" sıfatına sahip Önder SERİN'i aradım. Daha doğrusu; benim mesajıma karşılık o beni aradı.
Kendisini beni aramaya iten mesajımda şu sorular vardı.
Kendisini beni aramaya iten mesajımda şu sorular vardı.
- Güvenç KURTAR'ın kumar borcunun ödenip ödenmediği,
- Hangi futbolculara kulüp senedi verildiği,
- Toplu halde yenilen yemek sonrası 70.000 TL lik faturanın çıkartılıp çıkartılmadığı,
- Bekir ÇINAR'ın temliklerini alma konusunda kimlerin rol oynadığı.
Sorduğum bu sorulara karşılık Önder SERİN; savunma mekanizmasını kullanmaktan geri kalmıyordu. Sesi titriyor, nefesi kesiliyor ve uçağa bineceği bahanesiyle telefonu kapatıyordu.
Gelelim sorularıma verdiği cevaplara:
Sorduğum bu sorulara karşılık Önder SERİN; savunma mekanizmasını kullanmaktan geri kalmıyordu. Sesi titriyor, nefesi kesiliyor ve uçağa bineceği bahanesiyle telefonu kapatıyordu.
Gelelim sorularıma verdiği cevaplara:
- Güvenç KURTAR'ın kumar borcundan bilgisi olmamasından ziyade, bu borcun kendisini ilgilendirmediğini, (Adana Demirspor Kulübü'nde demek ki; herkes istediği şeyi yapar. Kimse ilgilenmez.)
- 70.000 TL lik herhangi bir yemek yenmediğini, (Zaten sorun orada. Yemek yenilmediği halde kesilmiş fatura.)
- Bekir ÇINAR'ın temliklerini alan şahsa Bekir ÇINAR'ın borcu olduğunu bu sebeple temliklerini aldığını ancak kendi yönetiminde böyle vicdansız birisinin yer almasına asla izin vermeyeceklerini belirtti. (Yorumsuz)
Soru ile cevapları yanyana getirip mantık ölçüsünde mülâhazalarda bulunmayı sizlere bırakıyorum.
Önder SERİN'in " Neden beni arayıp sormuyorsun yazmadan, ara benden öğren gerçekleri" cümlesine o an cevap vermiştim ama birde buradan vereyim:
Soru ile cevapları yanyana getirip mantık ölçüsünde mülâhazalarda bulunmayı sizlere bırakıyorum.
Önder SERİN'in " Neden beni arayıp sormuyorsun yazmadan, ara benden öğren gerçekleri" cümlesine o an cevap vermiştim ama birde buradan vereyim:
Başkan sıfatlı zat; siz kombineleri çıkarırken, formaları çıkarırken, transferler yaparken bizlere soruyor musunuz ki; ben düşüncemi dile getirirken sizlere sorayım?
Bu fıkrada benden sizlere gelsin...
Bu fıkrada benden sizlere gelsin...
Temel mahkeme karşısında hırsızlık suçundan yargılanmaktadır.Hakim : Oğlum kapı kolunda parmak izin var. Buna ne diyeceksin?Temel: Olur mu öyle şey Hakim Bey? Ben hırsızlık yaparken eldiven takmıştım.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
A'dan Z'ye...
A’dan Z’ye İSTEMİYORUZ SİZİ, ÇÜNKÜ REZİL ETTİNİZ BİZİ…
a) 5-6 yıldır denenen, görev alan Gökoğlu, Önder Serin, Metin Türk gibi isimler zamanında bu kulüp kalıcı gelirlere mi kavuştu?
b) Bu zat-ı muhteremler zamanında belediyeye dilenmekten başka kulüp ne yaptı
c) Bu zat-ı muhteremler zamanında kulüp kurumsal bir yapıya mı kavuştu?
d) Bu zat-ı muhteremler zamanında borç 10 trilyona çıkmadı mı?
e) Bunların yönetiminde altyapı gelişti mi ya da altyapıdan 1 tane yıldız çıktı mı?
f) Bunların yönetiminde amatör branşlara önem mi verildi, yeni salonlara yada tesislere mi kavuştuk?
g) Bu zat-ı muhteremlerin yönetimi sırasında yeni bir stada mı kavuştuk?
h) Futbolcuları belediyeye götürüp para dilendirenler bunlar değil mi?
ı) Futbolculara 30 hafta maç başlarını ödemeyen bu zat-ı muhteremler değil mi?
i) 150 milyar veremediler diye futbolcuların 2 gün idmana çıkmamasına sebep bunlar değil mi?
j) Futbolcuların bir daha hiçbir maçta görmek istemiyoruz diye açıklama yaptıkları zatlar Gökoğlu, Önder Serin ve diğerleri değil mi?
k) Futbolcuların Denizliye gelmesinler şampiyon yaparız diyerek kastettiği aciz yönetim bunlar değil mi?
l) Talipli varsa bırakırız deyip güçlü bir aday çıkınca koltuğa yapışanlar bunlar değil mi?
m) Kongreden önceki 1 ay içinde 145 kişiyi sahte üye yaparak diğer gerçek kongre üyelerini hiçe sayan ve kulübü malları gibi gören bu zat-ı muhteremler değil mi?
n) Koltuğa aşık gibi davranıp kendi çıkarları uğruna Adana Demirspor’un çıkarlarını hiçe sayan ve borçsuz bir Demirspor’un önünü kesen bu zat-ı muhteremler değil mi?
o) 2 trilyon hibe edeceğiz diyerek yalan söyleyen daha ilk haftalarda kulübün senediyle iş yapanlar bunlar değil mi?
ö) Personelin ve altyapının gençlerinin aylarca maaşlarını ödemeyerek süründüren bunlar değil mi?
p) Şampiyonluk primlerini ve eski futbolcuların alacaklarını bile kulüp senediyle ödemeye kalkanlar bu zat-ı muhteremler değil mi?
r) Şampiyonluğun mimarı Ercan Albay’ı gönderenler bunlar değil mi?
s) Ercan Hoca’nın yerine iş bulamayan Güvenç Kurtar’ı getiren ve hiçbir kulübün yapmadığını yaparak ona 3 yıllık imza attıranlar bu zatı muhteremler değil mi?
ş) Yaşı 31-32-34-36 olan 7-8 futbolcuyla anlaşarak kulübü daha da karanlığa sürükleyen bunlar değil mi?
t) 9 trilyon açıkladıkları borcu kendi ceplerinden harcamayarak şu an kaç trilyon arttıran bunlar değil mi?
u) Kendi şahsi çekleri yerine kurtarıcı gibi kulübün senetlerine sığınanlar bunlar değil mi?
v) Yıllardır yönetimde iken verdikleri parayı temlik yoluyla hatta avukat masrafları dahil geri alan zat-ı muhteremler bunlar değil mi?
y) Adana Demirspor’un büyümesini istemeyen, güçlenmesini istemeyen, sahip oldukları bir mal gibi hep onların olsun diye davranan bunlar değil mi?
z) Son 15 yılda Adana Demirspor’u hep rezil rüsva eden, küçülten zihniyetin uzantıları Gökoğlu ve kuklası Önder Serin değil mi?
A dan Z ye istemiyoruz sizi !!!!!
Adana Demirpor son 10 yıldır büyükse TARAFTARIYLA büyük ve bunu bütün Türkiye biliyor, görüyor. ve O TARAFTAR SİZİ GÖNDERECEK TAŞERON YÖNETİM.. Çünkü artık taraftarından çok başarıları konuşulan bir Adana Demirspor istiyoruz… Çünkü artık Şanlı Mazimize dönmek istiyoruz… VE NE PAHASINA OLURSA OLSUN DÖNECEĞİZ…
ŞİMŞEKLER GRUBU
a) 5-6 yıldır denenen, görev alan Gökoğlu, Önder Serin, Metin Türk gibi isimler zamanında bu kulüp kalıcı gelirlere mi kavuştu?
b) Bu zat-ı muhteremler zamanında belediyeye dilenmekten başka kulüp ne yaptı
c) Bu zat-ı muhteremler zamanında kulüp kurumsal bir yapıya mı kavuştu?
d) Bu zat-ı muhteremler zamanında borç 10 trilyona çıkmadı mı?
e) Bunların yönetiminde altyapı gelişti mi ya da altyapıdan 1 tane yıldız çıktı mı?
f) Bunların yönetiminde amatör branşlara önem mi verildi, yeni salonlara yada tesislere mi kavuştuk?
g) Bu zat-ı muhteremlerin yönetimi sırasında yeni bir stada mı kavuştuk?
h) Futbolcuları belediyeye götürüp para dilendirenler bunlar değil mi?
ı) Futbolculara 30 hafta maç başlarını ödemeyen bu zat-ı muhteremler değil mi?
i) 150 milyar veremediler diye futbolcuların 2 gün idmana çıkmamasına sebep bunlar değil mi?
j) Futbolcuların bir daha hiçbir maçta görmek istemiyoruz diye açıklama yaptıkları zatlar Gökoğlu, Önder Serin ve diğerleri değil mi?
k) Futbolcuların Denizliye gelmesinler şampiyon yaparız diyerek kastettiği aciz yönetim bunlar değil mi?
l) Talipli varsa bırakırız deyip güçlü bir aday çıkınca koltuğa yapışanlar bunlar değil mi?
m) Kongreden önceki 1 ay içinde 145 kişiyi sahte üye yaparak diğer gerçek kongre üyelerini hiçe sayan ve kulübü malları gibi gören bu zat-ı muhteremler değil mi?
n) Koltuğa aşık gibi davranıp kendi çıkarları uğruna Adana Demirspor’un çıkarlarını hiçe sayan ve borçsuz bir Demirspor’un önünü kesen bu zat-ı muhteremler değil mi?
o) 2 trilyon hibe edeceğiz diyerek yalan söyleyen daha ilk haftalarda kulübün senediyle iş yapanlar bunlar değil mi?
ö) Personelin ve altyapının gençlerinin aylarca maaşlarını ödemeyerek süründüren bunlar değil mi?
p) Şampiyonluk primlerini ve eski futbolcuların alacaklarını bile kulüp senediyle ödemeye kalkanlar bu zat-ı muhteremler değil mi?
r) Şampiyonluğun mimarı Ercan Albay’ı gönderenler bunlar değil mi?
s) Ercan Hoca’nın yerine iş bulamayan Güvenç Kurtar’ı getiren ve hiçbir kulübün yapmadığını yaparak ona 3 yıllık imza attıranlar bu zatı muhteremler değil mi?
ş) Yaşı 31-32-34-36 olan 7-8 futbolcuyla anlaşarak kulübü daha da karanlığa sürükleyen bunlar değil mi?
t) 9 trilyon açıkladıkları borcu kendi ceplerinden harcamayarak şu an kaç trilyon arttıran bunlar değil mi?
u) Kendi şahsi çekleri yerine kurtarıcı gibi kulübün senetlerine sığınanlar bunlar değil mi?
v) Yıllardır yönetimde iken verdikleri parayı temlik yoluyla hatta avukat masrafları dahil geri alan zat-ı muhteremler bunlar değil mi?
y) Adana Demirspor’un büyümesini istemeyen, güçlenmesini istemeyen, sahip oldukları bir mal gibi hep onların olsun diye davranan bunlar değil mi?
z) Son 15 yılda Adana Demirspor’u hep rezil rüsva eden, küçülten zihniyetin uzantıları Gökoğlu ve kuklası Önder Serin değil mi?
A dan Z ye istemiyoruz sizi !!!!!
Adana Demirpor son 10 yıldır büyükse TARAFTARIYLA büyük ve bunu bütün Türkiye biliyor, görüyor. ve O TARAFTAR SİZİ GÖNDERECEK TAŞERON YÖNETİM.. Çünkü artık taraftarından çok başarıları konuşulan bir Adana Demirspor istiyoruz… Çünkü artık Şanlı Mazimize dönmek istiyoruz… VE NE PAHASINA OLURSA OLSUN DÖNECEĞİZ…
ŞİMŞEKLER GRUBU
26 Temmuz 2012 Perşembe
Blog tasarım ve sıkıntı..
Son birkaç gündür, çeşitli nedenlerden dolayı blog içerisindeki fotoğraflar görünmemektedir. Ne kadar uğraştıysakta bazı fotoğrafları geri döndüremedik. Elimiz değmişken yeni bir tasarım ile yolumuza devam edelim dedik. Yaşanılan bu sıkıntıdan dolayı sizlerden özür dileriz.
Ayrıca son dönemlerde midemiz o kadar çok bulandı ki; buraya yazı olarak dökmeye bile değmeyeceğini düşünüyoruz. Yapılan şerefsizliklerin içinde kaybolmayı kendimize yediremiyoruz ve mücadelenin son hızıyla devam ettiğini bilmenizi istiyoruz. Şimşekler Grubu başta olmak üzere tüm gerçek Adana Demirsporlular olarak "ŞEREFSİZLER İLE HER PLATFORMDA HESAPLAŞACAĞIZ."
Ayrıca son dönemlerde midemiz o kadar çok bulandı ki; buraya yazı olarak dökmeye bile değmeyeceğini düşünüyoruz. Yapılan şerefsizliklerin içinde kaybolmayı kendimize yediremiyoruz ve mücadelenin son hızıyla devam ettiğini bilmenizi istiyoruz. Şimşekler Grubu başta olmak üzere tüm gerçek Adana Demirsporlular olarak "ŞEREFSİZLER İLE HER PLATFORMDA HESAPLAŞACAĞIZ."
12 Temmuz 2012 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











