12 Mart 2012 Pazartesi

UTANIYORUZ !



Yerlerde sürünen bu kardeşimizin tek suçu , pazar sabahı binbir umutla kalkıp stadyuma gelip gönül verdiği , canından çok sevdiği takıma destek vermek istemekti. Biletini alıp , arkadaşı eşi dostuyla sohbet edip , 3 puanı alıp gönlü rahat bir şekilde eve dönmek istemesi belkide. Fakat ne çok şey istemiş değil mi ? Oysa Demirspor taraftarının ne hakkı var buna ? Ne cüretle böyle bir şey isteyebilir ? Sen otur maratonda kapalıda, futbolcu kardeşimiz gününde olmasın aklı maç sonundaki uçakta olsun. Yönetim pasta börek çörek gününde olsun ya da Amerikada , lan yönetimin ne işi var kendi takımının antremanında , maçında ?

Sen de ne sevineceksin kardeşim , hayırdır ?
Sen DEMİRSPOR taraftarısın , senin öyle bir hakkın yok.
Sana iç sahada keyifli maç izlemekte yok ,3 puanda yok,huzurda yok unut.
Sana en fazla play-off , birazcık umut , belki final için birazcık şans..Hepsi bu.


Kimisi Süper lig'de kareografisiyle konuşur , kimisi gösterdiği başarılı performansla kimiside kadrosuna kattığı yıldız oyuncularla , ancak yıllardır Adana Demirspor'u bu fotoğraflarla yerel ve ulusal basının önüne atmış , tüm bunlara sebep vermiş her kim futbolcu yönetim vs. ne varsa UTANIYORUZ ,ama asıl utanması gereken sizlersiniz tabi öyle bir duygunuz varsa..yazıklar olsun size , 100.yıldan ,tekire Demirspor taraftarının boynunu büken , yerlerde süründüren herkese..

10 Mart 2012 Cumartesi

Adana Demirspor 1-1 Fenerbahçe

Bugün İstanbul Tayfası olarak 30 kişi civarı gençlerimizi desteklemeye gittik. Gençlerimiz gayet iyiydi. Taraflı tarafsız maçı izleyen herkes Fenerbahçeden iyi oynadığımızı görmüştür zaten. İlk yarının başında yakaladığımız pozisyonları atabilseydik maçı çok rahat alırdık. Takımımızda Merthanı (sağbek 2 numara) ve Muhittini (13 numara) çok beğendim. Takımımızda kötü futboluyla sırıtan hiç bir topçumuz yoktu. Bu takımdan rahat 4-5 kişi A Takımda aslanlar gibi oynar. Ama kulübümüzü yönetenlerin görevi gençleri köreltmek yada başka takımların onlardan yararlanmalarını sağlamaktı dimi? İnşallah bu gençleri sahiplenen birileri çıkar.. Hepsinde ışık var..

Haftaya rakip içerde Gençlerbirliği. İbrahim hocayla konuştuğum kadarıyla: Grubu ilk 4 sırada bitiren takımlar Antalyada turnuva yapacaklarmış orada da şampiyon takım belli olacakmış. Şahsen benim U18 takımımıza güvenim tam. İnanıyorum şampiyon olacağız!

8 Mart 2012 Perşembe

Nereye Gitti Bu Paralar?

Yaşanan süreçte para sıkıntısı iyice ayyuka çıktı. Yönetimin hamlelerinden sonra futbolcular da olaya müdahil oldular ya da müdahil edildiler. Son yaşanan buluşmada belediye başkanı Demirspor'a aktarılan paralardan söz etti. Ufak tefek sayılacak meblağlarda değil hani. Belediye başkanı konuşmada para miktarı bunlar dedi ve gerektiğinde yönetim bu paraların nereye gittiğini açıklar tarzında bir şeyler dedi. Yönetim kendinden emin bir şekilde genel geçer ifadelerde paralara neler olduğunu bir kaç sözle anlattı peki tatmin olduk mu? Tabi ki hayır. O zaman artık yönetim üstüne düşeni yapmalı ve paraların nereye-nerelere gittiğini detaylı bir şekilde açıklamalı yalnız yanlış anlaşılmasın bu bir istek değil zorunluluktur!

Kadın..

emeğiyle ve onuruyla yaşayan tüm emekçi kadınların günü.

kutlu olsun; şan olsun!

kavganın, uçurumlardan yükselen yeni bir dünyanın en yabanları ve evrenin en vazgeçilmezleri; siz olmasanız şuracıktık, yoktuk. kaşınız, gözünüz, dudağınız, alnınız, kirpiğiniz, saçınız, yanağınız, boynunuz, burnunuz, göğsünüz, göbeğiniz, eliniz, kolunuz, ayağınız, yedi ceddi konuşan diliniz, tarihler ve soylar kuran emeğiniz, savaşlar alt eden direnciniz, çocuğumuzun anası, ahh çocuğumun anası, ve varlığımızın en doyulmaz güzelliği, o emeğiniz iktidar olacaktır elbet, olacaktır elbet! işte bir güvercin güzelliği seherin çığlığında, dünyanın en onmaz yerlerinden yükseliyor; kıta kıta, ülke ülke; kardeşim ol daya yüzünü yüzüme. alt edilecektir bu uğursuz ilenç kadınım! inan olsun.

"bayramın kutlu olsun kadınım
unuttum telefonda söylemeyi bu sabah
sesini duydum mu dünyayı unutuyorum
nice nice bayramlara güzelim..."

şeni tavi mikvars. şeni çiri me!!! şeni tavi mikvars lamazi gogo...
lenineli

6 Mart 2012 Salı

Şaka !

Demirspor bize yine kendine has bir yıl yaşatıyor.. Her yıla damga vuran bazı özelliklerimiz var. Mesela geçen yılı dışarıda sadece 3 galibiyetle kapatmış ve içerdeki galibiyetlerle ayakta kalmıştık.

2. Ligde bir takım nasıl şampiyon olurun klasik cevabıdır; İçerde 3 puan dışarıda 1 puan. Bizim bu yıl ki sonuçlar ise ortada. Mantıklı düşünen hiç kimse şu soruya doğru düzgün cevap veremez; Nasıl oluyor da içerde düşme potasındaki takımlara bu kadar puan dağıtıyorsun deplasmanda Kırklareliyi, Bandırmayı onu bunu yenebiliyorsun? Demirspor bize yine olağan şakalarından birini yapıyor. Bu olayın benim nezlimde hiç bir mantıklı açıklaması yoktur. 2. Ligde senin, binlerce taraftarının önünde sonuncu takımlara puan verme lüksün yok arkadaş! Hiç kimsede benim bu fikrimi değiştiremez koşullar ne olursa olsun binlerin önünde sen öyle saçma sapan top oynayamazsın.

Ve son olarak rahat olsunlar Demirspor'da kimsenin parası kalmamıştır!

Kanalın intikamını Manş'tan alan adam..

Adana'nın su kanallarında yüzmeyi öğrenen Erdal Acet, havuzlardan sonra Manş'ı da rekor bir dereceyle geçti. Bugün Adana'da bir taksi durağında çalışıyor...
Yüzme sporunda uluslararası düzeyde esamisi okunmayan Türkiye’nin geçmişte dünyanın sayılı yüzücülerinden birini çıkardığını biliyor muydunuz? Peki Adana Demirspor’un futboldan çok havuzlarda başarılara imza attığını? İşte o efsane yüzücü Erdal Acet de 13 yıl hiç yenilmeden rekorlar kıran yüzme ve sutopu takımlarına imza atan Adana Demirspor’un bir sporcusudur.

Acet 4-5 yaşlarındayken, yanındaki ağabeyi Mustafa Adana’da birçok çocuğa mezar olan su kanallarından birine düşer.

Dönemin belediye başkanının babası o sırada oradan geçmektedir. Mustafa’yı kurtarır ve büyük korku yaşayan Erdal’la birlikte babalarına götürür; “Bunlara yüzme öğret, yoksa boğulacaklar” der. Ertesi gün su kabakları yapılır, koltukaltlarına konulur, kanalda hayatta kalma dersi verilir... Ve o gün yüzmek en büyük tutkuları olur iki kardeşin. Bir gün kanalda yüzerlerken, kulüpten biri onları görür. “İki çocuk gördüm, balık gibi yüzüyorlardı” diye anlatır. Yetenek avcısı antrenör, “Niye getirmedin, yarın müsabakalar var. Bir denerdik” diye sitem ettiğinde, geleceğin iki büyük yüzücüsünden bahsetmektedir. Sabah ağabeyiyle birlikte kendilerini hocanın karşısında bulurlar. Tek mayoları vardır. Önce Mustafa giyer, atlar havuza. Sonra Erdal... Ve Manş’a kadar uzanacak hikâye de burada başlar.

Şampiyonluklar ardı ardına gelir. Artık havuzlar ona yetmez olduğunda, İstanbul’da uluslararası yüzme maratonlarına katılır. Uluslararası yüzücülerin de katıldığı bu yarışlardan birinde büyük dalgalar çıkar. Sadece bir kişi bitirebilir: Erdal Acet...

Bununla yetinmez. 3-4 yaşındayken kendisine büyük korku yaşatan kanalın intikamını büyük denizlerden almaya niyetlidir. “Manş’ı geçeceğim” der.

1976 yılının 30 Ağustos’unda Türkiye bir ‘zafer bayramı’nı kutlar ve Manş’ta antrenmanlar yapan Erdal Acet’e haber gönderilir. 30 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan geceyarısı, “Kar suyundan da soğuk olan Manş”a girer. Kıyıya yakaştığında, en yakın yüzücü kilometrelerce geridedir. Son kulaçları atarken, kılavuz teknede bulunan fotoğrafçı Faruk Zabcı bağırır “Rekor, Rekor!” 9 saat 2 dakikalık bir zamana imza atmıştır. Evet, tüm zamanların en iyi derecesidir! Bu derece hâlâ, 100 yılın en iyi 15 derecesinden biridir.

Acet’i hatırlatan belgesel

Bugün unutulan, yeni kuşakların bilmediği bu hikâyeyi, Murat Ayman’ın ‘Erdal’ın Kanalı’ adlı belgeseli sayesinde hatırladık. Datça’da Lefter’e adanan yüzme maratonunun konuğu Acet. Bugün ne mi yapıyor? Adana’da taksi durağı işletiyor.
Havuzlardan uzak kaldığı için sitem etmedi kimseye, “Çalıştığım işi bırakamazdım” dedi. “Peki bu ülkede neden yüzmede başarı hikâyeleri bu kadar az?” diye soruyoruz safça, “Deniz mühim değil, havuz olması lazım. Bizde havuz yok. Çok yetersisiz. Avrupa’da neredeyse her köyde bir havuz var” diyor.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1080703&CategoryID=77

5 Mart 2012 Pazartesi

ALTYAPIDA BU HAFTA

http://soylu-kavgam.blogspot.com'dan takip ettiğim kadarıyla bu hafta her yaşta galibiyet almışız. Hepsinin ayağına sağlık, tebrik ediyoruz.
U17 Maçı
Adana Demirspor 2 - 0 İskenderun Demir Çelikspor

U16 maçı
Adana Demirspor 2 -1 İskenderun Demir Çelikspor

U15 Maçı
Adana Demirspor 2 - 0 Mersin İdman Yurdu

U14 Maçı
Adana Demirspor 4 - 0 Mersin İdman Yurdu

Özellikle U14 ve U15'de alınan net skorları görünce ister istemez yüzümüz güldü ve biraz moral oldu. İçinde Demirspor sevgisini barındıran çocuklarla, gelecekte başarıyı yakalamanın hiçte zor olmayacağını düşünenlerdenim, yeter ki elimizdekilere sahip çıkıp kaybetmeyelim.
Demirspor'un has çocuklarını tebrik ediyoruz. Helal olsun sizlere.

3 Mart 2012 Cumartesi

Coca-Cola Akademi U18 Ligi Final Grubu

Açıkçası U18, playofflar, finaller, alt yapımızın yaptığı işler vb. haberleri takip edebildiğim sadece Ankara Tayfası yazdığı süreceydi. Bundan sonra biraz daha yakından takip etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Konuya dönmek gerekirse, gençlerimiz U18 Kademe Grubu maçlarında Anadolu Grubu'nda Gençlerbirliği'nin ardından ikinciliği elde ederek final grubuna kaldı. U-18 Ligi Final Grupları belirlenmiş.
Rakiplerimiz : Altay, Beşiktaş A.Ş., Fenerbahçe A.Ş., Gençlerbirliği, Kayseri Erciyesspor, Trabzonspor A.Ş., Turgutluspor
0 puandan başlayacak final grubunda maçlar çift devreli lig usulüne göre oynanacak.
Final grubunda ilk 4 sırayı alan takımlar bir torbada, klasman gruplarını lider tamamlayan 4 takım diğer torbada olmak üzere kura çekimi yapılacak. Bu 8 takım, Coca-Cola Akademi U18 Ligi şampiyonu olabilmek için Play-Off maçları oynayacak.
İlk maçımızı 10Mart'ta Fenerbahçe A.Ş. ile oynuyoruz maç İstanbul Dereağzı Spor Tesislerinde 14:45'te.
Eğer arma için bir yerlere gitmek istiyorsak, buyrun Demirspor'un has çocuklarını desteklemeye gidelim. Armaysa, o da arma.