15 Ocak 2011 Cumartesi

Karabükspor'dan Açıklama Geldi


Konuyla ilgili daha önceden yeni yazarlarmızdan İt Rıza bir entry girmişti. Karabükspor yaşanan IRKÇILIK olayıyla ilgili bir açıklamada bulundu.Umarım yeteri kadar anlaşılır ve reyting uğruna yapılanlar son bulur!

"Geçtiğimiz günlerde Kanal D Televizyonu’nda yayınlanan ve Okan Bayülgen’in sunduğu "Disko Kralı" programında program sunucusu Okan Bayülgen’in sarfettiği, "Bu da tekneyle gelen arkadaşlardan mı(?)" sözleri ile çok çirkin bir ifade kullanılmış, oyuncumuz incitilmiştir.

Bu sadece oyuncumuz Emmanuel Emenike’ye değil adeta insanlığa saygısızlıktır. Bu söylemi ırkçılık ve hakaretamiz bir insanlık suçu olarak görmekteyiz. Şu bilinmelidir; ”Yayın ilkelerinden ilki, yayıncı yayınında; "İnsanların dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep konusunu alay konusu yapamaz" Yaptığı zaman önce sözlü, takip eden döneminde de hukuki olarak o kişiyle kurumsal kimliğimizle en sert mücadeleyi yapmaktan da çekinmeyiz.

Bizler Kardemir Karabükspor Kulübü olarak; gerek saha içinde, gerekse saha dışında temiz ve ahlaklı bir mücadele sergileyen, formasının hakkını veren; her çalışanının da hakkını gözeten bir kulübüz. Herkes ağzından çıkanı tartarak konuşmalı, ülkemizi hak etmediği ırkçı suçlamalarla karşı karşıya bırakmamalıdır.

Adı geçen programda ve bundan sonra olabilecek çirkin ifadelerde kulüp olarak bütün yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı ifade eder;
Kamuoyuna duruşumuzu saygıyla deklare ederiz."

Ferudun TANKUT
K.Karabükspor Kulüp Başkanı

14 Ocak 2011 Cuma

"Dün" lerini verin !

Sözler tanıdık değil mi?
Pankart Yeni Malatyaspor ile Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası 3.Hafta maçı için Yeni Malatyaspor taraftarları tarafından özenle(!) hazırlanan ve Türk Tribünleri Pankart Arşivine ekledikleri güzel bir yapıt...
Bu pankartı görenlerin %90 ının aynı şeyi düşündüğüne adım gibi eminim. Demek ki %10 luk kısmı Yeni Malatyasporlu taraftarlar doldurmuş... Tabi onlara eşlik eden kardeşlerinide atlamamak gerek...Beste konusunda şahsen daha esnek davranırım ancak pankart konusunda iki kelimeyi bir araya getirme zahmetine giremeyen ve sevgisini başkasının sevgi dilini kullanarak dile getirmeye çalışan zihniyete karşıyım. Düşüncem mensup olduğum tribün içinde değişmeyecektir...

Kelimeler benzerlik gösterebilir, farklılık yaratılabilir ama Allah aşkına bu nedir ya ?

Daha çok farklılık, daha çok düşünce ve proje, daha çok hissiyat ama bu konuda bencil olmak gerekli bana göre... Buyurun orjinal hali !

Herkes yerini alsın !

Devre arası bitti ve herkes yerini almaya başladı... İyi bir devre arası yaşadığımız kanısındayım. Umuda yolculukta yine hep beraberiz...
2010-2011 2.Lig Kırmızı Grup 18.Hafta maçları

16 Ocak 2011 Pazar 13:30
Balıkesirspor - Ofspor
Pendikspor - Eyüpspor
1461 Trabzon - Dardanaelspor
Elazığspor - Türk Telekom
Tokatspor - Tarsus İdmanyurdu
Kocaelispor - Ş.Urfaspor
Sakaryaspor - Bld. Vanspor
Fethiyespor - Pursaklar

19 Ocak 2011 Çarşamba 13:30
Konya Tortu Şekerspor - Adana Demirspor

Tebe Volimo & Ziya Yıldız'dan Mesaj Var

Hem tribünümüzün güzide pankartlarından hemde İstanbul Tayfa olarak blogumuzun ismi; "Tebe Volimo"

Tebe Volimo'nun hikayesini hemen hemen hepimiz biliyoruz.Hikayenin baş kahramanı ise pankartın ilk hazırlandığı şeklinde ismi geçen Senad Arnautovic'tir.Ancak bu pankart daha sonra, özellikle 1988-89 sezonuna damgasını vuran isim olan Zijad Svrakic yani nam-ı diğer Ziya Yıldız için de açıldı.Şimdi biraz Ziya'nın hikayesinden bahsetmek gerek sanırım...4 Ağustos 1960 yılında o zaman Yugoslavya'nın bir kenti olan Sarajevo'da doğdu.Futbola başlayış yılı kayıtlarda 1973 olarak geçer, takım ise Sarajevo'dur.2 sene sonra yine aynı takımda profesyonel sözleşme imzalar.Sene 80'lerin sonunu gösterdiğinde ülkemizde moda olan Yugoslav futbolcu akımına uygun olarak Zijad'da Adana Demispor'un yolunu tutar.

"Tebe Volimo" pankartı adına açılan Senad Arnautovic'in (sonra Sedat Şimşek oluyor) Zijad'ın Türk vatandaşlığına geçeceği zaman onun için "Bu çocuk büyük yıldız olacak.Soyadı da yıldız olsun" önerisi Zijad tarafından da kabul görüyor.Ve Zijad Svrakic oluyor bizim Ziya Yıldız.

87 yılında Adana'ya ayak basan Ziya, iki sezon içinde 35 gol bırakıyor rakip takım kalelerine.İlk sezon takımı kümede tutan isim oluyor.Eskişehir'i 5-2 yenerken attığı 3 golü, İzmir'de Karşıyaka'yı 3-2 yendiğimiz maçta da Karşıyaka kalecisinden esirgemiyor.Kendisine göre en unutulmaz maçında Beşiktaş'ı 2-0 yenerken, 2 golü de Ziya atıyor.Bu üstün performansı tabi ki İstanbulluların iştahını kabartıyor.Zaten ekonomik sıkıntı da olan Demirspor'un (tanıdık geldi değil mi?) kapısını Ziya için çalıyorlar.Golcümüzü alıp kadrosuna katan ise Demirspor camiasıyla transfer geçmişi çok iyi olan Galatasaray oluyor yine.Aslında bu da ayrı bir yazı konusu olabilir; Galatasaray'da top oynamış, vakti zamanında yolu Demirspor'dan geçenler...Neyse konumuza dönelim.

88-89 sezonunun fırtınası Ziya Yıldız transfer olduğu Galatasaray'da Tanju Çolak ve Hasan Vezir gibi iki önemli ismin arkasında bir türlü forma şansı bulamıyor.Galatasaray formasını hiç giyemeden kendisi gibi bir başka Yugoslav futbolcuyla beraber Ankaragücü'ne gidiyor.Ankaragücünde oynarken, Demirspor'a bir gol atıyor ve "Hayatımda yaşadığım burukluklardan birisidir" diye anlatıyor bu golünü.Ankaragücünden sonra Karşıyaka forması ve ardından Malta'nın Ajax takımında oynayıp futbol hayatını sonlandırıyor efsane Ziya.Adana Demirspor sonrası işler hiç istediği gibi gitmiyor maalesef.
Futbolu bıraktıktan sonra ismi çokça bilinen teknik direktörlerin yanında çalışıyor.Artık Ziya Hoca oluyor.Daha sonra kendisi atılıyor bu işe.Şimdilerde 5 yıldan beri bulunduğu Kuveyt'te teknik direktörlük yapıyor ve Ntvspor'dan Çoşkun Çelik aracılığıyla bize bir mesajı var ;

"Onlar bizim için o pankartı asıyorlar. Ben de onlara 'Tebe Volimo Adana' diyorum"

Fotoğraflar : Coşkun Çelik, ntvspor.net "Tebe Volimo Adana" başlıklı yazısından ve demirgibiyiz.blogspot.com 'dan alıntıdır.

13 Ocak 2011 Perşembe

Vefat / Baş Sağlığı



Değerli büyüğümüz , Adana Seyhan Eski İlçe Belediye Başkanı ve Chp il genel meclis üyesi Sayın AHMET CEVDET YAĞ'ın, kuzeninin cenaze törenine katıldığı sırada taziyeleri kabul ederken, uğradığı silahlı saldırı sonucu haince öldürülmesi haberini bizde duymuş bulunmaktayız...

Bu hain saldırıyı kınıyor , kendisine Allah'tan rahmet , yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Pazar gününde zafer yaşamak...

İstanbul Demirspor bu hafta playoff larda mücadele edebilmek için son maçına çıkıyor. Geçen hafta deplasmanda hem hakemi hem de rakibi yenme başarısını göterip, şansını son haftaya kadar getimeyi başardı. Artık karar verme yetkisi onlara ait. Söylemek dahi istemiyorum ama kaybettikleri takdirde bir sezon boyunca ettikleri mücadele boşa gidecek..

"Memleketin Demirsporları Yalnız Değildir." demenin vaktidir artık. Zafere bir adım daha beraber atmak için GİDİYORUZ...

Buluşuyoruz
Tarih : 16/01/2011 Pazar
Yer : Taksim Meydan Anıt
Saat : 10.15

Kimsenin orada olması için telkin de ve istekde bulunmuyorum. Kalbinin sesini dinleyenler bize yeter...

12 Ocak 2011 Çarşamba

Emenike Yalnız Değildir!

Ben Sosyal Darwinizm temelli esprilere gülmeyi bırakalı yıllar oldu. Hatırladığım kadarıyla en son, ilkokuldaki kilolu kızlar ya da gözlüklü erkeklerle alay ederken gülüyordum. İlkokuldaydım daha ama, kızmayın yani. İşin kötü yanı, hala gülebilenler varmış, üzülerek öğrendim. Varmış ki Okan Bayülgen gibi birisi bu ülkenin en büyük şovmenlerinden biri olarak gösterilirken yaptığı programlar da reyting rekorları kırabiliyormuş.

Bener Onar sağ olsun, güzel bir noktaya değinip büyük bir terbiyesizlikten haberdar olmamızı sağlarken bütün spor kamuoyuna da Emenike'ye sahip çıkılmasını rica etmiş. Eyvallah. Kendi yazdığının üstüne benim ekleyebileceğim pek bir şey yok, direkt olarak link veriyorum(*). Video da var, Okan Bayülgen adına utanmak isteyenler izlesin.


- Eski bir Demirsporlu olarak sen ne diyorsun bu terbiyesizliğe Coulibaly Abi?
+ Banim ışim gol, gelsin şakarim!

11 Ocak 2011 Salı

| Gül tükendi... Ben tükendim...

Sazın bir teli daha koptu...!
Yine yarım tınlayan bir sesle türküler çalınacak, eksik kalan tını sen olacaksın.
ruhun şad olsun...

Coşkun Ekim


Transferlerle ilgili bir yazı yazmak için bloga girdim ki baktım zaten konuyla ilgili genel bir yazı girilmiş.Hemen isimlere yöneldim ve evet, ben haberi ilk okuduğumdan bu yana değişen bir şey olmamış ve Coşkun halen kadroda.Malum gün geçmesin ki bir haber gelmesin kulaklarımıza, gözlerimiz bir haber okumasın; kimisi aninden gönderiliyor, kimisi kampı terkediyor.Demirspor hareketli,sahaya yansıması dileğiyle.

17 Kasım 1991 Londra doğumlu bu genç çocuk Tottenham Rezevr takımında oynamadan önce İngiltere'de Pazar Ligi denilen amatör takımların pazar günleri mücadele ettiği ligin takımlarından Broadwater Farm forması giymiş. Broadwater Farm doğu Londra'da yer alan bir çiftlik kesimi.Bölgede Kürtler, Somalililer ve Kongoluların, İngilizlerle beraber yaşadığı belirtiliyor.

İngiltere Pazar Liginden bir maç görüntüsü

Neyse konumuzdan sapmayalım, böylesine karmaşık demografik yapılı bir bölgede yetişen Coşkun, BW Farm macerasının ardından Park View Academy'de eğitimini sürdürürken aynı zamanda Tottenham takımında da futbolunu oynar.2009 yılında bir Norwich City denemesi olur ancak Tottenham'a geri döner.

Kendisine övgü kazandıran bir başarısı da vardır, futbolu dışında. Londra Gençlik Oyunlarında 800 m şampiyonu olur.Atletik yapısının başarısını onaylayan bu aktivitesi onun için "yeni Aaron Lenon" yorumları yapılmasına bile neden olur.

2004 yılında yani Coşkun henüz 13 yaşında iken onu izlemiş olan bir Türk futbol gezginin kendisi hakkında ki sözlerine kulak verelim ; "Bu Çocuğa güvenip şans verenler bir gün mutlaka kazanacaktır. Onu görmezden gelenler ise zaten bu işten anlamıyorlardır. 2004 Yılında ben Londra’da iken bir yakınım sayesinde Tottenham’ın maçına gittim ve burada Coşkun’u çıplak gözle seyretme fırsatı buldum. Ayağını bir raket gibi kullanan bu arkadaşımız takım içerisinde en küçük oyuncu olmasına rağmen duran bütün topları o kullanıyor arkadaşlarına harika ara topları atıyordu en önemlisi oyunu aklıyla oynuyordu.Bu çocuk geleceğin Gerard’ı olabilir lütfen bu yetenekleri kaybetmeyelim. Saygılar."

Coşkun hakkında yazı yazmamın sebebine gelirsek.Kişisel olarak bir Tottenham sempatizanı olduğum için takım hakkında yeterli düzeyde bilgiye sahip olduğumu iddaa edebilirim.Bir zamanlar, bir süre A takımını takip etmeyi bırakıp (malum düşüş zamanları, Ramos sağolsun) alt kadroların maçlarını takip etmiştim. O zamanlar gözüme ilişmişti Coşkun'un ismi. Gerçi ben daha çok Adel Taarabt, Tomas Pekhart gibi isimler için takip ediyordum ama Coşkun Ekim ismini de hasbelkadar gördüm. Kendisi hakkında yukarıda da dediğim gibi, takımın sıkı takipçisi ve aralarında YİD ARMY üyelerinin de bulunduğu bir kesim yeni Aaron yakıştırması yapmıştı forumların birinde.

Şimdi bu çocuk Demirspor'umuzda. Umarım kendisini izleyip hayran kalınan günlerdeki futbolu hâla devam ediyordur. Ben canlı canlı izlemiş olmasam da ona kanım kaynak durumda. Güveniyorum, başarmasını istiyorum. Zaman bakalım bize ne gösterecek.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Transferlerimiz / Yaşanan Gelişmeler

Demirspor'umuz transferlerde hareketli ( baya hareketli ) günler geçiriyor .
Giden 15 oyuncu , gelenler , denenenler , gündemdekiler.
Parada anlaşıp , peşinat sorunu çıkaranlar vs.

Son ve kesin olarak şu oyuncular transfer edildi : ( En azından şu anlık )

-Çetin Kılıç (Boşta)
-Metin Tuğlu (Adanaspor)
-Efecan Karaca (Adanaspor)
-Samet Albayrak (Ç.Dardanelspor)
-Kadir Keleş (Diyarbakırspor)
-Onur Çubukçu (Diyarbakırspor)
-Berkay Samancı (Bucaspor)
-Serkan Özsoy (Kartalspor)
-Coşkun Ekim (Tottenham A2)
-Emre Karayün (Totthennam A2)

Şu an bizimde duyduklarımız bunlar , tabiki bu oyuncuların yarın ne yapacağını kestirmek güç , belki antremana çıkmazlar belki de kampı terkederler orası yönetimle futbolcu arasında geçen süreçtir , olaylardır vs.
Ancak ve ancak şu unutulmamalıdır ki !!! kampı terkedip , antremana çıkmayıp kendini Demirspor'dan büyük zanneden oyuncu yarın sahada neler yapabilir ? Diye sorulmalı..
Ayrıca takımdan gönderilip sonra transferler yapılamadığı için geri çağırılan oyuncunun kafasında ne olur ? Kestirmek güç.

''Giden oyunculardan 3-5 gömlek üstün oyuncular transfer edeceğiz ''demişti Ertan Sümer , Umuyor ve Can-ı gönülden istiyoruz ki dışarda olmasa bile sahada öyledirler.

Takip etmeye devam...