10 Mart 2010 Çarşamba

"Erdal'ın Kanalı" Geliyor...

Ankara Tayfası'nın bloğun'da veriliyor haber veya ben orada görüyorum... "Bir Adana Belgeseli-Erdal'ın Kanalı" isimli bir yapıt... 22 Martta Seyhan Otel'inde saat 15.30 da Galası yapılacak olan belgesel'in içeriğinde Manş Deniz'ini 9 saat 2 dakika'da yüzerek, bu mesafeyi en kısa sürede geçen erkek yüzücü ünvanına sahip Erdal ACET ve yine dönem'in Adana'sının neferlerinden "Yenilmez Armada" anlatılıyor...
Bekliyoruz merakla...

Resim : demirgibiyiz.com

8 Mart 2010 Pazartesi

Başımız Sağolsun !

Bu sabaha karşı Elazığ'da meydana gelen deprem'de hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına, tüm ulusumuza sabır ve başsağlığı diliyoruz, depremde yaralananlarada acil şifalar diliyoruz.

Playoff hazırlıkları Vol.1 (Sweat)


İstanbul Tayfası olarak Playoff'lara hazırlık yapıyoruz ve bunun için Tayfa'nın 2. ürünü İstanbul Tayfası sweat'leri çıkarıyoruz... Ürün ile alakalı gerekli çalışmalar yapıldı ve şu anda basım aşamasına geçilecek... Almak isteyenler Adını, Soyadını, Bedenini e-mail,facebook veya msn üzerinden iletişime geçerek atarsa ona göre liste yapabiliriz... Ürün'ün fiyatı 30 TL olarak belirlendi. Ürün'ün kalitesi ile alakalı olarak sağlamlığı kontrol edildi... İçiniz rahat olsun. Saygılar... Ürün'ün yapıldıktan sonraki resminide burada paylaşacağım...

Galibiz...

Adıyaman'dan da galip döndük... Damlayan her gözyaşı bir goldü kalplerimizde... ve o goller yüreklerde galip ilan etti sizleri... Görüyorum, duyuyorum, hissediyorum SAVAŞTIĞINIZI, MÜCADELE ETTİĞİNİZİ... Kimse'nin ağzından "inanmıyorum" kelimesi çıkmıyor, Karanlık bulutlar'ın çökmesine izin verilmiyor üstümüze, çöktürmüyoruz... Bizim'de artık canını dişine takarak oynayan futbolcularımız var, Penaltı kurtaran kalecimiz, üzüntülerini anlayabildiğimiz Teknik ekibimiz var...

Evet Adıyaman'dan da galip döndük... Çünkü; Galip gelmeye inananlar, mağlup olamazlar... İNANIN!

Kadın'larımız...

| tecavüz! dayak! hizmetçi! kız doğurduğunda dışlanan! gecenin sabahında tanınmayan! işte,okulda,kaldırımda, otobüste tacize uğrayan.. 364 gün tepeden baktığınız kadınlar .. bugün önemli öylemi? hımm.. | DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BUGÜN! DOĞURGANLIĞINIZIN, ANALIĞINIZIN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKÜYORUM :. İbrahim KANDEMİR yazarlığında İSTANBUL TAYFASI...

6 Mart 2010 Cumartesi

Kıralım tüm kapıları...

"İstanbul Tayfası" adı altında mesafe almaya başlamaya çalıştığımız şu günlerde Adana Demirspor sevgisi'nin İstanbul'da yaşanması hedeflerimizin tepe noktasında yer alırken, bu yolda yapmamız gereken proje, organizasyon, fikir v.b tarzda sosyal düşüncelerin üzerinde biraz daha yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum.

Milli Takım maçına gittiğimizde gördük ki İstanbul'da azımsanmayacak sayıda Demirspor sevdasını sadece Atkısı ile yaşayan fakat bunu gurur ile taşıyabilen arkadaşlarımız mevcut. Büyümek, genişlemek demek bu noktada daha iyi işleri başarabilmek, daha organize olabilmek demektir. Bir araya gelmek için günler öncesinden sözleşen, yer belirleyen 5 kişi'nin 50'lere ulaşması bu şehirde birilerinin kalbinde hala mavi sevdayı yaşadığına delalettir.

İstanbul'da yaşayan bir Demirspor'lunun ilk defa gördüm bu oluşumu demesi bizim hatamızdandır, hatanın tümünü üstümüze almalıyız, daha çok çalışmalıyız, daha çok çalmalıyız kapıları... Hatta KIRALIM TÜM KAPILARI...

4 Mart 2010 Perşembe

Milli'leştik...



Adana hasretiyle yandığımız şu günlerde Tayfa olarak buluşup milli maça gitmek çok iyi oldu şahsım adına.gerçekten eğlenceli oldu.Kapalı tribünün sağ tarafında toplanan mavili lacivertli grubu herkes ayrı bir gözle seyretmeye başladı.Özellikle BULUT'un yaptığı espri dolu tezahuratları sadece bizi değil, etrafımızdaki herkesi kırdı geçirdi.Gelen herkesin ayağına sağlık.vesselam

3 Mart 2010 Çarşamba

Türkiye-Honduras-Servet-Bulut

İstanbul Tayfası olarak Türkiye-Honduras maçına gideceğimizi belirtmiştik ve gittik...

Stadın tamamıma hakim bir yapımız vardı. Eski Açık'ta, Kapalı'da, Numaralı'da dahi yerimizi almıştık... Bilet'in olmamasından dolayı değil bu dağılma kesinlikle İstanbul Tayfası'nın almış olduğu bir karar gereğidir (!) Kardeşimiz Bulut'un servet ile olan samimi tavırları bizleri hayretlere düşürdü. Bulut'un iddaa'sıda tutunca malum takıma giydirmek boynumuzun borcu oldu. Elimizden geldiği kadar foto ve video buyurun...

Not: Bu organizasyon'un İstanbul Tayfası adı altında gerçekleştirildiğini ısrarla dile getirmemize rağmen Sayın Türkay GÜL'ün tarafımıza bağlılığını ve Gönlünde bulunan Ankara Tayfası sevgisinin yavaş yavaş İstanbul Tayfası fanatikliğine dönüştüğünü söylemesi bizleri gururlandırmıştır. Kendisine TEŞEKKÜR EDERİZ...


Saygı sizi yüceltir, sevgi ile taçlanırsınız..

Böyle bir yazı yazmak bana düşer mi düşüncesi ile affınıza sığınıyorum ve özür diliyorum...

Demirsporluluk kültürü'nü anlatacak, açıklayacak veya bu kültür uğruna neler yapılması gerektiğini söylecek kadar ne bilgim yeter ne yaşım nede dilim...

Demirsporluluk kültürü'nün Şimşekler Grubu'na verdiği bir öğüt olarak gördüğüm Sevgi-Saygı-Bağlılık ilkelerinin, tam manası ile anlaşılması, sürekli zihinlerde yer edilmesi, Sevgi-Saygı-Bağlılık kelimelerinin sadece bir slogan amacı olarak düşünülmeyip, aksine yaşam tarzı haline getirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Sürekli direk veya dolaylı yoldan dile getirilen ve sürekli üzerinde durulmaya çalışılan "Bilinçli Taraftar" profil'ini yakalayabilmenin benim görebildiğim kadarı ile saygı-Sevgi-Bağlılık ilkelerini kendimize şiar edinmekten başka bir alternatifimiz yok. Geçmiş zaman önce "Haklı Değiliz Abi" başlığı altında bir yazı yayımlanmıştı. Bizler'in düşüncelerimizi açık yüreklilikle, başkalarına bağlı kalmadan, acaba ne derler korkusuna kapılmadan söylememizi öneren bir yazıydı... Sevgi-saygı-Bağlılık ilkeleri ile işte tam bu noktada ince bir çizgi bulunmakta... Evet düşüncelerimizi yazıyoruz, gerekirse arkasında da duruyoruz fakat saygı kurallarını ihlal edebiliyoruz veyahut herkese karşı saygılıyız fakat düşüncelerimizi yazmakta çekinebiliyoruz...

Bir konu hakkında izin alabilecek mahiyette ise tribün'ün büyüklerinden izin alınması bizim duruşumuzun simgelerindendir ancak yapılan her işin izin dahilinde yapılmasının da bizim duruşumuza zarar vereceği ve üretim konusunda sıkıntı yaratabileceği düşüncesindeyim...Bu konunun çözüm yollarından bir tanesi dile getireceğimiz, söyleyeceğimiz, tepki vereceğimiz konu'nun dikkatli olarak, heryönden araştırılmasının yapılmasıdır. Böylelikle "Bilinçli Taraftar" profilinin kendisi bizi bulacaktır zaten. Vesselam yaşımız ister 16, ister 36 fark etmez... duruşumuz ve çizgimiz ile farklılık potansiyelini yakalamak zorundayız, her kesimin birbirine mide bulandırıcı, çocukca, seviyesizce konuşmalar yaptığı, sanal ortam delikanlılığını bir türlü bırakamayan aciz insanların dolup taştığı, Sevgi-Saygı-Bağlılık ilkelerinin kabul edemeyeceği bir ortamda bizim, kendimize ve Demirspor'a yakışmayacak, Demirsporluluk ruhu ile bağdaşmayacak her türlü materyal'e karşı kendimizi ve Demirspor'umuzu müdafaa etme mecburiyetimiz vardır. Söylediğimiz tek bir söz yetebilmeli bizleri anlayabilmeleri için... Saygı,Sevgi,Bağlılık ile... Affola...

Geç oldu ama GEÇMİŞ OLSUN !

Bizlere güneşli günleri gösterme adına yapılan mücadele içerisinde her işte hayır vardır diyerek; sakatlanan ve kolu kırılan Ahmet ÇENET kardeşimize GEÇMİŞ OLSUN dileklerimizi iletiyoruz... Gelecek sezon geldiğinde kim bilir biz nerede olacağız... "Süper Lige Çıkmaya Biz Yemin Ettik." diyebiliriz mesela...