10 Ocak 2010 Pazar

Bir Dirhem Mutluluk..!

Sıkıntı basmıştı içimizi... Göztepe'lilerin dediği gibi "DARLANMIŞTIK"... Tüm Demirspor'lular kardeşdir ilkesi bizi Adana-Mersin arası bir yolculuk vakti ile eşdeğer yolculuk yaptırdı bize. Taksim Meydanda 12.oyuncu 12 kişi ile birhayli vakit sonra biraraya gelme mutluluğunu yaşarken bir taraftan da bizi stad'ın bulunduğu bölgeye götürecek otobüs'ün gelmeyişi "Halk Otobüs'ü Halkın Takımı'nın Taraftar'ını bu kadar bekletemez" dedirtiyor, bekleme sohbet-muhabbet tarzına dönüşmüşken geliveriyordu "Halkın Otobüsü". 2 sene içerisinde şans eseri dahi görmediğim, göremediğim İstanbul'un tanımadığım başka bir yüzüne giriş yapıyoruz yaklaşık 1,5 saat sonra... Mavi giyimli çocuklar maça başlamışlar çoktan, Mavi bir insan'ı çeker mi kendine doğru? bir kez daha gördüm adımlarımız hızlanırken tribünlere doğru... Tribünler'e geçmemizle Gol atılması bir oldu... Mavi sevdalı çocuklar bize hoşgeldiniz hediyesi veriyorlardı o gol ile... Misafir olarak hediyemizi bizde onlara sunduk... Mutlu olduğumuzu ifade ediyor, ve meşaleleri yakmış, karlar düşer düşüncesi ile bembeyaz konfetilerimizi tribünlere yağdırıyor, Şehrin asi çocukları bestesi ile ısınılmaya çalışılıyor... Maçın izlendiği noktalarda "Bu Çocuklar Adana Demirspor'a Gelsin" düşüncesi sesli şekilde ifşa ediliyor, akabinde Bu çocuklar gollerini atmaya devam ediyor... Maçtan önce sizin için gol atacağım deyip'te 4 asist yaptıktan sonra gol'ünü atan can kardeşimize Bazıları asla yılmaz yazılı atkımızı açması için yedek kulübesinden koşup fırlayan ve atkıyı can kardeşimize veren Denis'in sarı kart görmesine biz dahi engel olamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz :) 6-0 skoru'nun demirspor lehine bildirilmesi bizi biraz şaşırttı, biraz heyecanlandırdı, biraz da korkuttu ya alışırsak bu skorları görmeye diye...

Bizleri Maç öncesi ve maç sonrasında kendilerinden biri olarak gören İstanbul Demirspor'lu yöneticiler'e, oyuncular'a, Tribündeki dostlara gösterdikleri Misafirpervelik'ten dolayı TEŞEKKÜR EDİYORUZ...

Anlatamadıklarımızdan mısınız?


Malum konularla alakalı çok fazla bir bilgiye sahip olmadığım için fazla detaylı bir biçimde yazılarımı aktaramıyorum...

Yazılarımın çoğunu duygusal bağlamda yazıyorum... Ne düşünüyorsam odur, akla-mantığa uygundur fakat duygularım onu reddederse o çoktan REDDEDİLMİŞTİR... Duygularım AYTAÇ DURAK'ı, Mustafa TUNCEL'i ve bu Yüce İnsanların (!) yardım ve yatakçılarını REDDEDİYOR... Anlatmaya, açıklamaya, borçları söylemeye, hüzünleri açıklamaya, Süper lig'deki futbolcuya verilmeyen paraların 2.Lig'de bu klüpte verildiğini söylemeye, Adana'ya tek takım yeter açıklamasını ifşa etmeye ... v.b gerek yok... Basitçe bir kelime... Siz Türkçe bilmiyor musunuz? Anlamıyor musunuz? İstemiyoruz ya... İSTEMİYORUZ..!

7 Ocak 2010 Perşembe

Yalnız Değilsiniz..!



İçerisinde DEMİRSPOR ibaresi bulunan herhangi bir kurum'a karşı yapılan herhangi bir saygısızlık, haddini aşmışlık direk olarak şahsım olarak beni etkiler ve üzer...

Bizim derdimiz bize yeter türünde yapılan konuşmalar, düşünceler, yazılar bana göre herhangi bir amacı olmayan, yersiz, düşüncesiz cümlelerden ibarettir... Türkiye'nin herhangi bir yerinde'ki DEMİRSPOR bizim derdimizden daha önemlidir... Eğer bir Demirspor'lu kendisini yalnız hissedip başvuruyorsa mavi sevda'nın arkasından giden çocuklara... O Çocuklarında bu başvuru'ya SAHİPSİZ DEĞİLSİNİZ şeklinde cevap vermesi akla, mantığa ve en önemlisi DEMİRSPOR'luya yakışır uygunluktadır...

Bu vesile ile herhangi bir iddaası olmayan, şampiyonluk ümitleri kesilmiş, kendilerini yalnız hisseden; İstanbul Demirspor'lu delikanlıların sahipsiz olmadığını göstermek için 9 Ocak Cumartesi günü saat 12.00 da Taksim Meydan'ı Anıt'ın bulunduğu noktada buluşup İstanbul Demirspor'un maçına hareket edeceğiz...

İstanbul'u bıkmadan usanmadan mavi'ye boyayan delikanlılar, KARDEŞLERİMİZ Bekliyor bizi... Onlarla beraber olabilmek için 9 Ocak Cumartesi günü saat 12.00 da taksim Meydan'ı Anıt'ın bulunduğu nokta'da buluşalım... Saygılar..!

6 Ocak 2010 Çarşamba

SÖZ ŞİMDİ BİZDE(UNİHOROZ)

"SÖZ ŞİMDİ BİZDE" Serimizde bu kez Denizlispor Tribünlerinden misafirimizi ağırlıyoruz. Buyrun...

-Bize biraz kendinden ve Denizlispor Tribünlerinden bahsedermisin nedir seni Denizlispor'lu yapan?

Adım Gökhan Gürlek. 25 yaşında, doğma büyüme Denizli'liliyim. Otomotiv sektöründe çalışmaktayım. Denizlispor tribünlerinden bahsetmek demek çok uzun soluklu bir sohbet etmek demektir. Klübe manevi desteği çok ama maddi desteği neredeyse hiç olmayan iki dernek var profilimizde. Bir de biz. Biz dediğim UNIHOROZ oluşumu. Kombineli, lisanslı ürünlü taraftar kitlesi. Tamamı üniversite öğrencisi yada mezunu. Sevgili, saygılı.. Gelişmekte olan bir profile sahip 3 gruptan oluşmakta tribünlerimiz. Bu şehire Denizlisporlu olmayı öğretmek için elinden geleni yapıyor dernekler, ilk işimiz bu.Çocuk ve öğrenci tribünümüz bu derneklerin çalışmasının ürünüdür.

Beni Denizlisporlu yapan en büyük etkenlerden biri küçük bir çocukken babamın peşine takılmamdır.Sonra sevmek, inanmak..Arma aşkı ve tribünlerin tozlu meşale kokulu havasıdır.Pankartlar için kullanılan bezlerin ve spreylerin boğazımızı yakışıdır..

-Denizli, Denizlispor'lu olabiliyor mu? olmaya çalışıyor mu? peki...

Henüz olamıyor ama olmaya çalıştığı kesin.Üçüz sevdalı orta yaşlı seyircilerden beklentimiz yok Ama 5 yıldır süre gelen öğrenci tribünü uygulamasından aramıza katılan epey arkadaşımız var.Bu bizim için büyük gelişme, çünkü hepsinin gözlerinde Denizlispor'u, Denizlispor'luluğu anlamışlığın parıldaması var.Devşirme diyebiliriz onlara.. Hiç görmedikleri, maçlarına gitmedikleri takımlardan döndürdüklerimiz onlar Ama bizi ve derdimizi anladılar..

-Denizlispor taraftarı nasıl dile getirir dertlerini? nasıl haykırır? üniversitelere mi iner? yoksa sanal dünyasında ulaşabildikleri ile mi yetinir?

Aslında neredeyse derdini hiç anlatamaz.Anlattığı vakit muhatap bulamaz. 2 yıl önce 4gece Denizlispor Nöbeti adı altında 18:00 dan 01.00'a kadar oturma eylemi yaptık; Polis, biber gazı, jop.. bunların dışında kimseye ulaşamadık.Yönetimsel zaafiyetler ve alternatifsiz yöneticiler bizi bu duruma düşürdü. şuan alternatifsiz ve büyük bir handikap önümüzde. Üniversite bahçelerinde standlarımız açılır hafta da birkaç gün..bazen oralarda, bazen yerel gazeteci-yazarların köşelerinde sesimizi duyurmaya çalışırız.Ama davetiyeli tribünlerimizden kurtulmadan pek bişey başaramayacağız maalesef.

-Davetiyeli Tribün derken?

Çok konuşturuyorsunuz beni, peşime düşebilirler. Bedava biletten bahsediyorum.(Gülüşüyoruz...)Rant, çorba vs. ne derseniz deyin..

-Bu olay'ın çoğu tribünde olduğunu varsayarsak, Nasıl önlenir diyeyim ben size o zaman?

Önlenemez.Dünyanın her yerinde bu böyle.Her tribünde var aslında. Fenerbahçe vermiyoruz vs. açıklamalar yapsa da var.Bilet olarak değilse nakit olarak var.Varda var.. Birileri bu dernek vs. işlerini yürütürken kendi geçimlerini sağlayacak oldukları işlerini çok büyük oranda ikinci plana itiyorlar. Bu da onlara ekmek kapısı diyebiliriz.Belki derneğin başında ben olsam bende aynı düzene ayak uyduracağım.Ama azaltılabilir. 1000 bilet yerine 100 bedava bilet 900 kombine gibi bir rakama ulaşıldığı vakit-ki yapan tribünler var- başarıya ulaşılmış sayılır.

-Sizi takip etmeye başladıktan sonra çokta alışık olmadığım bir durumla karşılaştım. Taraftar kendini sorguluyor nasıl oluyor bu?

Taraftar kendini sorgulamıyor, taraftar yapmak istediklerini söylüyor sadece..Bu konusuklarımız bizim eksiklerimiz ve eksiklerimizi göremezsek düzeltemeyiz.Atar-gider, otobüs taşlama sevmiyoruz bunları ve son yıllarda epey azalttık. Çünkü bilinçli insanları aramıza almaya başladık.Artık biz hiçbişey yapmasak da geliyorlar.Duruş farkı diyelim.

-"Taraftar'ı ligden düşmüş bir memleket" ne demek taraftar'ın ligden düşmesi?

Baştan beri konuştuğumuz şeyin özetidir o cümle aslında. 17 hafta alınan 7 puana rağmen yönetime, futbolculara ağır bir protesto da bulunamıyorsanız -biletinizin bedava oluşundan- ligden çoktan düşmüşsünüz demektir. Çünkü sağlam protesto gösterirseniz öteki hafta yerinizi kaybedebilirsiniz.Taraftar yönetimle ikili mücadeleye giremediği için 'taraftarı ligden düşmüş bir memleket' .. belki daha iyi anlatabilmişimdir.

-Bir zamanlar UEFA kupasında mücadele eden Denizlispor, şimdilerde ligden düşebilecek Denizlispor... Taraftar'ın duruşu hep aynımıydı bu zamanlarda? ne olursa olsun taraftar profil'i değişmeyenlerdenmisiniz?

Hayır çok yol aldık aslında.çok daha bilinçli olduk.klüp 3-4 yıldır marketing den epey para kazanır oldu. O zamanlar atar-gider vs. çok olurdu. Şimdi gereksiz işlere kalkışmıyoruz Ayrıca deplasman kültürü çok gelişti En son hafta Gaziantepe 3 büyük 1 küçük otobüs gidili. 20 saat nihayetinde..

-Denizlispor taraftarının gittiği bir deplasman'da yabancılık çekmediği oluyormu? dost taraftar düşüncesi ile?

Kardeşimiz çok şükür yok. Çok şükür diyorum çünkü tribünde kardeşlik çok zor bir kavram.Ama Eskişehir, Bursa en samimi olduğumuz taraftar kitleleri.

-Tribünde kardeşliğe karşıyız galiba?

Karşı değilim, sadece zor diyorum. Çok mühim şeyler olması lazım kardeşliğin oluşması için..BURSANKARA mesela şehitleri var adamların yanyana çarpışmış..Onlar hakediyorlar

-Türkiye'de taraftar potansiyel'i olarak "İşte Bu" dediğin bir taraftar var mı? yada düşüncelerine yakın bir taraftar kitlesi?

Benim görmek istediğim şey, İki stadı tam ortadan ikiye bölmek.. Mesela yarısı turuncu, yarısı mavi..Böyle bir fotoğraf var sende biliyorsun..

-Şu anda deplasman tribününe %'5 lik kontenjan yerine ne kadar taraftar gelirse alınmalı düşücesini mi savunuyorsun?

Aynen öyle.Sayılar eşitlenecek bile olsa hepsi alınmalı. Hatta açık, kapalı vb. uygulamalarda olmamalı. Her yer kapalı olmalı yada heryer açık olmalı. Stadlar insanları sınıflanırabileceğimiz yerler değildir.

Mesela çoğu stad'da bu var "Bağıran taraftar" dediğimiz kitle'nin bulunduğu tribün kapatılıyor veya akustik ortam sağlanıyor diğer tribünde bulunan fakat üstü açık olan yerlerde bulunan taraftarlar bunu eleştiriyor. Sizce?

Eleştirmeye hakları yok.Seyirci olacaklarsa lig tvden izlesinler.Stada koşuyorlarsa bağırsınlar Kısaca bağıranlara kıyak geçildiğini söylemesinler..O zaman onlarda bağırsın..

-Dünya'nın çoğu yerinde tribün ve saha arasında koşu parkuru v.b yok, bu durum sizce Türkiye'de yanlış bir tutum mu tabi teller'i unutmayalım.

Teller apayrı bi konu. Denizlispor bunu ilk aşan takım ve yıllardır stadımızda olay olmaz. Fenerbahçe taraftarı iki üç kez çıkarmıştır ama büyük çaplı değil.Tartan zemin, atletizim pisti vs. tamamen gereksiz. Futbol için ayrı stadyum, tenis kortları için ayrı stadyum, basketbol sahaları için ayrı stadyum istiyoruz.Ama ülkemizde nerdeyse stadyumlara hipodromu da koyup entegre spor tesisleri yapacaklar..

-Anlaşılan her taraftar gibi sizde dertlisiniz taraftarların dertleri hep ortak neden bir araya gelmek kimsenin aklına gelmiyor veya gelinemiyor?

Belki de geliyordur.Ama tribünde aktif rol almadığım için bu soruya cevap vermeyeceğim.Çok içinde değilim takımımı destekler giderim o yüzden gruplar nasıl hareket eder, ne yapar bilemem.

-UNİHOROZ'dan bahsetmiştiniz taraftar grubu değil mi?

evet bir grup.Genç Denizlisporlular Derneği çatısı altında hareket eder.Genç Denizlisporlular Derneğinin 2 grubundan biriyiz. Çamlıklılar ve biz UNIHOROZ

-Son söz?

Herkes kendi şehrinin takımını tutsun.Görelim bakalım İstanbuldan ne kadar gerçek Galatasaraylı, Fenerli, Beşiktaşlı çıkar.

-Bize ayırdığınız vakit için TEŞEKKÜR EDERİZ...

5 Ocak 2010 Salı

Kurtarın ADANA'yı..!




5 Ocak 1922 : Adana'nın Düşman işgali'nden kurtuluş tarihi...

Adana'lı olmak "ÖLMÜŞ FİDAN'A SU OLABİLMEKTİR"

Su olun, Dere olun, Çağlayan Irmak Olun, Kurtarın ADANA'yı Kahraman olun... (05/01/2010)

4 Ocak 2010 Pazartesi

3 Ocak 2010 Pazar

İyi Olan..!




Son zamanlarda yaşanılan sıkıntılar'a rağmen Demirspor'luluk ruhu ile hareket ediyoruz ve Gurbette de olsa bu ruhu devam ettirmeye çalışıyoruz. Ankara Tayfası'nın müdavimlerinden olan Türkay kardeşim İstanbul'a gelmiş bir iş hasebiyle; Gelmiş iken yüzyüze tanışma fırsat'ı bulduk, bu arada da resim'den de belli olacağı üzere müsabaka'da bulunduk.

İstanbu Tayfası:

"İyi oynadık, iyi zar tuttuk ama beklenen sayıları alamadık, üzgünüz ama telafisi olmayacak bir maç değildi, bu skor'u telafi edeceğiz, Ankara Tayfası'na başarılar."

Ankara Tayfası:

"Deplasman da alınan her galibiyet bizim için çok önemli, güzel bir müsabaka oldu, elimizden geleni yaptık ve hazkettiğimiz bir galibiyet ile masa'dan ayrıldık, Galibiyet'i tüm Demirspor'lulara armağan ediyoruz."

Tuncel Başkan Olsun, Ekonomi Canlansın..!

Şimşekler Grubu Forum'unda Niyazi Abimiz Mustafa TUNCEL'in başkan adaylığı ile alakalı çok güzel bir yorum yapmış... Buyurun...

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR.....
KULUP DAHA ÇOK BORÇ YAPAR VE ÇIKMAZA GİRER KAPIMIZDAN HACİZ MEMURLARI AYRILMAZ MEMURLAR KAZANIR AVUKAT KAZANIR HACZE GELEN KİRALIK ARAÇ SAHİBİ KAZANIR, YEDİEMİN GÖREVLİLERİ KAZANIR.

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR....
EĞİTİMLİ TARAFTAR İSTİYOR EĞİTECEK HOCALAR KAZANIR HADEME KAZANIR KIRTASİYECİ KAZANIR

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR...
TARAFTAR MAÇLARDA ÇOK BAĞIRIYOR OTURUP ÇEKİRDEKLERİNİ YESİNLER DEMİŞTİ..ÇEREZCİLER KAZANIR, ÇEREZ YEYİNCE SUSASILACAK SUCULAR KAZANIR....

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR.....
RAKİP KULUPLERE YALAKALIK YAPILACAK DİYE KRAVATLARI GÖMLEKLERİ GİYİLİR, TESKTİLCİ KAZANIR, ONU DİKEN ÜTÜLEYEN KAZANIR....

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR....
TV PROGRAMI YAPAN YANDAŞ MEDYA KAZANIR, SUNUCU KAZANIR, KAMERAMAN KAZANIR,BU KANALLARA REKLAM VERİLİNCE KANALLAR KAZANIR...

MUSTAFA TUNCEL BAŞKAN OLSUN ÇÜNKÜ BAŞKAN OLURSA EKONOMİ KAZANIR....
ANLAYACAĞINIZ HERKES KAZANIR AMA BİR TEK DEMİRSPOR KAYBEDER.....

SEVGİ VE SAYGILARIMLA

2 Ocak 2010 Cumartesi

Mustafa Tuncel Bu Kulübe başkan Olamaz ! -2



Mustafa Tuncelin başkan olmasını istememek için o kadar çok sebep varki hangisini yazalım;
1)12 trilyon para harcanması ve sonuçta şampiyon olunamaması
2)12 trilyon harcamanın dışında bırakılan yüklü miktarda borç
3)Bu şehrin diğer takımına, 2 takım birden çıksın diye maç verilmesi
4)Mersin maçı versin diye, Demirsporun Onurunu düşünmeden Mustafa Tuncelin kırmızı lacivert kravat takması
5)Mersin maçını bağlamış gibi davranıp istasyonu süsletip Futbolcunun motivesini sıfıra indirmesi
6)Güngören finalinden önce Güngören bizim dengimiz değil diyerek Güngörenli futbolcuları çok hırslandırması
7)Sulardaki tarihi binamızı satması.. Kulüp taşınsa bile orası Demirsporun kalabilirdi
8-Başarısız olunca yönetimi bırakırken gider ayak Yiğidi,Erhan Çatalcamı ve Emrahı bedavaya vermesi. ve böylece kulübün köküne dinamit koyması
9)her platformda gururla galatasaraylı olduğunu söylemesi
10)başkanlığı sırasında bir futbolcuya 700 milyar 600 milyar 500 milyar gibi korkunç paralar verilmesi. hala o paraların sıkıntısı yaşanıyor
11)futboldan hiç ama hiç anlamaması.
12)7-8 yıl önce ilk başkanlığı sırasındada aynı hataları işlemesi. örnek Taner Demirbaşın satılması
13)Basına verdiği demeçlerde hiçbirzaman Adana Demirspor başkanına yakışan bir üslupla konuşamaması
14)Adana Demirspor taraftarını bazı demeçlerinde karalaması, kendi hatalarını örtbas etmeye çalışması
15)başkanlığı sırada siyaseti her an Demirsporun içine sokması ve futboldan çok siyasi kararlar alması

Şimşeklergrubu

Support Your Local Football Club..!

Adana'ya uzun zaman sonra gidince ilginç, bir o kadar da hoşuma giden bir kaç tablo ile karşılaştım. Hep kendi şehrinin takımını tutmak deyimini aşılamaya çalıştık yıllarca konuşmlarımızda, yazdıklarımızda v.b Bu bazı şehirler'de ırkçı yaklaşımlara yaklaşsada biz sürekli sağduyu ve ikna fonksiyonlarını kullanarak bu durumu bir hayli kendi lehimize çevirmişiz görünüyor... Çakmak caddesi'nde dolaştığımda renkli renkli atkılar gözüme çarptıkça tepki verir, nerelisin? diye sormak gelirdi içimden fakat söz konusu takımların ön plana çıkma hevesini Adana'da kırmış olma'nın konuşmasını çoğu arkadaşımla beraber yaptık ve aynı görüşte olduklarını belirttiler... Umarım bu düzelme ve doğru düşünce'nin kardeşlerimizin üzerine örtülmesi tepki, yazma, söyleme, konuşma ve her platformda takımını destekleme cihetinde önemli rol oynar... Amacımız taraftar kazanmak değil, Bilinçli Taraftar oluşturabilmek olmalıdır... Bilinçli Taraftar olma yolunda ki ilk adımı atmışız bana göre bundan sonra ki zamanlarda bardağın içini doldurmak kalıyor..!